


Tertibi görmeden terhis! Kuruşu olmadan banka!
Yazının başlığı da bulmaca gibi oldu ama, izin verin şöyle açıklayayım: Pazartesi günü diğer büyük gazetelerde ve bizim Sabah'da bir haber çıktı. Bu haberde, Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığı'nda kısa dönem bedelli askerlik yapan Egebank'ın patronu Murat Demirel'in "tertibi bile görmeden" tezkere alıp terhis olduğu yazıldı.
Çok ilginçti haber di.
Özü şöyleydi:
Bölük arkadaşları; "Murat çok ayrıcalıklı bir askerlik yaptı. Bizimle aynı koğuşta hiç yatmadı. Eğitimde de görmediğimiz için tanışma fırsatı bulamadık. Bahçede bir kaç kez yanında askeri korumlarla gezerken gördük. Yemekleri bile hep dışardan geliyordu" dediler.
Yani ayrım yapılmıştı.
Murat Demirel'e...
Çok özel insan...
Yüksek torpilli...
Muamelesi yapılmıştı...
Hem de çok güvenilen Türk Silahlı Kuvvetleri'nde yapılmıştı. Allahtan Genel Kurmay Başkanlığı bir açıklama gönderdi ve bu haberin doğru olmadığını, orduda kimseye ayrıcalık yapılmadığını ve yapılmayacağını, Murat Demirel'in de diğer bedelli askerler gibi aynı eğitimden geçtiğini anlattı.
* * *
Bu açıklama olmasaydı...
Herkes habere inanacaktı...
Çünkü, geçen hafta kışlasının bahçesinde gezerken, emekli bir uzatmalı çavuş tarafından; "Sen 5 bin kişinin parasını bankanda batırdın, bunun hesabını ödeyeceksin" diye bağırarak kaba etinden bıçaklanan Murat Demirel, tek kuruş koymadan banka sahibi olabilmişti.
Tek kuruş koymadan...
Banka sahibi olabilen...
Tertip görmeden terhis olabilirdi...
Ne var ki, Genel Kurmay, haberi yalanladı da ordu töhmet altından kurtuldu. Fakat şu gerçek yalanlanamıyor: Murat Demirel, Egebank'ı tereyağından kıl çeker gibi bir gecede 5 kuruşsuz alıverdi. Murat Demirel'e geçmeden önce Egebank'ın 4 bin çalışanı ve 79 şubesi vardı. Bankanın sahipleri ise yüzde 10'u Genel Müdür Sami Erdem'in eşi, çocukları ve yakınları üzerine kurduğu Erdem Dış Ticaret'e, yüzde 55'i işadamı Hüseyin Bayraktar'ın kendi, çocukları üzerine kurduğu Otomobilcilik A.Ş'ye, yüzde 30'u işadamı Enver Ören'a ait İhlas Holding'e, yüzde 5' i de 70 yıl önce bankayı kuran kişilere aitti. 1998 yılının Nisan ayında Murat Demirel ile bankanın büyük paya sahip şirketlerin patronları Sami Erdem, Hüseyin Bayraktar, Enver Ören Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da buluşuyorlar.
* * *
Ve Egebank'ı 150 milyon dolara satıyorlar. Sami Erdem 10 milyon dolar, Hüseyin Bayraktar 100 milyon dolar, Enver Ören de 40 milyon dolar almak üzere satış anlaşması imzalıyorlar.
Bulgaristan'da Sofya'da...
Niçin İstanbul'da değil. Anlayamadım.
Neyse bu satış sözleşmesinin imzalandığı gün Murat Demirel uçakla İstanbul'a geliyor. İstanbul Ticaret Mahkemesi'nde yemin ediyor ve Egebank'ın sahibi, yeni yönetim kurulu başkanı olarak göreve başlıyor.
Ve devlet bankası Emlakbank'dan 5 milyon dolar kredi alarak ilk taksidi Hüseyin Bayraktar'a ödüyor. Sonra Murat Demirel, yeni sahibi olduğu Egebank'dan Korkmaz Yiğit'in 8 firmasına 40 milyon dolar kredi açıyor. Korkmaz Yiğit de kendi bankasından Murat Demirel'in şirketlerine 40 milyon dolar kredi açıyor. Ve 5 kuruşsuz Murat Demirel, bu kredilerle satın aldığı bankası için ödemelere başlıyor.
* * *
Beceri bu kadar değil...
Egebank, daha Hüseyin Bayraktarlar'ın elindeyken, Hazine murakıpları bankanın durumunun iyi olmadığını rapor ediyorlar. Bu yüzden Egebank, Bankalar Yasası'nın 64. maddesi 1. fıkrasına göre denitim altında bulunuyor. Ve ayrıca da diğer bütün bankalar Hazine'nin onayı alınarak el değiştirdiği halde Murat Demirel, bankaya sahip olan şirketleri satın aldığı için Hazine onayına gerek kalmadan Egebank'ın sahibi olabiliyor.
Yüksek faizle lira topluyor...
Off-shore'la döviz topluyor...
Kabaca 320 milyon dolar parayı buharlaştırmış olarak bankasına devlet el koyuyor. Ve bütün bunlar devletin en üst kademesinden en altına kadar herkesin gözü önünde oluyor.
Bu hikayenin ayrıntısı yarın...