En sert eleştiriler ise partisi DYP'den geldi. Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez "Biz DYP olarak bu tür bağışları kabul etmiyoruz. Hayali ihracatçılarla, mafyacılarla işimiz yok" dedi ve şöyle devam etti: "Toptan'ın aldığı söylenen bağışın seçimle ilgisi yok. Tarih seçimden sonra. Sanırım DYP Genel Kongresi dönemine ait. Çiller'in karşısına aday olarak çıkmak için hayali ihracatçı ve mafyacılardan destek aldığı yolundaki haberler üzücü. Ama bu DYP'yi bağlamıyor. Hesabını da kendisinin vermesi gerekir."Tekinel: Bu paradan partinin haberi yoktu
Son büyük kongre döneminde DYP de Genel muhasiplik ve Genel Sekreterlik görevinde bulunan Kastamonu Milletvekili Nurhan Tekinel ise "Bu paranın partimiz ile ilgisi yok. O dönem partimizin Genel muhasibi İsmail Karakuyu idi. Ben de Genel Sekreter olarak görev yaptım. Ancak bu paradan partinin haberi yoktur" dedi.
* İbrahim Yaşar Dedelek (ANAP Eskişehir Milletvekili): Bu yardım meselesi bir an önce sıkı bir yasal zemine oturtulmalı ve denetimi kolaylaştırılmalı. Bazı, işadamları biliyorum ki, hem DYP'ye hem MHP'ye yardım ediyor. Bu adam hangi düşüncenin iktidarı için bu yardımı yapıyor?
* Mehmet Bekaroğlu (FP Genel Başkan Yardımcısı): Bu olay, benzer ilişkiler içinde bulunan diğer siyasetçiler için de, bir ders olmalı. Tartışmayı kişisel alandan çıkartıp kurumsal bir zeminde tartışmaya başlamamız, siyasi güvenilirliği arttıracaktır.
* Zafer Çağlayan (Ankara Sanayi Odası Başkanı): Siyasetçilerin kampanyalarına bağışları, ABD'deki gibi açık hale getirmek lazım. Siyasetçi, nereden ne bağış aldığını açıklamalı. Bağış mekanizmasının aleni olması, kamuoyu denetimine zemin hazırlar.
* Sinan Aygün (Ankara Ticaret Odası Başkanı): Bu tür bağışları doğru bulmuyorum. Siyasetçiyi ipotek altına alan bir yaklaşım. Neticede ben tüccarım. 10 verdim mi 100 kazanmayı hedeflerim. Bağış yapılacaksa o kişinin devletle işi olmamalı.