|
|
Milletçe iki yıl birden kazandık
Demirel'den Yılmaz'a herkesin 3.5-4 yıl olduğunu söylediği ortalama öğrenim görme süresinin 5.5 yıl olduğu ortaya çıktı
Herşey, YÖK Başkanı Kemal Gürüz'ün hazırladığı ve TÜSİAD tarafından yayınlanan bir eğitim raporu ile başladı. Bu raporda Türkiye'de 25 yaş üstü nüfusun ortalama eğitim süresinin 3.5 yıl olduğu belirtiliyordu. Daha sonra Mesut Yılmaz'dan dokuzuncu Cumhurbaşkanı Demirel'e kadar tüm devlet büyükleri, eğitim şuralarının açılışlarında, demeçlerinde sık sık bu 3.5 yıllık süreyi kullanmaya başladı. Demirel, 3 ay önce bu sürenin 4 yıl olduğunu söyledi. Bu düşük rakamı kullananlar, dinleyenleri şoke ederek, dikkatleri eğitim seferberliği üzerine çekmek istiyordu. Zamanla bu tür açıklamalar geri tepti. Eğitimde geri kalmışlığın bir kader olduğunu düşünmeye, başladık.
EĞİTİM SÜRESİ DEĞİŞMEDİ
Bu işte bir terslik vardı. Öğretmen ve öğretim üyeleri nüfusumuz 700 bine dayanmıştı. Eğitim ordumuz ise 13 milyonla, Yunanistan'ın nüfusundan fazlaydı ama yıllar geçiyor bu 3.5 yıllık süre yerinden bir milim bile oynamıyor, hep aynı kalıyordu.
Ben malum süreyi 1990'a ait sanıyordum. Ancak 1990 sayımı sonrasında yayınlanan nüfusun sosyal ekonomik durumuna ait rapora göre yaptığım hesaplar sonrasında, bu sürenin 4.6 yıl olduğunu gördüm. 1985'a ait verilerin ibresi ise 4 yılı gösteriyordu. İncelemenin sonunda bu sürenin 1980 yılına ait olduğu ortaya çıktı.
1997 sayımına ait verileri DİE'den aldıktan sonraki yaptığım hesapta gerçek sürenin 5.3 yıl olduğu ortaya çıktı. Bu yıl söz konusu sürenin 5.7 yıl dolayında olması gerekiyor. Ülkemizin, durumunu gerektiğinden kötü göstermek için fırsatları kaçırmıyoruz. Bilim adamlarımız, politikacılarımız, yeni bir hesap yapmak yerine 20 yıl öncesinin verilerini fütürsuzca kullanabiliyor.
Bir tür sosyal ve ekonomik mazohizm ve Karlofça'dan bu yana ancak Cumhuriyet'in ilk yıllarında üzerimizden biraz atabildiğimiz eziklik duygusu nedeniyle olumlu yönlerimize gözlerimizi kapatıp, tüm olumsuzlukları abartıyoruz. Eğitimde önemli sorunlarımız var. Okul öncesi eğitimde çok zayıfız. Her dört kadından biri okuma yazma bilmiyor. Bilgisayar okur-yazarlığında artış hızımız yeterince yüksek değil. Ancak ben bunların düzeltilme yolunun, ah-vah çekmekten, kendimize acımaktan ve griyi bile kara göstermekten değil de, inanç, heyecan ve emekle dev kampanyalar düzenlemekten geçtiğine inanıyorum. Siz ne dersiniz?
Öğrenim süresi nasıl hesaplanıyor?
Ortalama öğrenim görme süresi 25 yıl üstü nüfusun bitirdiği öğretim kurumuna göre hesaplanıyor. Ağırlıklı ortalama ile yapılan hesaba, ilkokul 5, ortaokul 8, lise 11, yüksek öğretim ise 13-15 yıl, lisansüstü ve doktora ise 17-19 yıl üzerinden giriyor. Her düzeydeki eğitimi tamamlayan kişi sayısı, gördüğü öğretim yılı ile çarpılıyor. Bunların toplamı, 25 yaş üstü nüfusa bölününce, ortalama eğitim süresine ulaşıyoruz. Ortalama eğim süresini cinsiyete göre hesapladığımızda, kadınlarda 4.5 yılda kalırken, erkeklerde 6.8 yıla kadar çıkıyor. Sanayileşmiş ülkelerde bu süre 10-11 yıl düzeyinde.
FARUK TÜRKOĞLU
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|