Demokrat Parti'nin Başkan adayı Al Gore'un, yardımcılığı için Connecticut Senatörü Joseph Lieberman'ı ikna etmesi sadece 12 dakika sürdü.. İkili arasındaki 12 dakikalık telefon görüşmesi bittiğinde, Lieberman, Başkan Yardımcısı olmayı kabul etmişti..
Şimdi gözler 14-17 Ağustos arasında Los Angeles'da yapılacak Demokrat Parti kurultayına çevrildi..
Bu gelişmeyi Amerikalılar'a sorduk. İşte cevapların özeti:
"Lieberman, Demokrat Parti'nin liberal kanadındandır. Dürüstlüğü ve aile bağlarına, aile yapısına verdiği büyük önem ile tanınır.. Öyle kitleleri ayağa kaldıracak bir politikacı değildir.. Ama orta sınıf Amerikalılar onu sever. Çünkü bu kesimlerin vergilerinin azaltılması için yaptığı çalışmalarla tanınıyor.. Gore kendisi için iyi bir seçim yaptı. Lewinsky skandalının patlamasının hemen ardından, Demokrat Parti içinde Clinton'ı en sert şekilde eleştiren ilk politikacı olan Lieberman'ı seçmesi ile, yeni bir imaj çizdi...Lieberman etkili bir isim. Cumhuriyetçiler de bunun farkında ki, hemen kalkıp onun fikirlerinin, Gore'den çok kendi Başkan adaylarının fikrine daha yakın olhduğunu söylemeye başladılar.."
Lieberman, Musevi asıllı bir Amerikalı. Ve ilk kez bu özelliklere sahip bir isim Başkan Yardımcısı adayı olarak seçime giriyor. Bu yüzden, bu ülke seçimlerinde belki de ilk kez "din faktörü" gündeme gelebilecek..
Amerikalılar'a sorduk. Dedik ki: "Bush Jr. şu anda 18 puan önde. Her şey bitti mi?"
İşte cevap:
"Hayır bitmedi.. Demokratlar'ın Los Angeles kurultayı ile ortalık birden iyice hareketlenecek.. Ardından liderlerin katılacakları meşhur TV programları var. Cumhuriyetçiler'in yapacakları en küçük hata, bu muazzam farkı bir anda kapatabilir.. Bush Jr. babasının taktiği ile yola çıktı.. Babasının, üstelik Körfez Savaşı sonrası nasıl kaybettiğini unutmayın.."
Amerikan seçimleri gerçekten çok ilgi çekici kampanyalara sahne oluyor. Bu yıllardır böyle.. Carter, Reagan, Bush, Clinton ve nihayet bu seçim.. Hepsinde çok renkli tablolar gördük..
Amerika'nın 2000'li yıllardaki politikasının tepe noktalarında kimlerin oturacağı, ay sonuna doğru daha da belirginleşmeye başlayacak.. Dışişleri, Ulusal Güvenlik Danışmanı adayları sahne ışıklarının altına girecekler..
Amerikan dış politikasının oluşmasında çok önemli rol oynayan olası Dışişleri Bakan yardımcılarının isimleri kulislere sızacak.. Hele bizim Washington'da Beltway'in altında yaşayan arkadaşlarımız izinlerini tamamlayıp başkente bir dönsünler, biz de gireriz o kulislere.. O zaman sizlere ne olacağını daha açık seçik anlatabiliriz..
Evet.. Bir haber de Ankara'dan.. ABD'nin Ankara büyükelçisi Mark Parris, ay sonu ülkesine dönüyor.. Parris, ülkemizdeki 3 yıllık süre içinde, başarılı bir büyükelçinin neler yapabileceğinin örneklerini gösterdi.. İki ülke ilişkilerindeki olası krizlerin, daha başlamadan kokusunu alıp önlemekte, çok başarılı idi..
Onu özleyeceğiz.. Güle güle Büyükelçi Mark Parris.. Ama o sanki çok uzaklara gitmeyecek gibi.. ABD seçimlerinden sonra, onu, yakınımızda bir başkentte görürsek şaşırmayalım. Örneğin Moskova'da... Beltway'cilere soracağız..