Ortalama, sıradan başarılara razı olup kendisini zihinsel bir kısırlığın içine kapatan öyle çok insan var ki! Sıradanlığa razı olmaya pek bir hevesli olduk. İyi ama bu duruma nasıl geldik?
1. Performansa odaklanmayı başaramadık.
Çalışanların, yaptıkları işi nitelik ve nicelik olarak karşılaştırabilecekleri anlamlı performans standartlarını koyabilen işveren sayısı çok sınırlı kaldı. Bu durumda da yönetimlerin, performansın standardın altında kaldığı ileri sürmeleri haline ellerinde dayanacakları bir kanıt olmuyor.
Gerçek başarıya ulaşanlar bunu, işleri yürütmenin yeni yollarını arayıp buldukları için yapabiliyorlar; deniyorlar, sınırları zorluyorlar. Ne var ki, işverenler genellikle statükonun sürmesini sağlayan insanlarla çalışmayı tercih ederler. Bunu yaparak da, kendi kendilerini geçmişin sınırları içine hapsediyorlar.
2. Standartların altında kalan sonuçlara razı olduk.
Bizler de sık sık en az direnme gerektiren yolu tercih ediyoruz. Yetersiz performans gösterdiğimizde bunu geliştirmek için herhangi bir şey yapmıyoruz; çünkü bunun için gereken öz disiplini sürdürmek "çok zor" görünüyor.
Değişiklik ve yenilik getirecek önerilere de kapalıyız. Oysa başarısızlıktan kaçmak başarı değildir.
3. Zayıf yönlerimize odaklanıyor, güçlü yönlerimizi geliştirmeye gelince yan çiziyoruz.
Zayıf yönlerimiz olarak gördüklerimiz deneyim eksikliğinden başka bir şey olmayabilir. Oysa güçlü yönlerimizi geliştirebilir, bunlardan yararlanabiliriz. Sizin için en değerli özelliklerinize, size özgü ve güçlü yönlerinize yoğunlaşın.
Kişisel eksilerinizi eleştiri konusu yapmadan önce bunların ne kadar önemli olduklarına karar versin. Bunlar evde ve işte başarılı olma olasılığınızı önemli ölçüde düşüren türden değilse, üzerlerinde durmaya değmez.
4. Güçlü yönlerimizi inceleyip bunları yaşama geçirmek için zaman harcamıyoruz.
Zayıf yönlerinizi belirleyip bunların üstesinden gelmeyi öğrenerek kendinizi tanıyın. Zayıf yönlerinizden kurtulduktan sonra geriye yalnızca güçlü yönleriniz kalacaktır. Güçlü yönlerinizin, eğer onlardan yararlanamıyorsanız herhangi bir değeri yoktur. Kullanılmayan güçlü yönleriniz güçten düşecektir. Ayrıca gerektiğinden daha uzun sürelerle ve daha fazla çalışmak zorunda kalırsınız.
5. Çok çalışmak ve kıdem gibi yalnış faktörleri ödüllendiriyoruz.
Bazı insanlar, eşdüzeyleri ile aynı işi çıkarmak için onlardan daha çok çalışmak zorundadır. Siz de bu kişilerden biriyseniz, bunun için kendinizi cezalandırmanıza gerek yok ama ödüllendirmemelisiniz de. Deneyim, performansın yerini tutamaz. Aksine eğer modası geçmiş yöntemler kullanmakta ısrar ediyorsa, ilerlemeyi engelliyorsa, gerekli değişikliklerin önünü kesiyorsa zararlı bile olacaktır.
Kusursuz olmadığınızı bilin, kimsenin kusursuz olmadığını da. Başarısızlıktan kaçmanın en emin yolu hiçbir şey yapmamaktır; ama böyle de bir yere varılmaz ki!
Sizi rahatsız edenin başarısızlığın kendisi mi yoksa başarısızlıkla birlikte gelen reddedilme mi olduğuna karar verin. Yalnızca kendinize ve yeteneklerinize inanarak reddedilme ile başa çıkmayı öğrenin; ondan sonra başarısızlık sizi ürkütmeyecektir.
Başarısızlıktan kaçınmanın mı yoksa anlamlı bir iş yapmanın mı daha önemli olduğuna karar verin. Eğer sürekli olarak anlamlı bir şeyler yapmaya çabalıyorsanız, arada bir yaşayacağınız başarısızlıklar için kaygılanmaya zamanınız olmayacaktır.