


Katrilyonu katlamışlar
İzmir'de, Balina operasyonu ile yakayı ele veren hayalici çetesinin devletten yürüttüğü paranın ne kadar olduğuna baktınız mı?
Bakmışsınızdır ama ben yine de hatırlatmak istiyorum.
Tamı tamına 1.5 katrilyon lira...
Yani, 1500 tane 1 trilyon lira...
Anlayamadık değil mi?
Anlayamayız çünkü, 1 trilyonu bir arada değil görmek hayal etmek bile insanın zihnini Çarşamba çanağına çevirebilir.
1 trilyon denilen para, facia bir miktar olduğu için önce onu tarif etmeli...
1000 tane 1 milyarı bir araya getirdiğinizde, tabii ki hayalinizde, hayali ihracatta değil, oluyor bir trilyon...
1 milyar ise bilinmeyecek bir para değil...
Hani 200-300 tanesini elde edelim diye her hafta lotoya hücum ediyoruz ya, işte o para 1 milyar...
Demek, neymiş 1.5 katrilyon?
Tam 1.5 milyon tane 1 milyar lira imiş! Anlaştık mı? Anlaştık...
Peki, devletin bu kadar parayı bir hayalici çetesine vermesinde, verebilmesinde ve hem yasaların hem de uygulamanın, yani kontrol ve denetim mekanizmalarının buna elverişli olmasında anlaşabilir miyiz?
Hayır, şartların ve bürokrasinin böyle bir soyguna izin vermesi konusunda asla anlaşamayız, asla anlayışlı olamayız.
Ama sadece paramız çalındığı için değil...
Böyle bir ahlaksızlıkla ruhlarımız kirlendiği için... Beynimizi de kirlettikleri için...
Tam bu işlerin adamı olan Sadettin Tantan'ı hassaten tebrik ediyorum.
Keşke yasalar da hırsızlığı önlemeye yetseydi, yakalamak için debelenmek yerine, önce önlemeyi başarabilseydik.
Atom
Apo, cezaevinde kuantum fiziğine merak salmış... Atom bombası yapacak değil ya...
Sezer
Sezer, kanun hükmünde kararnameyi geri göndermiş... Sezer hükmünde karar!..
Öfke
Pavyonda iki kişiyi öldüren katil, 65 milyonluk hesaba çıldırmış. Niye gittin peki?
Kaçak
Türkiye'nin elektriği zaten yok... Ama iki kambur daha var... Biri taşıyıcı hatların eskiliğinden dolayı kayıplar... Kayıp elektrik oranı yüzde 22.. Yani enerjimizin beşte biri toprağa akıyor. Yoksa asap bozukluğumuz topraktaki elektrikten mi kaynaklanıyor.? Geçelim..
İkinci kambur, kaçak elektrik kullanımı... Diyarbakır'da kaçak ve kayıplar yüzde 71'lere varıyor. En az kaçak ve kayıp ise yüzde 7 ile Kütahya'da...
Kayıplar devletin ayıbı... Kaçak kullanım ise vatandaşın!
Elektrik çalmanın, hırsızlıktan ne farkı var?
Tavuk
Entel dantellerin hiç hazzetmediği bir konuya girelim:
Eskişehirli bir vatandaşımıza, kızkardeşini mektebe göndermiyor diye 1 milyar lira ceza kesilmiş... Fukara yediği cezayı nasıl ödeyeceğini kara kara düşünüyor. Bu parayı ödeyemem diyor, beş kuruşum yok... Zaten kızkardeşini okula gönderememesinin sebebi de parasızlık, çünkü ayağına ayakkabı alamıyor... Ama okula gönderemediği için de para cezası yiyor.
Böylece vaziyet, felsefi bir hal alıyor. Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?
Bence, Türkiye'de her şey yokluktan, yoksulluktan çıkıyor...
CHP
Altan Öymen dahil 8 bin CHP'li eğitimden geçmiş... Bundan sonra eğitimli olarak kaybedecekler!
Kaya
Kaya Çilin-giroğlu, eşine 10 milyarlık saat hediye etmiş... Çalışmıyor ama iyi para kazanıyor!
Katır
Van'da, katır sırtında İran'dan getirilmiş 100 kilo eroin ele geçmiş... Katır deyip sakın geçmeyin...
Galata Haberi
Galata Köprüsü perişan demiştim ya, iki haberim var, biri iyi biri kötü... İyi haber şu:
Karayolları 17. Bölge Müdür Yardımcısı Asım Öztürk aradı, köprünün, başlangıcından beri sürgelen talihsizlikleri kesin olarak sonlandırmak kararında olduklarını, bunun için gece gündüz çalıştıklarını, müteahhitlerle devlet arasındaki uyuşmazlıkların hızla çözümlenmekte olduğunu söyledi.
Kötü haber ise şu:
Şu anda yarısı trafiğe kapalı olan köprünün birinci bölümü iki ayda diğer bölümü de yıl sonuna kadar bitecek...
Yani yıl sonuna kadar köprü "yarım" olarak kullanılacak...
Vatandaşlık
Okurumuz Vedat Altun arayıp anlattı, aynen aktarıyorum:
"Çamlıca'nın Bulgurlu mevkiinde bir haftadır, yol kenarında duran 34 TL 640 plakalı Peugeot marka otomobili, çalınmış olabilir diye, bir trafik ekibine bildirdim. Ekip, karakola bildirin dedi. Karakol, emniyetin kayıp oto masasını arayacaksınız, dedi. O büroya da hiç ulaşamadım. Sonuçta, ilgilenecek kimse kalmadı. O otomobil hala orada duruyor."
Demek ki, kanunlara hizmet etmek de kolay değil...
Öyleyse hırsızlara sesleniyorum, gidin o otoyu ordan kaldırın bari, Vedat Bey'in sinirleri daha fazla harap olmasın...