


"Çocuklar gibi ağlamaya başladılar."
Kaç gündür aklımdaydı ama arkadaşım Bekir Coşkun'un dün yazdığı "Bıçak Yarası", bana da düşündüklerimi aktarma fırsatı yarattı.
Bekir, Kıbrıs Harekatı sırasında Kocatepe Muhribi'nin kendi uçaklarımız tarafından batırılmasını hatırlatıyor ve bu konudaki bazı kuşkuları aktarıyordu.
Ona göre bir bıçak yarasıydı bu.
Haklıydı da.
Ama ne yazık ki tek değildi.
Daha ne hançer yaraları almıştık!
***
Elimde, Yaşar Kemal'in verdiği bir kitap var: Sarıkamış
Günlerdir okuyorum.
Yazarı, "Sarıkamış İhata Manevrası" adı verilen askeri harekatta, 9'uncu Kolordu Kurmay Başkanı olarak görev yapmış olan Emekli Kaymakam Köprülü Şerif Bey.
Bu subay birinci elden tanıklıkla, Enver Paşa'nın kıt aklı, sonsuz ihtirası ve akıl almaz zalimliğinin sonucu olarak 90 bin Anadolu çocuğunun kara buza gömüldüğü Sarıkamış faciasını anlatıyor.
Okudukça tüyleriniz diken diken oluyor.
Nasıl olur da böyle büyük bir ordu Enver gibi bir adama teslim edilir, 90 bin kişi nasıl göz göre göre kırdırılır diye sorup duruyorsunuz.
Onca subay ve asker, düşmanla karşı karşıya bile gelemeden bir imha hareketine doğru adım adım götürülüyorlar.
O kadar plansız programsız ve askeri stratejiden yoksun bir hareket ki bırakın düşmanı, birliklerimiz birbirini vurup yokediyor.
***
Kaymakam Şerif Bey'in anlattığına göre 10 Aralık günü öğleden önce 32. Fırka Kaleboğazı ile Oltu arasında ovada yürümekte olan Rus kuvvetlerini görüyor ve şiddetli bir ateşe başlıyor.
Oysa ateş ettikleri kuvvvetler Rus değil, 31. fırka.
Fırka kuvvetleri bir Rus bataryasını imha etmiş, 750 Rus askeri, 4 mitralyöz ve 5 top ele geçirmiş.
32. fırkanın kendilerine açtığı ateşe karşılık veriyorlar ve saatlerce süren şiddetli bir çarpışma başlıyor.
Neden sonra aklı başında bazı subayların işaretleşmesiyle facia anlaşılıyor.
Şerif Bey bu sahneyi şöyle anlatmış:
"Her iki taraf ateş kesti. Yanlışlık anlaşılmıştı. Bu defa her iki tarafın avcıları, kollar yukarda birbirlerine doğru koştular, kucaklaştılar, öpüştüler. Koca bir hat boyunca karşılaşan bu öz kardeşler, çocuklar gibi ağlamaya başladılar. Bu tarif edilmez acıklı bir manzara idi."
Çarpışmada 2000 askerimiz ölüyor.
Şerif Bey diyor ki: "Eldeki haritalar ne kadar kötü olursa olsun insan kendi fırkalarının hangi yollarda yürüdüğünü tahmin edebilirdi."
***
Dolayısıyla; Kocatepe muhribi tek örnek değil.
Aldığımız hançer yaralarının sadece biri.