kapat

15.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Ders almadınız mı?
Yalova, hayalet şehir görünümünde. Onarım bekleyen 8 bin 500 daire var. Bölgede türeyen bazı inşaat şirketleri, kalitesiz malzeme kullanarak rant sağlama peşinde

Yalova'da 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremin yaraları hala derin. Yalova adeta bir hayalet şehir görümünde. Kent, savaştan çıkmış Saraybosna'yı andırıyor. Binaların balkonları kopmuş, duvarları yıkılmış, çatıları uçmuş. Bu tür görüntüler her köşebaşında insanın karşısına çıkıyor.

Onarım işi için birçok inşaat şirketi Yalova'da üs kurmuş. Her adımda inşaat şirketlerinin panolarına ya da caddeleri boydan boya kaplayan pankartlarına rastlanıyor. Firmalar arasında kıyasıya bir rekabet yaşanıyor. Yüksek fiyat veren şirketler, 'Ucuz etin yahnisi yavan olur" diyerek müşterilerini yönlendirmeye çalışıyor. Ancak, yaşadıkları büyük felaketten ders almayanlar, verilecek hizmetten çok, işin maliyetini ön planda tutuyor.

Bir dairenin maliyeti 2.5-3 milyar lira arasında değişiyor. Bunun 2 milyar lirasını devlet hak sahiplerine veriyor. Ancak hak sahibi olmak da öyle kolay değil. Bunun için Yalova'da sağlam mülk sahibi olmamak gerekiyor. Yani bir kişinin 2 binası varsa biri hasarlı, diğeri sağlamsa devletten bu yardımı alamıyor. Ancak Yalova dışında sağlam evi ya da evleri olanlar için bu geçerli değil. Örneğin; Yalova dışındaki bir yerleşim merkezinde çok sayıda evi olan bir kişi, Yalova'daki yazlığının onarımı için hak sahibi olarak devletten 2 milyar liralık yardımı almaya hak kazanıyor. Bu da Yalovalılar'ı çileden çıkarıyor.

TEMELLERİ AÇIK
Hasarlı binalardaki onarım faaliyetlerinin ağır ilerlemesinin bir başka sebebi de hazır beton fabrikalarının sürekli olarak kalıcı konut inşaatlarına servis yapması. Bu nedenle binaların hazır beton taleplerine çok geç cevap veriliyor. Böylece temeli açık birçok bina büyük risk altında, dökülecek betonu bekliyor.

Yalova'da görüştüğümüz inşaat mühendisi Tuncay Sarıaslan, onarım faaliyetlerine azami özenin gösterilmesi gerektiğini belirterek şunları söylüyor:

"Hasarlı binalara deprem perdeleri çektirmek şart. Kırılmış ya da hasarlı kolonların da mantolanmaları gerekiyor. Kirişler de yapı kimyasallarıyla takviye edilmeli. Bunlar yapıldığı zaman binalar eskisinden daha sağlam hale geliyor. Kısaca, olabilecek bir depremin bu onarım sayesinde yüzde 80'e yakın yükü karşılanabiliyor. Maliyetlerde büyük farklılıklar var. Bizim 10 lira fiyat verdiğimiz binaya bir başka firma 5 lira verebiliyor. Böylece insanların kafası iyice karışıyor. Oysa kullanılacak malzeme ve insan gücü belli...

YÜREK KALDIRMAZ
Şu bir gerçek ki, düşük fiyat verenler, ilk inşa edilirken malzeme çalınmasından dolayı depremden büyük hasar görmüş binaları onarırken de eski malzeme kullanıyorlar. Olacak iş değil. Denetimlerin de artırılması ve bu işin peşinin bırakılmaması lazım. Benzer bir acıyı hiçbir yürek kaldırmaz.

Bunun için daire sahiplerine ciddi firmalarla çalışmalarını öneriyorum. Şu anda Yalova'da yaklaşık 8 bin 500 daire onarım için bekliyor. Olası bir depremde bu binaların tamamının yıkılması söz konusu."

'SAĞLAMINDA OTUR'
Sarıaslan, hasarlı bina sahiplerinin devletten yardım alamamaları nedeniyle binalarını güçlendiremediklerini belirterek, "Devletin bu açıklaması mümkün olmayan politikası Yalova'da birden fazla evi olanları mağdur ediyor" diyor.

Mehmet SARIŞIN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır