kapat

09.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Vetodan iki sonuç çıktı
Liderlerin vetoyla ilgili değerlendirmesinden çıkan iki sonuçtan ilki bir saptama: "Hükümetle Cumhurbaşkanı Sezer arasında bir güven bunalımı doğmuştur." İkincisi ise bir karar: "Hükümet bu gelişmeden etkilenmeyecek daha da kenetlenerek yola devam edecektir"

Başbakan Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in memur kararnamesini veto ettiği haberini, Çankaya Köşkü'nün hemen karşısında bulunan, öğle yemeği için geldiği Başbakanlık Konutu'nda aldı. Sezer'in 'Başbakanlığa' hitabıyla kendisine gönderdiği dört buçuk sayfalık metnin ilk okumasını da orada yaptı. Sonra Başbakanlığa geçti. Girişte bekleyen gazetecilerin sorularını "koalisyon liderleriyle görüşeceğim" diye yanıtladıktan sonra Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile toplantıya çekildi.

Diğer Başbakan Yardımcıları, MHP lideri Devlet Bahçeli, veto haberini Ankara yakınlarında Kazan'daki bir parti etkinliğinde, ANAP lideri Mesut Yılmaz ise tatil yaptığı Bodrum'daki evinde aldılar. Bahçeli'nin ilk tepkisi "sürpriz değil" oldu.

GÜVEN BUNALIMI
Saat iki buçuk gibi, yani vetonun üzerinden bir buçuk saat geçtikten sonra, Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz'ı aradı. Konuyu bu sabah saat onda yapılacak bir liderler zirvesinde etraflıca değerlendirmeyi önerdi. Bu zirve sonuna dek basına bir açıklama yapmamalarını rica etti.

Liderler bu kısa görüşmede, konu üzerine kısaca ilk değerlendirmelerini de yaptılar. Bu değerlendirmede ortaya Türk siyasetinin yakın geleceğini belirleyecek iki sonuç çıktı.

Birincisi bir saptama: "Hükümetle Cumhurbaşkanı Sezer arasında bir güven bunalımı doğmuştur."

İkincisi bir karar: "Hükümet bu gelişmeden etkilenmeyecek, daha da kenetlenerek yola devam edecektir."

100 günlük balayı
'Güven bunalımı' saptaması, henüz resmi ağızlardan dile getirilmese de, çok ciddi bir saptama.

Çünkü bu saptamayla bu sabah Başbakanlık'ta buluşan üç lider, 24 Nisan tarihinde topladıkları bir başka zirvede ortak Cumhurbaşkanı adayı olarak, o zaman Anayasa Mahkemesi Başkanı olan Sezer'e güven beyan etmişlerdi.

Aradan geçen süre kabaca hesaplanınca, hükümetle Cumhurbaşkanı arasındaki balayının 100 gün sürdüğü söylenebilir.

Peki hükümet bu saptamayla ne yapabilir?

Cumhurbaşkanı güvensizlik oyuyla yerinden edilebilecek bir kişi değil.

Üstelik Sezer'in vetosu, Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendisine oy vermeyen Fazilet Partisi lideri Recai Kutan ve DYP lideri Tansu Çiller tarafından da desteklendi. Yeni yasanın Meclis'te görüşülmesi sırasında hükümetin muhalefetten destek alamayacakları görülüyor.

KÖŞK CEPHESİ
Cumhurbaşkanı Sezer'in Başbakanlığa gönderdiği yazı, bir sayfalık basın açıklaması ve yakın çevresinden edinilen izlenime göre ortaya çıkan durum ise şu:

* Kararname, aynı şekliyle ama yasa olarak önüne getirilirse, 'hatta öngörülen cezaların arttırılması durumunda bile' Sezer imzalamaya hazır,

* Hükümetin gücü aslında kararnameyi yasa olarak çıkarmaya yetiyor. Sezer koalisyon liderlerine, bir anlamda tabanlarına hakim olup yasayı çıkartma çağrısı yapıyor,

* Sezer, hükümetle inatlaşmak niyetinde değil, ancak şimdiye kadarki hukukçu kimliğinden de ödün vermeyecek.

BUNDAN SONRASI
"Sezer'in kararnameyi veto yetkisi olmadığı" tartışmaları bir yana, ortada bir gerçek var: Kararname çıkmadı.

Birkaç seçenek söz konusu:

Birincisi hükümetin kararnameyi tekrar Çankaya'ya göndermesi. Bu durumda Sezer'in farklı bir tutuma girmesi beklenemez.

İkincisi, hükümetin kararnameyi de yasayı da unutup Sezer'in Başbakanlığa yazısında olduğu gibi 657 sayılı yasayı uygulayıp, "irticai veya bölücü" saydığı memurların işine son vermesi. Bu beraberinde karmaşık hukuki sonuçlar doğuracak bir süreç olabilir.

Üçüncüsü ise kararnameyi, eski yasa tasarısı şekliyle Meclis'e getirmesi.

Bunun için Ekim ayının beklenmesi de şart değil, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ya da 110 milletvekilinin çağrısıyla olağanüstü toplanacak Meclis, hükümet partilerinin oyuyla bu yasayı çıkarıp, Çankaya'ya gönderebilir.

DİYALOG İHTİYACI
Her durumda hükümetle Cumhurbaşkanı arasında ortaya çıkan güven bunalımının, belki eskisinden sıkı bir diyaloga dönüştürülmesi gereği ortaya çıkıyor.

Yarın Cumhurbaşkanı Sezer'in, Başbakan Ecevit, Meclis Başkanı Yıldırım Akbulut ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu ile haftalık görüşmelerini yapacağı gün.

Ağustos ayı sonunda yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantısına dek iki haftalık görüşme daha var.

Bu ve ortaya çıkarılacak başka fırsatların iyi değerlendirilmesi halinde hükümetin de Cumhurbaşkanı'nın da, Meclis'in de daha rahat çalışacağı açık.

Ankara'da siyaset ısınıyor.

MURAT YETKİN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır