kapat

09.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
EMİN ÖZTÜRK


Kim çok zam yaptı?

Geçen hafta üst düzey ekonomi bürokratları özel sektörü fiyat ayarlamalarını program hedeflerine göre yapmadıkları için eleştirdiler. Başbakan da bu görüşlerden etkilenmiş olmalı ki, o da benzer yorumlarda bulundu. Bu iş biraz lüks araba ithalatının dış ticaret ve cari işlemler açığının hızlı büyümesinden sorumlu tutulmasına benzer tuhaf bir polemik haline gelmeye başladı. Oysa politika belirleyicilerinin bu tür polemiklere girmesi işin özünün gözden kaçmasına yol açabilir. Onun için de son derece gereksiz.

Bu girişten sonra "kimin çok zam yaptığı" konusuna dönelim:

* Kimin daha çok zam yaptığı hangi ayın baz alındığına bağlı olarak değişiyor. Sadece Ocak-Temmuz dönemi ele alınırsa özel sektör fiyat artışları daha fazla. Ancak, kamu sektörü program başlamadan önce Kasım ve Aralık aylarında yüklü fiyat artışlarına giderek Ocak ayı sonrasındaki frenleme için önceden hazırlık yaptı. Eğer bu programa hazırlık zamlarını da içerecek şekilde Kasım-Temmuz veya Aralık-Temmuz karşılaştırması yapılırsa hem genel TEFE'de hem de imalat sanayiinde kamu fiyat artışları daha yüksek. Daha da geriye gidilip 12 aylık artışlar karşılaştırıldığında da durum aynı: Açık farkla kamu sektörü önde.

* Özel sektör eleştirilirken kur artışlarının ve kamu zamlarının yılbaşından beri düşük tutulduğu üzerinde duruluyor. Burada galiba özel sektörün maliyetlerinin yalnızca döviz kuru ve kamu ürünleri fiyatları tarafından etkilendiği şeklinde yanlış bir varsayım var. Oysa döviz kuru ve kamu mallarının fiyatları özel sektörün maliyetlerini belirleyen yegane etkenler değil. Örneğin ücret artışlarını da dikkate almak gerekir. Ayrıca, elektrik fiyat ayarlamalarının kur ve enflasyon hedeflerinin üzerinde ayarlandığı da unutulmamalı. (Hatta bu ay elektrikte iki ilave daha var: Birincisi aylık artış oranı yüzde 2.1 iken bu ay 2.2'ye çıkarıldı. İkincisi, konutlar için 150 kilovatın üzerinde harcamaya yüzde 50 zamlı tarife uygulanacak.)

* Özel sektörün maliyetlerinin az veya çok arttığı da aslında işin sadece bir yönü. (Okul yıllarından yanlış hatırlamıyorsak bir de talep tarafı vardı galiba.) 1998 yılındaki Rusya krizinden beri durgunluk ve gerileme içinde olan bir ekonomideki üreticilerin talep canlanması gördüklerinde fiyatlarını biraz arttırmaları bizi hiç şaşırtmıyor.

* Bir de eleştiriler de şöyle bir ton var, "bir program ilan edildi ve kur artışları ve kamu zamları sınırlı tutulmaya başlandı ise özel sektörün de buna hemen uyması gerekir." Eğer iş bundan ibaret olsaydı gerçekten çok kolay olurdu. Sıkı maliye politikası gibi diğer sevimsiz uygulamalara da gerek olmazdı. Talebin yeterince kısılması durumunda ürünlerini satmakta zaten zorlanan firmaların fiyat artışı yapmalarını beklersiniz. Enflasyonu indirme programının görevi de bu. Sınırlı kur ve kamu fiyat artışları ile gelirler politikası ise bunun tamamlayıcı unsurları.

Görülen o ki, uygulanmakta olan programın ana hedefinin enflasyonu mu faizi mi düşürmek olduğu zaman zaman karıştırılıyor.

Kamu-özel sektör enflasyonları karşılaştırması (% artış)
TEFETEFEİMALATİMALAT
KamuÖzelKamuÖzel
Geçmiş 12 ay69.146.970.750.3
Kasım-Temmuz41.030.542,133,4
Aralık-Temmuz32.526.332.826.1
Ocak-Temmuz16.121.213.921.4

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır