kapat

18.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

Kanal

ŞEHİR hattı vapurlarında, Boğaz'a giren bir şilep ya da tankerle karşılaşılıp yol kesme olayına eskiden çok ender rastlanırdı. Şimdi bu olayı her gün yaşıyoruz. Vapurun yol kesip, Boğaz'a giren ya da çıkan dev gibi bir yabancı geminin geçmesini beklemesi, rutin bir olay halini aldı. Boğaz'ı Panama Kanalı'na çeviren gemilerin çoğu Rusya, Ukrayna, Bulgaristan gibi eski sosyalist Karadeniz kıyısı ülkelerinini bayraklarını taşıyor. Hiç birinin güven verici görünümü yok. Hemen hepsi kir-pas içinde, bakımsız, nasıl oluı ta yüzebildiğine akıl erdirilemeyen hurda demir yığınları. Bunlar dünyanın en dar, girintili-çıkıntılı ve riskli su yollarından İstanbul Boğazı'ndan yanıcı-patlayıcı maddelerle tıkabasa yüklü olarak geçiyor.

EVET; Boğaz'ın trafik yoğunluğu açısından, Panama ve Süveyş kanallarından pek bir farkı kalmadı. Tek fark, sözkonusu iki uluslararası kanaldan geçişlerin denetimli ve kurallı olmasına karşın, İstanbul Boğazı'ndan geçişin hiç bir kurala ve koşula bağlı bulunmayışı. Boğaz'ı "su yolu" olarak kullanan hurda demir yığını gemiler, "geçiş bildirimi"nde bulunmaya, kılavuz kaptan almaya gerek bile görmeden keyfe gider yürüyüp gidiyor. Bu bakımsız, döküntü salapuryaların radarları, makinaları, navigasyon sistemleri sağlam mı, dümenleri Boğaz geçisi sırasında kilitlenir mi; hiç bilmiyoruz. "Saldım çayıra mevlam kayıra" misali koyuveriyoruz, geçiyorlar.

ULUSLARARASI bilimsel araştırmaların sonuçlarında da Boğaz'ın ve İstanbul'un ne kadar büyük bir tehdit altında olduğu vurgulanıyor. Son olarak Cambridge Enerji Araştırmaları Birliği'nin (CERA) raporunda, "Baku-Ceyhan boru hattı devreye girmezse Boğazlar'da hampetrol geçişi yılda 65 milyon ton artacak. Bu da özellikle İstanbul Boğazı ve İstanbul kenti için riskin 3 kat artması anlamına gelir" deniyor. Biz her gün şehir hatları vapuruyla karşıdan karşıya geçerken, bu kabusu şimdiden yaşıyoruz. Kolumuzu kavuşturup "Baku-Ceyhan boru hattı kurulsun" diye beklersek, Boğazlar'ın denetiminde ulusal ağırlığımızı koymazsak, "Geliyorum" diyen faciaları buyur etmiş oluruz.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır