kapat

04.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Hanım eli...

Sabiha Hanım bizim ilk hanım pilotumuz.

Masume Hanım da İranlılar'ın ilk kaptan şoförü.

Sabiha Hanım 70 yıl önce göklerdeydi.

Masume Hanım ise yollara yeni çıktı.

Masume Hanım'ın hikayesini, okuyup yazmaktan sürücü ehliyeti bile almaya vakit bulamamış değerli arkadaşım 'Bizim Gazete'den Necat Aşkın anlatıyor.

Masume Sultan Palacı 51 yaşında 4 çocuk annesi bir İran yurttaşı.

Daha önceki görevi, Azeriler'in, Azerice şefkat bacısı dedikleri, hemşirelikmiş.

Eşi Muammer'in ise mesleği şoförlük.

Muammer Bey ağır bir enfarktüs geçirip çürüğe çıkınca Masume, çocuklar da yetiştiği için ağır vasıta şoförlüğüne başlamış.

Yıllar önce aldığı sürücü belgesinin üzerine biraz pratik biraz kurs yapmış. Sonunda büyük bir mücadeleden sonra mesleki yaşam biçimini yepyeni bir düzeye çıkartmış.

Şu sıralarda Basra Körfezi'ndeki petrol limanı Bender Abbas'tan Başkent Tahran'a petrol taşıyor.

Kadın başına, çöllerden, yüksek dağlardan geçiyor, kutsal kent Kum'u, Yezd şehrini aşarak Basra'ya ulaşıyor. Gidiş-dönüş 5 bin kilometre yapıyor. Siyah paşörtüsü ve siyah mantosuyla şoförden çok bir vaize benziyor. Ama üstlendiği görev İran toplumu için bir vaazınkinin çok ötesinde anlam taşıyor.

Masume, İran'da sayıları ve azimleri hesaba kitaba kolay gelmeyen hanımlardan birisi.

Petrol nakil işinden önce de bir otobüs şirketinde kısa bir süre çalışmış. Şirket yetkilileri, Masume'nin başvurusu sırasında, "hanım şoför" kullanma fikri karşısında oldukça bocalamışlar.

Sonra ipe un sermek üzere devlet makamlarından çalışma izini getirmesini istemişler.

Masume izni getirince de yollar birden bire kendisine açılmış. İlk seferde, otobüs yolcuları direksiyonda bir hatun kişi görünce biraz şaşırmışlar.

Ama şaşkınlık fazla sürmemiş.

Masume'nin kaptan şoförlüğü benimsenmiş, aranır hale gelmiş.

Uzun yol şoförlüğü her şeyden önce bir kişisel yatkınlık işi.

Sabırlı olmayı, hedefe ulaşmak için özenli olmayı, dikkatli olmayı gerektiriyor:

Gergef işlemek, nakış işlemek gibi, kazak örmek gibi saatler sürecek bir yoğunlaşma yeteneği olmayanların başarılı olmaları zor.

Bu özellikler ise, feministler kızsalar da, daha çok hanım özellikleri. Ağır vasıta ehliyetli, hanım uzun yol şoförlerinin çoğalması kazaları, azaltır mı?

Kesin konuşmak yersiz ve gereksiz.

Ama azaltacağını tahmin etmek zor değil.

Masume bir tek kazaya bile karışmamış.

Çünkü çocuklarına ve eşine olan sorumluluğu bir erkeğinkinden çok farklı boyutta.

Ayrıca dört kez anne olmuş birisinin aracın direksiyonunda erkek meslektaşlarıyla kıyaslanamaz bir sorumlulukla oturacağı muhakkak.

Çünkü bir anne olarak direksiyondaki, uykunun, sabırsızlığın, öfkenin, kuralsızlığın faturası, ölen ve yaralananlarla birlikte daha çok gözü yaşlı annelere çıkıyor.

Bu yüzden annelerin ve genelde de kadınların, öteki araçlarla yarışa kalkması, öfkeli, saldırgan araç kullanması ve başkalarının canına zarar verme olasılığı erkek sürücülere göre daha az bir olasılık.

Herkes kabul etmeli ki, Türkiye'de de Masumeler çıksa, hem uzun yollar, hem de ağır taşıtlar daha güvenli olacak.

Ülkemizde yüzbinlerce Azeri kökenli yurttaşımız var.

Ayrıca Türkiye 70-80 yıl önce, ilk kadın pilotu çıkartmış bir toplum. Ama henüz bir hanımı bile kaptan şoför olarak uzun yola çıkartmış değiliz.

Acaba bunda, farkında olmadan uzun yolu "savaş alanı" olarak görmenin, ya da otobüslere, kamyona "savaş aracı" gözüyle bakmanın bir payı var mı? Malum, savaş bir erkek işi!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır