kapat

04.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RUHAT MENGİ(rmengi@sabah.com.tr )


Güzel olan herşey yıkılacak mı?

Sarayburnu'ndaki Sepetçiler Kasrı bildiğim kadarıyla o sahilin en güzel binası.. Kısa süre öncesine kadar bakımsızlıktan perişan durumda olan bina Eminönü Hizmet Vakfı tarafından 1 trilyon 200 milyar lira harcanarak restore edildikten sonra nedense birilerini rahatsız etmeye başladı. Sepetçiler Kasrı'nın içinde Hammam Restoran olarak hizmet veren binanın yıkılması gündeme geldi. Bu da yetmedi. Hammam'a içki yasağı kondu. Uluslararası şirketlerin davet verdiği, yabancı konukların ağırlandığı Hammam davetlerde içki ikramını sahile yanaşan bir teknede yapmak zorunda kaldı.

O sahilde, gurur duyulacak, klas bir tesise reva görülenler insanı hayrete düşürüyor. İstanbul Kültür ve Kongre Merkezi için de bir sürü tartışma çıkarılıp bina aylardır beklemeye alındı. Bu ülkede güzel birşey yapan herkes cezalandırılacak, güzel olan herşey yıkılacak mı?

Gürtuna: "Ben de çok üzülüyorum"
Sepetçiler Kasrı konusunda fikrini sorduğum İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna "Koruma Kurulu ve müfettişlerin kararı var. Eminönü Belediye Başkanlığı'yla ilgili siyasi bir karar gibi gösteriliyor ama Başkan yıkım olayının belediyenin tasarrufunda olmadığını söylüyor. Onbinlerce gecekonduya kimse itiraz edemiyor ama Hammam'la birileri uğraştığı için olay çıkıyor. Ben de çok üzülüyorum" dedi.

Eminönü Hizmet Vakfı Başkanı Ahmet Çetinsaya ise yıkım için mahkemeden aldıkları yürütmeyi durdurma kararı çıkana kadar büyük üzüntü çektiklerini söylüyor. Çetinsaya "Burası benim Türk turizmine İstanbul'a kazandırmaktan mutlu olduğum bir yer. Başka ülkede olsa bizim yaptığımız yapanlara madalya verirlerdi" dedikten sonra Gürtuna'yla aynı fikirde olmadığını ifade ediyor;

"Yıkım yetkisi tamamen Belediye'de. İnatla, kasıtla burayı yıkmak istiyorlar. Eski Eminönü Belediye Başkanı olduğum için yeni başkan beni siyasi rakip gibi görüyor. Oysa ne kadar anlamsız, 18 Nisan'da aday olmadığım gibi, Vakıf başkanlığından bile istifa ettim."

Celal Çapa: "Prestij kaybına uğradım!"
Bu olaylarla büyük zarara uğradığını tahmin ettiğim, Hammam'ın işletmesini üstlenen Celal Çapa'ya da ne düşündüğünü sürdum; "Ben olayda taraf değilim ama maddi manevi zarar görenim. Hem prestij kaybına hem de maddi zarara uğradık. Binanın ruhsatı iptal ediliyor, önceden verilen izinler kaldırılıyor. Şu sıralarda bir sürü yabancı firma daveti ve iki düğün var. İçki ikramını yasaklamak ne demek? O zaman Dolmabahçe Sarayı'nda nasıl davet veriliyor?" cevabını verdi.

Şimdi.. Eminönü Belediyesi'nin tavrına akıl sır erdirmek mümkün değil. Olayı çeşitli ağızlardan ve açılardan izleyince yine bu işin arkasında intikam duyguları, kıskançlıklar, siyasi oyunlar olduğu kolayca gözleniyor. Peki biz bütün bu haksızlıkları, hataları tek tek izleyip, sessiz mi kalacağız?

Herhalde öyle olmamalı. İstanbul kimsenin çiftliği olmadığına göre sessiz kalmamalıyız.

Fazlasıyla sıktı bu tür olaylar artık!

Kekik
Üç katlı bina Reşat Nuri Güntekin'in eviymiş. Burada geçirmiş yaşamının son yıllarını ünlü yazar. 80'li yaşlarında olan eşi de halen bu evin üst katında oturmaktaymış.

Daha önce diyet yemekleri sunan Montignac Restoran iken de bir kez -ama kış mevsiminde- gelmiştim çok şirin bir bahçe içindeki binaya. Şimdi Kekik olmuş.. İçeri girdiğinizde önce özelliğini, huzur veren ve sanki yılların anılarını yansıtan doğal havası, ağaçlar altında hazırlanmış masaları sanıyorsunuz.

Sonra farklı lezzetteki yemekleri farkediyorsunuz. Ama bu kadar da değil. Saatler biraz ilerleyince dans başlıyor ve ortaya muhteşem dans gösterileri sunan dans hocaları ile usta dans meraklıları çıkıyor. Zaman geçtikçe siz de yerinizde duramıyor ve onlara katılıyorsunuz.

İşte bu (Havana ve Laila dışında) diğer restoranlarda eksik.. Kekik'te haftanın her gecesi ayrı türde dans ve müzik var; Tango, Latin, caz, aklınıza ne gelirse..

Birinci Levent, Nispetiye Caddesi üzerinde Kekik. Dans ve güzel yemek seviyorsanız uğrayın, beğeneceğinizi sanıyorum.

Eski dostlar
"70'li yıllar, tek kanallı TV günleri, müzik denetimleri, stüdyo ve teknik zorluklar, siyasal çalkantılar, herşeye rağmen Türk Hafif Müziği'nin altın çağı ve gönüllerde taht kuran sanatçıları... İşte 'Eski Dostlar!'

Bizleri yolda çevirip soruyorlar 'Neredesiniz, sizleri çok özledik' diye.. Evet, işte bizler buradayız! 'Eski Dostlar', eski dostlarınız, sizlerle tekrar kucaklaşmak için Eski Dostlar albümü ile yeniden karşınızda.."

Bu sözlerle tanıtılıyor 12 eski dostun yeni CD'si ve kaseti.

Hurşid Yenigün, İskender Doğan, Atilla Atasoy, Esmeray, Semiha Yankı, Melike Demirağ, Kartal Kaan (hepsini sayamıyorum ama hepsinin parçaları birbirinden güzel) ve o yıllarda her gün dinlediğimiz 5 sanatçı daha biraraya gelerek, en güzel şarkılarıyla nefis bir albüm hazırlamışlar.

Ateş Böceğim, Seninle Bir Dakika, Arkadaş, Ah Ege Ah (Rakı-Roka), Sultan-ı Yegâh ve daha bir çok unutulmayan parça. Dinlemeye doyamıyorsunuz.

Hurşid Yenigün'ü son olarak Muazzez Ersoy'un bir klibinde izlemiştik, onda da çok başarılıydı. "Eski Dostlar"ın klibini görmedim ama herhalde yakında onu da görürüz. Bu arada.. İlk fırsatta CD'sinden bir tane alın, nostaljiye bayılacaksınız!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır