17 Ağustos'u yaşayan 20 milyon insandan biri o. Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Şefi Dr. Doğan Kalafat. Depremden 1 yıl sonra 17 Ağustos'ta yine nöbetçi olacak Kalafat'a o dehşet dakikalarını sorduk:
* O geceyi anlatır mısınız?
* Rasathanedeki üç nöbetçiden biriydim. Çünkü Kandilli Rasathanesi'nde 24 saat mutlaka nöbetçi bulunur. Saat 3.02'yi gösterdiğinde sismograflar felaketi haber vermeye başladı. Zaten bulunduğumuz yerden de depremi hissediyorduk. Ama İstanbul'da yaşayanlar sadece İstanbul'daki depremi hissettiler. Ben ise 20 milyon insanı etkileyen tüm depremi sismograflarda anı anına izledim.
* Aslında ne hissettiğimi tam açıklayamam. O an deprem oluyor ve siz görevlisiniz. İlk önce depremin nerelerde hissedildiğini ve büyüklüğünü tespit etmeye çalışyorduk. Ama insan ister istemez bir heyecan ve panik yaşıyor.
* Bu kadar kaybımızın olabileceğini tahmin etmiş miydiniz?
* Depremin büyük olduğunu da biliyorduk ama kaybımız bu kadar olacağını tahmin etmiyordum. O koşuşturma içinde telefonlar acı acı çalmaya başladı. İlk telefonun Avcılar'dan geldiğini hatırlıyorum. Kısa bir süre sonra da santralimiz kitlendi.
* Bölgede yakınınız var mıydı?
* Gölcük'te dayım ve ailesi vardı. Ama o an inanın hiç kimse aklıma gelmedi. Sonra öğrendim ki, evleri yıkılanlar arasındaymış.
Bülent GÜNAL