kapat

18.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Bakan neden "ah" çekti?

Prof. Dr. Bülent Coşkun, Kocaeli Üniversitesi'ndeki konferansında "depremin ardından dört dönem yaşandı" dedi.

Birincisi:

Şok dönemi.

İkincisi:

Bol keseden vaatlerin dağıtıldığı "balayı" dönemi.

Üçüncüsü:

Hüsran dönemi.

Ve dördüncüsü:

Toparlanma, kendini bulma dönemi.

Dördüncü dönem "sorunlu bir şekilde" sürüyor.

"Acaba" diyoruz...

"İkinci dönem... Vaatlerin bol keseden dağıtıldığı balayı dönemi" daha iyi değerlendirilseydi...

Bugün "sorunlar" azalmaz mıydı?

***

TOBB, depremden hemen sonra "hükümete" başvurdu:

- Arsa tahsis edin... Hemen bir konut yapacağız... Örgütlerimizin de takviyesi ile... Bu sayı 5000'e çıkacak.

TOBB'a arsa tahsisi "tam on ay aldı."

Başkan Fuat Miras dün bize dedi ki:

- Ankara, bütün heyecanımızı kırdı... Eğer, arsa "hemen" verilseydi... Şimdi, bin aile evine girmişti.

"Ya, geri kalan dörtbin" diye sorduk.

Miras:

- Dörtbini de "örgütlerimiz" yapacaktı... Ama aradan zaman geçince... Kimsede heyecan kalmadı ki.

***

"Aynı şeyi" Adapazarı Belediye Başkanı Aziz Duran'dan da dinledik:

Gönüllü kuruluşlara zamanında arsa tahsis edilebilseydi... Çok rahatlardık... Şimdi "yarı yarıya" vazgeçtiler.

***

İzmit Belediye Başkanı Sefa Sirmen'in sözleri "Fuat Miras ile Aziz Duran'ın söylediklerinin" fotokopisi:

- Ankara çok ağır kaldı... Sivil toplumun hevesi kırıldı.

***

Depremin üzerinden bir yıl geçti.

Bu süre içinde Bakanlar Kurulu, deprem bölgesinde bir kez olsun toplanamaz mıydı?

Anayasa'da "Bakanlar Kurulu ille de Ankara'da toplanacak" diye bir hüküm mü var?

Hükümet "topluca" bölgeye gitseydi...

Bugün "çok şey daha farklı" olabilirdi.

***

Adapazarı Belediye Başkanı Aziz Duran ile "depremden sonra yaşanan dört dönemi" konuşurken...

Başkan dedi ki:

- Hocamız "bir dönemi" unutmuş.

- Hangi dönemi?

- Haybeciler dönemini.

Ve anlattı:

- Deprem olunca... Yurdun her yerinden yardım yağdı... Yardımın dağıtılmasında muhtar... Belediye devre dışıydı... Yardımı "Ankara'dan gelenler" dağıttı... Ama onlar da "gerçek ihtiyaç sahibini" tanımıyordu... Ve yardımın önemli bölümü, dışardan gelen "haybecilere" gittti.

Bu nasıl Ankara'dır ki...

Muhtara güvenmez, Belediye'ye güvenmez.

Hatta, kendi tayin ettiği Vali'ye güvenmez.

***

Adapazarı'ndaki "Vagon Fabrikası" çok büyük hasar gördü.

"Neyse ki sigortalı" dedik.

Çevremizdekiler "siz öyle zannedin" diye güldüler.

Ve "gerçeği" anlattılar:

- Tasarruf genelgesi nedeniyle... Fabrikanın sigortası yapılmamış.

Sigortadan tasarruf edildiği, dünyanın neresinde görülmüş?

***

Galiba bütün sorunların anası, depremden sonra yaşanan "koordinasyonsuzluk."

Yaşar Okuyan'a dedik ki:

- Neden bir koordinasyona gidilmedi? Neden bir Bakan bu konudaki inisiyatifi üstlenmedi?.. Örneğin, neden bu işler size verilmedi?

Okuyan "itiraz" etmedi.

Sadece "şunları" söyledi:

- Ah, ah!.. Derdimi deşme!..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır