


Kırmızı bölgeler...
Yalnız deprem mi?
Bizi tehdit eden başka tehlikeler yok mu?
Çok var.
Saymakla bitmez.
Ama bugün, bir tanesini ele alalım: Trafik.
*
Yazmakla çizmekle olmuyor.
Bunlara katil dedik aldırmadılar.
Haydut dedik, tınmadılar.
Canavar dedik, okuma yazma bilmedikleri için farketmediler.
Her yıl binlerce, hergün onlarca adam öldürmeye devam ediyorlar.
Bir kaç büyük depremde verdiğimiz kayıbı, trafik'te de verdik... Kat kat fazlasıyla verdik.
Bu böyle gitmez.
*
Başka türlü bir baskı gurubu kurmalıyız.
Devlet başa çıkamıyor.
Hükümetler bununla uğraşamıyor... Bir trafik kanunu çıkartmak bile hadise oluyor.
Öyleyse...
Bütün umudumuz, gönüllüler... Sivil örgütler... Amatör müfettişler... Başını Ğyine- kadınların çekeceği organize güçler...
*
Cumhuriyet ilkelerini korumak için en büyük gayreti onlar gösterdiler... İlk onlar uyandılar... Önde yürüdüler... Daha 28 Şubat falan yoktu ortada... İlk onlar davrandılar.
28 Şubat döneminde de 11 yıllık eğitim için kolları sıvadılar... Edirne'den Kars'a açılan kampanyalar, inanılmaz bir başarıdır... Paraların nasıl kullanıldığına dair hala kuşkularımız varsa da, ortak ruh'un başarısını inkar edemeyiz...
*
Deprem kültürü için 1 yıldır büyük çaba gösteriyoruz. Bütün hatlarımızla cephedeyiz.
Sivil Toplum örgütleri, halkı bilinçlendirmek yolunda gece gündüz çalıştılar... 17 Ağustos'u anma biçimi, büyük kitleleri çok etkilemiştir sanırız...
Siz istediğiniz kadar bıktık artık, yeter deseniz bile, "deprem eğitimi" artık hayatımızın bir parçası...
İşte... diyorum ki, o'na verdiğimiz bu gayretin yüzde birini trafik canvarı'na versek, mutlaka sonuç alırız... Otoyollardaki bu kan gölü mutlaka durur....
Önce inanmamız lazım. Mücadeleye karar vermek lazım.
*
Deprem dersleri, en zorudur.
Deprem bilinci, en zahmetlisidir.
Deprem'e hazırlanmak, öncesini sonrasını düşünmek, dünyanın en tatsız işidir...
Biz bunu bile becerdiğimize göre trafik canavarı karşısında daha dikkatli, daha kudretli, daha bilinçli olabiliriz... Bu kültürü daha kolay yerleştirebiliriz...
Evet... Deprem'e meydan okuyamayız ama bari trafik canavarının karşısına dikilebiliriz...
Bunu hiç denemedik.
Zaman zaman bazı dernekler çaba gösterdiler ama milletçe bir seferberlik hiç yapamadık.
Yapamayınca da dreksiyon başındaki haydutlar, cinayetlerini aynen sürdürdüler...
Daha da azıttılar.
*
Artık gücümüze gidiyor doğrusu...
Haysiyetimize dokunuyor.
Bir millet, depreme yenik düşebilir, kimse de ayıplamaz ama bir millet trafik denen müsibete boyun eğer mi, teslim olur mu?
Haydi bakalım.
Ortak bir ruh arayalım ve trafik canavarına karşı savaş açalım.
Bunu yapmamız şart.
Çünkü deprem, 1 gün.
Trafik ise hergün.
Her saat.
Her dakika.
Şu anda kimbilir neler oluyor?