kapat

09.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan?!

Meclis'te, İnsan Hakları ve Trafik Komisyonu yanı sıra "Yumurta Komisyonu" da tatil yapmadan çalıştığına göre sektörde durum vahim yorumunu yapmıştım, TBMM Tarım Orman Köy İşleri Komisyonu Başkanı, TBMM Yumurta Üreticilerinin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Turan Bilge (DSP, Konya) çalışmalarına açıklık getiren bir mesaj iletti:

Türk halkının (İnsan hakları ve trafik de dahil) tüm alanlarda başarı ve çağdaşlığı yakalamak için önce iyi beslenmeye ve protein almaya gereksinimi olduğu açıkça ortada. (Çetin Altan'ın kulakları çınlasın! M.B.) Ne yazık ki halkımız ekonomik nedenlerle yeterince et yiyemiyor, bunu telafi edecek süt ve yumurta tüketimi ise artması gerekirken düşüyor!

Özellikle "Yazın yumurta yenmez" ve "Yumurta kolesterol yapıyor" inanışları zaten yeterli yumurta tüketmeyen halkımızı yumurtadan daha da soğutuyor. Bu iki yanlışı bir çürütelim isterseniz:

Eskiden yumurta hemen her evin bahçesinde beslenen birkaç tavuktan karşılanır ve bu yumurta evin hanımı tarafından bir ihtiyaca kullanılmak üzere birkaç gün boyunca biriktirilirdi. Tabii yazın uzun süre kullanılmadan bekletilerek biriktirilen yumurtalar bozulunca bu durum "Yazın yumurta yememe" alışkanlığına yol açmış. Halbuki günümüzde hemen her evde buzdolabı var ve buzdolabındaki yumurta en az 15 gün tazeliğini korur.

Kolesterol işi ise tamamen hekimlerimizin Avrupa-Amerika kaynaklı bilgileri yurdumuza uyarlamadan yaşama geçirmelerinden kaynaklanıyor. Kuşkusuz kolesterol ve besinler konusunda öncü araştırmalar gelişmiş ülkelerde yapılıyor. Amerika'da araştırmalar belki yumurtanın vücuda fazla kolesterol kazandırdığını ortaya koyuyor olabilir ama oranın bizden ayrıldığı nokta şu:

Amerika'da kişi başına düşen yumurta tüketimi yıllık 300 adet civarında, Türkiye'de ise 100 adedi bulmuyor! Yani işin Türkçesi, gelişmiş toplumlar bizim 3 katımız yumurta tüketiyor, protein ihtiyaçlarını karşılıyor, beden ve beyin olarak gelişiyor, bizse halkımızı en ucuz doğal protein kaynağı yumurtadan yanlış yönlendirmelerle uzaklaştırıyoruz.

Türkiye yumurta üretiminde dünyada 14. sırada iken ne yazık ki yumurta tüketiminde 88. sırada yer alıyor.

Not: "Bir avuç fındık"tan sonra yeni slogan "Menemen yiyin, hem keyif hem ülkeye hizmet!"

Yine eve hapsolacağız, Türkiye duracak!

Her seferinde, "Son kez eve tıkılıyorsunuz" deniliyor ama anlaşılan 22 Ekim 2000 günü yine milli ev hapsi var, yine bütün ülke duracak. (Çok zenginiz ya!) Devlet İstatistik Enstitüsü açıklama yaptı, sayımda 910 bin kişi görev yapacak, sayım maliyeti 26 trilyon lirayı bulacakmış. DİE Başkanı Şefik Yıldızeli, "Entellektüeller 'İlkel' diyor, evet doğru çok ilkel, ama Türkiye yalnızca Ankara İstanbul ve İzmir'den ibaret değil" açıklamasını yapmış. Ben ayrıca yorum yapmayacağım (gerçekten son olsun demek dışında) ve Türk net sitesine Anadolu Ajansı'nın bu haberi sonrası gelen yorumları aktaracağım... Bir anlamda vatandaşın tepkisinden naklen yayın:

Yuuuuuuh (Fadıl)
Avrupa'yı örnek alan bir ülkede böyle ilkel bir sayım nasıl gerçekleşebilir, anlamış değilim. Milletimiz de "Alıştık artık" diyor. Bu Türkiye hayatta değişmez kardeşim. (Fujiozzy)

Geçen sayımda tatil havasında evde geçirdik ama bu eve kapatılma olayı hırsızların arabamı çalmasına sebep oldu ve bundan benim bir gün sonra haberim olabildi! Üzgünüm ama bu sayımda da bir araba eksik çıkacağız! (Alchemist) Bence bu nüfus sayımı çok saçma bir şey. Onca parayı saymaya harcayacaklarına aile planlamasında insanları bilinçlendirmekte harcasalar nüfus yerinde sayacağından tekrar sayım yapmaya gerek kalmazdı. (Baskül)

Sayım memurlarına kapı açmama fikrine katılıyorum. Hala trilyonluk hayali ihracatın yapıldığı, arazi mafyasının devlet ve özel arazileri gasp ettiği, sözüm ona ilim adamlarının koltuk için tepiştiği bir toplumu saysan ne yazar saymasan ne yazar. (Utatli)

Milletler layık oldukları şekilde yönetilir ve sayılırlar. (Damat Prit Paşa)

FIKRA
Uzay yolculuğuna çıkacak olan astronotlardan NASA'nın bir isteği oluyor. Yolculuktan evvel, en az iki hafta boyunca eşleriyle yoğun bir konuşma dönemine girmeleri şart koşuluyor.

Neden?

Boşlukta konuşmaya alışmaları için!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır