27.5.2000 tarihinde Samsun'da yapılan Sağlık Bakanlığı'nın "Görevde Yükselme Ön Eleme Mülakatı" için Bakanlık tarafından isim listesi yapıldı. Bu liste kesinleşirken, içindeki isimler arasından bazılarının karşısına "Başvuruda bulunduğu ünvana uygun değil" ibaresi konuldu. Yani bu demektir ki, listelerde adı var ama bazıları şartlara haiz değil!..
İşte sağlık memuru Sıtkı Deliktaşçı ve en az onun durumunda olan bazı memurların isimlerinin karşısında bu yazılar vardı. Gelin görün ki, mülakata birgün kala bahsettiğim torpilli vatandaşın ismi tekrar el yazısı ile listenin son sırasına girdi ve mülakata alındı. Bu durumda onun gibi olup da, mülakata giremeyenler çok üzüldüler. Amirlerine sorduklarında, "Burası Türkiye, herşey olur, sen yeterki adamını bul..." cevabını aldılar. Şimdi ilgililere ve yetkililere sormakta geç kaldım ama bu olayın bana yalan olduğunu söyleyin onu da seve seve bu köşeden yayınlayayım. Bu adamın ötekilerden farkı ne idi?...Daha doğrusu kimden torpilli idi?... Acele cevap bekliyorum.
Burası Türkiye böylesi de var...
Dedik ya, Türkiyemizde her türlü durum mevcut... İyisi de, ortası da, kötüsü de var. Şimdi bir de iyi olanından bahsedelim; artık sayıları gün geçtikçe azalan Kore Gazilerimizden bir tanesi mektup yazmış.
Kocaeli'nin Derince ilçesinde bir Askeri Hastane, Tabip Yarbay Zeki Erçil yönetiminde sessiz sedasız çalışıyor. Pırıl, pırıl bakımlı, tertemiz... Yerlerde tek bir çöp ve sigara izmariti dahi bulunmayan ender bir hastane... Nizamiye kapısından ilk adımınızı attığınızda, kendinizi yemyeşil bir parka girmiş, çam ağaçlarının arasında adeta gülümseyen güller arasında buluyorsunuz. Hasta kayıt bürosuna başvurunuzu yaptıktan sonra, gerekli muameleleriniz hemen yapılıyor ama bu arada beklerken yanıbaşınızda bulunan çay ocağından, çay, kahve, vs. gibi içeceklerinizi alabiliyorsunuz. Personelin tümü disiplinli, ciddi ama güleryüzlüler... Hemşireler ise, adeta bir iyilik meleği... İşte size örnek bir hastane... Hem de özel değil, askeri bir hastane... Demek ki istenince, en iyisi, en güzeli olabiliyormuş. Başhekim Tabip Yarbay Zeki Erçil beye böyle bir eseri meydana getirip, koruduğu için ne kadar teşekkür etsek azdır.