kapat

15.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Emniyet, Urfi'yi 'şişledi'
Uluslararası uyuşturucu kaçakçısı Urfi Çetinkaya, defalarca yakalanmış ama adliye oyunlarıyla her seferinde serbest kalmıştı. Çetinkaya'nın peşine bırakmayan polis, onu İstanbul Bahçeşehir'de Matador Operasyonu ile yakaladı...

İSTANBUL Terkos'daki şato gibi villasında verdiği "Cumhuriyet Balosu"nda TBMM Başkan Vekili Kamer Genç ile aynı masada içki içerken 'neşe içinde' görüntülenen, karaparasını aklamak için deprem konutları, okullar, sağlık ocakları yaptıran, uyuşturucu sevkiyatı için de kuru yük gemisi inşa ettiren Urfi Çetinkaya, 'tombalacılık' yaparak başlamıştı kanundışı yaşamına...

KÖTÜRÜM BABA
1980'li yılların başında İstanbul'un arka sokaklarında torbadan taş çektirip sigara satıyordu. Sonra o sigaraların kaçakçılığını yapmaya başladı. Etiler'de, 12 yıl önce, polisin 'dur' ihtarına rağmen kaçmaya başladı. Açılan ateş sonucu belinden yaralandı, kötürüm kaldı. Ancak kötürüm kalması Çetinkaya'yı 'piyasanın' önde gelen isimlerinden biri haline gelmekten alıkoymadı. Afganistan ve Pakistan'dan gelen uyuşturucuyu İspanya ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa ülkelerine kaçıran Urfi Çetinkaya, defalarca yakalandı fakat hep 'ucuz' kurtuldu.

'ESRAR'ENGİZ İLİŞKİLER
Son yakalanışı İstanbul ve Mersin'de yürütülen bir operasyonun ortak sonucuydu. Hollanda'ya kaçırmayı planladığı 22 ton esrar ile 630 kilo baz morfin ele geçirildi. Mahkemeye çıkartıldı. Fakat sonuç şaşırtıcıydı. Çetinkaya, polisin kucağında girdiği adliyeden 'özgür' bir adam olarak ayrıldı.

Mersin Cumhuriyet Savcılığı mahkemenin kararına itiraz etti. Sonunda Mersin Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi, 'salıverme' kararını yanlış bularak Çetinkaya hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarttı. Ama Çetinkaya'nın tutuklama müzekkeresi tam 15 gün boyunca meçhul ellerde dolaştıktan, tozlu raflarda bekledikten sonra polise ulaştı. Bu arada Çetinkaya 'kaybolmuştu.'

OLEY! OLEY! OLEY!
Ancak yerli ve yabancı savcılar ve emniyet güçleri işbirliği yapıyordu. Neticede 'Matador Operasyonu' adı verilen operasyonla Urfi Çetinkaya, sağ kolu Cemal Nayır, imam nikahıyla birlikte yaşadığı Hediye Sekman, organizasyonun para işlerini yürüten kardeşi Şahin Sekman, Ali ve Hüseyin İnal, para kuryeleri Mahmut Atalay, Ayhan Taş, Çinli doktoru Su Meng yakalandı ve gözaltına alındı. Ele geçirilen bilgisayar disketleri, hesap defterleri incelenmeye başladı. Döviz büroları ile şirket hesaplarına da el kondu.

En büyük sorunu karaparayı 'aklamak' olan Çetinkaya, kurduğu TEM Döviz Bürosu, TEM Şirketler Grubu ve Tem-Mar Armatörlük gibi şirketler aracılığıyla oldukça 'hayırlı' yöntemler uyguluyordu. Hadımköy'de göğsünü gere gere adını verdiği bir sağlık ocağı yaptırmak ya da deprem konutları ve okullar inşa ettirmek gibi...

OĞLUNUN ANISINA...
TEM Şirketler Grubu adına İstanbul Valiliği ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile gizli protokol imzalayan Çetinkaya, oğlu adına dört trilyonluk okul yaptırma anlaşmasına vardı. Çetinkaya 18 yaşında trafik kazasında ölen oğlu Urfi Çetinkaya ve depremzede çocuklar adına Çatalca, Esenler ve Gaziosmanpaşa'da 179 derslikli, spor salonlu, labaratuvar ve sosyal tesisli eğitim kompleksi kurmayı planlıyordu. Okullardan altısı ilköğretim okulu, ikisi lise olacaktı.

Çetinkaya, bir yandan da, su havzası olan yasak bölgeye şato kuruyor, Hazine'ye ait arazide bin konutluk lüks villakent inşaatı için kolları sıvıyordu. Bu iş için, 23 yaşındaki oğlu Rüstem ve üniversite öğrencisi olan 21 yaşındaki oğlu Hakan aracılığıyla bir firma kurmuştu. Planına göre, villakentin yükseleceği Yeşilbayır'daki 600 dönümlük arazinin önce belediyeye devredilmesi, ardından da belediyenin bu alanı imara açması sağlanacaktı. İddiaya göre Kamer Genç ile aynı masada buluşmasını, Bahçeşehir'in CHP'li Meclis Üyesi Nurcan Şanlı ile müteahhit kocası Hüseyin Şanlı sağlamıştı.

Çetinkaya, yakalanmadan önce armatörlüğe de soyunmuş, 1998'in Eylül ayında üç trilyon lira sermaye ile Üsküdar Yetimhane Sokak No:12/2'de Tem-Mar Denizcilik İşletmeciliği adında bir şirket kurmuştu. Ama, asıl hedefi karapara aklamak olan bu şirket, Çetinkaya'nın, uyuşturucu sevkiyatında kullanmayı planladığı bir kuru yük gemisi inşa ettiği biliniyordu.

İspanya bağlantısı
URFİ Çetinkaya'nın İspanya ile ilk 'işi' 16 Kasım 1989'da İspanya Madrid'de ele geçirilen 58 kilo 415 gram eroinle oldu. 15 Eylül 1991'de ise İspanya'da 46 kilo eroin yüzünden adliyeye çıktı ama tutuklanmadı. Ama 25 Kasım 1992 tarihi Urfi Çetinkaya'nın 115 gram eroin yüzünden İspanyol cezaevleriyle tanıştığı tarih oldu. Çetinkaya 1996'nın 6 Ekim'inde Madrid'de ele geçirilen 108 kilo; aynı yılın 10 Ekim'inde ise yine İspanya'da yakalanan 39 kilo eroinin sahibi olduğu gerekçesiyle yakalanıp üçüncü kez hapsedildi. 10 Haziran 1996'da yine İspanya'da gözaltına alınıp serbest bırakıldı. 9-13 Haziran 1997'de Madrid'de yakalanan 50 milyon pesatalık 60 kilo eroinin 'organizatörü' olduğu anlaşıldı ve aynı yılın 20 Ekim günü İspanya'da 81 kilo eroini ele geçirilince 4. defa tutuklandı. 11 Şubat 1998'de, 34 kilo eroini İspanya'da yakalandı.

İhsan DEMİR


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır