kapat

16.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Türkbükü'nü kim bitirdi?

Avrupalılar'ın hazırladığı eski denizcilik kitaplarında Bodrum Yarımadası'nda küçük bir koydan söz edilir.

Bu koy ıssızdır, üç beş hanelik bir yerleşim vardır kıyısında.

Ekmek bulmak bile zordur.

Geçenlerde yolum buraya düştü; şöyle bir geçtim.

Günümüzün Türkbükü'nde iğne atsan yere düşmez bir kalabalık var.

Deniz uçakları inip kalkıyor, jet-ski'ler deniz sinekleri gibi vızır vızır dönmekte.

Yarış teknesi süratiyle kullanılan lastik botlar mı istersiniz, denize sintine boşaltan günübirlik tekneler mi?

Kıyıda İstanbul'un en gözde lokantalarının şubeleri açılmış.

Önlerinde tahta platformlar.

Bu platformlarda yüzlerce çıplak insan yatmakta. Güneşin altında hepsi birbirine değen ve güneş yağlarıyla parlayan gövdeler.

Hani televizyonlarda, Vietnam ya da Küba'dan kaçmaya çalışan mülteci teknelerinde can can üstüne, yığılmış ve boat people denilen kişiler var ya; manzara aynen öyle.

Aralarında üç beş santimlik mesafe bile yok.

Yok olan başka bir şey de kitap.

Balık istifi gibi yatan yüzlerce gencin bir tekinin elinde bile kitap görülmüyor.

Sabahtan akşama kadar birbirlerini seyrediyorlar.

Bırakın kitabı, gazete bile yok doğru dürüst.

Sadece, sosyete dedikoduları aktaran iki dergi görülüyor buralarda.

Yani gece yaptıklarını gündüz okumak alışkanlığındalar.

***

Türkbükü'nde güzel oteller ve emek harcanmış lokantalar da var.

Bunlardan birinin sahibi "Türkbükü bitti!" dedi. "Birdenbire moda oldu, herkes buraya akın etti ve bir senede güzelim koyun canına okundu. Gelecek yıl kalite iyice düşer."

Zaten Türk usulü uygarlık anlayışı bu.

Moda olan bir yere git! Ye, iç, eğlen, kirlet, boz ve ertesi yıl başka bir yere göç et!

Demek ki karadaki göçebelik denizde de devam ediyor.

***

Bir uygarlığı meydana getirmekle fethetmek arasındaki fark bu işte.

Bu güzelim toprak ve denizlerde bizim emeğimiz yok.

Buradaki uygarlıkları biz yeşertmemişiz.

Sadece fethetmişiz.

Bu yüzden de çok sayıda turist çeken Saint Tropez gibi deniz uygarlığı mekanları onyıllar boyu güzelliğini koruyarak devam ederken biz bir yılda Türkbükü'nün canına okuyoruz. Aynen Bodrum gibi.

***

Kısacası Türkbükü'nü kimse değil biz bitirdik.

Yani Türkbükü'ne Türkler'in zararı dokundu.

Bir gün o plajda yatan gençlerin elinde kitap görürseniz anlayın ki biz de bir uygarlık dairesi oluşturma yolunda adım atmaya başladık.

Ama ne yazık ki henüz bu hedefin çok uzağındayız.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır