


Balina Toptan!
Çok intihar etti ve tekrar dirildi. Sonsuz defalar mezarından hortladı. 30 yıldır ülkede dolaşıyor. Gitmiyor, bitmiyor. Yok olup, silinmiyor.
Hep aynı tarlanın ürünü..
Aynı tarlanın karpuzu bunlar.
Hep aynı tip işadamları, siyaset adamları, aynı tip yeğenler, aynı tip oğullar, kızlar, enişteler, papatyalar, karnıbaharlar. Aynı siyaset tarlasının genel müdürleri, müdürleri, müsteşarları, müşavirleri...
Yeminsiz müşavirleri...
Yeminli müşavirleri...
Amerika'dan gelmiş prensler...
Projeli prensler...
Projesiz prensler...
Proje yapıp soyanlar...
Projesiz soyanlar...
Açlıktan nefesi kokarken birden bire büyük turizmci oluverenler. Belediye başkanlığı yaparken soyduğu paraları İngiltere'de doğurarak kutlayan prensesler.
***
Bunlar o kadar çok intihar ettiler ve tekrar dirildiler ki, sonsuz defalar mezarlarından hortladılar.
Hortlaklar düzeni kurdular.
Sadettin Tantan'ın başlattığı ve nedense bizim gazetecilerin; "Balina Operasyonu.Deve operasyonu. Kartal Operasyonu." diye iri hayvan ismi taktıkları kısa dönemde devlet malını götürme cümbüşlerinin içinden bu kez de Köksal Toptan çıktı.
Hortladı Köksal...
Zonguldak'da kendi halinde avukatlık yaparken, o dönemin yükselen siyasi çizgisi Adalet Partisi'nden Belediye meclisi üyeliğine girmiş. Yıldızı Zonguldak Milletvekili olduktan sonra parlamış.
Bakan olmuş...
Devlet Bakanı...
Ve Milli Eğitim Bakanı...
Parti başkanı olmak istemiş..
Parti başkanı olacak ve sonra ülkeye Başbakan olacak, sonra da Cumhurbaşkanı olacak. Böyle bir yüksek hedefi var Köksal Toptan'ın.
Çiller'le yarışmış...
Yarışı kaybetmiş...
Sonra Çillerci olmuş...
Çillerci olunca yeniden seçilmiş.
Fakat partiden ayrılmış, bağımsız kalmış.Sonra ANAP'a girecek gibi yapmış girmemiş. Taban beni istiyor diyerek yeniden partisine dönmüş.
Siyasette 35 yıl...
Son seçimlerde halk ondandan da partisinden de, onun temsil ettiği siyasi çizgi ile gelenekten de bıkmış. Onu bu kez seçmemiş.
Halk onu sandıkta öldürmüş.
Fakat o tekrar diriliyor.
***
Derya kenarında beklerken suyun içinden bahtı çıktı. Köksal Toptan "Balina Operasyonu'nun" karnından hortlayıp çıktı. İzmir'de Mehmet Niyazioğlu adlı bir işadamı, Yeşer Tekstil diye bir şirket kurmuş.
Şirketin fabrikası yok...
Dört masa, üç sandalye...
Bir sekreter kız...
Üç-beş bilgisayar...
Fabrikası yok. Birşey üretmiyor. Fakat tekstil malları ihraç ediyor. Bu Mehmet Niyazoğlu adlı işadamı Yeşer Tekstil diye şirketini kurduğu sırada devletin önemli kurumlarından Maliye'de, Danıştay'da, Sayıştay'da, Gelirler Genel Müdürlüğü'de, bankalarda, defterdarlıklarda müfettiş, hesap uzmanı, gelirler kontrolörü, teftiş heyeti başkanlığı olarak en az 10 yıl çalışmış kimselerden 5-6'sı da bir araya gelip bir yeminli mali müşavirlik şirketi kuruyorlar.
Yeminli mali müşavir deyince...
Akan sular duruyor..
Engin bilgi sahibi...
Yüksek ahlakı var...
Devletin imzasına güvendiği adamlar bunlar. İşte biraraya gelerek yeminli mali müşavirlik şirketi kuranlarrdan 4'ü aynı zamanda Yeşer Tekstil'in de kurucusu oluyorlar.
Yeşer Tekstil ihracat yapıyor.
Yeminli müşavirler de denetliyor.
Döviz alım belgeleri, gümrük beyannameleri ve faturalar gerçektir, 25 milyon dolarlık (16 trilyon lira) tekstil ürünü ihracat edilmiştir, 75 trilyon liralık fatura gerçektir diye imza atıp devletten 3.5 milyon dolar (2 trilyon 100 milyar lira) KDV iadesi alıyorlar.
***
Fakat ne satılan mal var.
Ne ülkeye giren tek kuruş döviz..
Ne gerçek fatura...
Ne gerçek döviz alım belgesi..
Ne gerçek gümrük beyannamesi... Hepsi sahte ve ihracat hayali.Tek gerçek devletten çalınan 3.5 milyon dolar vergi iadesi.
İşte Köksal Toptan.
Siyaset hayatımızın..
35 yıllık yıldızı.
Milli Eğitim eski Bakan'ımız...
Devlet Bakanlığı da yapmış...
Kıl payıyla kaçırdı. Az daha başbakan olacaktı. Başbakan olabilseydi belki de şimdi Necdet Sezer'in yerinde o olacaktı. İşte bu Köksal Toptan, yeminli mali müşavirlerle hayali ihracat kumpası kurarak devletten 3.5 milyon dolar (2 trilyon 100 milyar lira) söğüşleyen işadamı arkadaşı Mehmet Niyazoğlu'undan 10 milyar lira bağış alıyor.
Kim kime 10 milyar verir?
Niçin verir?
Ne karşılığında verir?
Köksal Toptan, Mehmet Niyazoğlu'ndan 10 milyar doları alırken bu paranin kaynağının ne olduğunu hiç merak etmez mi? Bu paranın vergisi ödenerek kazanılmış bir gelir olup olmadığını hiç aklına getirmez mi?
Etmez. Ve getirmez...
Çünkü hortlak...
Hortlaklar hortlarlar...
Asla merak etmezler...
10 milyarı ceplerine koyarlar.