  
Gaziosmanpaşa'dan bir öykü
CEMAL Perçin, Gaziosmanpaşa İsmetpaşa Mahallesi'ndeki arsasını parselletmek ister.. Ancak iş yokuşa sürülünce, parselasyonun yapılabilmesi için yine belediyede çalışan iki harita mühendisine (isimleri bende saklı) çaresiz 20 milyar lira rüşvet verir... Rüşvet sonuç getirir, 23 Eylül 1999 tarihinde Encümen oybirliği ile karar verir (karar sayısı 872-872) ve bu karar kendisine tebliğ edilir...
Ama gelin görün ki; Encümenin kararı aradan 11 ay geçmesine rağmen bir türlü Tapu'ya gönderilmez...
Cemal Perçin rüşvet verdiği iki mühendisle tekrar biraraya gelir... Bu kez kendisinden 100 bin dolar ile parselasyonu yapılacak araziden bir parsel talep edilir...
Cemal Bey çaresiz ne yapacağını düşünürken, olup biteni arkadaşı Cemal Dile'ye iletir... Eski Emniyetçi olan Dile, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Recep Koral'ı makamında ziyaret eder, olayı anlatır arkadaşı adına yardım diler...
Ancak Başkan, yardım etmek bir yana gözdağı verir, "Encümen kararı beni bağlamaz" diyerek tepki gösterir...
Bu arada, olayın dallanıp budaklandığını duyan iki mühendis Cemal Perçin'e uğrayıp önce üstü kapalı tehdit ederler... Tehdidin işe yaramayacağını anlayınca "Senden aldığımız 20 milyarı geri verelim" derler...
Cemal Perçin, parayı geriye istemez... Sadece 1 yıl içinde yürürlüğe konulması yasa hükmü olan Encümen kararının Tapu'ya gönderilmesini ister...
*
SON SÖZ: Encümen kararı tapuya hala gönderilmedi... Ancak, yukarıda özetlediğim iddialar bir dilekçe halinde İçişleri Bakanı Saadettin Tantan'a gönderildi... Ayrıca durum İstanbul Valisi Erol Çakır'a yazılı ve sözlü olarak bildirildi...
DAKİKA DAKİKA
yıkamamanın öyküsül SAAT 09.00: Eminönü Belediyesi'ne bağlı yıkım ekipleri Sepetçiler Kasrı'nın önüne geldi. Bir dozer, bir kepçe, kompresör makineleri ve çok sayıda kamyon gelecek yıkım işaretini beklemeye başladı.
* SAAT 09.30: Eminönü Hizmet Vakfı ile Hammam'ın yaklaşık 100 çalışanı yıkılacak kısımların önünde etten duvar ördü.. Bu arada, kalabalıktan bağırmalar başladı: "Sayın Tantan, gençlerin kahve köşelerinden kurtarılması gerektiğini söylüyor. Burası yıkıldığı taktirde, bir sürü genç işsiz kalacak... İçişleri Bakanı neden Eminönü Belediye Başkanı'nı engellemiyor?..."
* SAAT 10.00: Eminönü Belediyesi yetkilileri, yıkım yapılacak yerleri Eminönü Emniyet Amiri ile birlikte gezdi. Basın mensuplarından rahatsız olan Emniyet Amiri'nin isteği üzerine basın mensupları olay yerinden uzaklaştırıldı.
* SAAT 10.05: Sepetçiler Kasrı'ndaki Hammam'ın işletmecisi Celal Çapa geldi. Odasına çekilen Çapa, olan biteni pencereden izlemeye başladı...
* SAAT 10.15: Belediye Başkan Yardımcısı Osman Aksu, elindeki mahkeme kararlarını içeren bir dosya ile basın mensuplarına açıklama yaptı. Basın mensuplarına "Biz mahkeme kararını uygulamaya geldik. Kaçak olan bölümler bugün yıkılacak" diyen Aksu, çevik kuvvet ekibini beklediklerini söyledi.
* SAAT 10.30: Sepetçiler Kasrı'nın emniyetinde sorumlu bir görevli, belediye yetkililerinden ve emniyet amirinden tanesi 150 milyon olan camların sökülmesi için süre istedi. Ancak belediye yetkilileri, "Size 1 aydır süre vermiştik. Camların niye daha önce sökmediniz" diyerek bu talebi reddetti...
* SAAT 10.45: Sepetçiler Kasrı'nın bahçesi mahşer yerine döndü. Eminönü Hizmet Vakfı görevlileri, belediye yetkilileri, Sepetçiler Kasrı görevlileri ve çok sayıda basın mensubu bahçeyi doldurdu... Herkes yıkımı beklemeye başladı..
* SAAT 11.00: Yıkım ekibi son hazırlıklarını tamamladı... Dozer ve kepçe yıkıma başlayabilmek için Çevik Kuvvet'in gelmesini bekliyordu...
* SAAT 11.15: Sepetçiler Kasrı'nın bahçesine hızla siyah bir Mercedes girdi.. Araçtan inen Eminönü Hizmet Vakfı kurucusu Ahmet Çetinsaya'nın avukatı Ersan Taştekin'di... Doğruca Eminönü Belediye Başkan Yardımcısı Osman Aksu'nun yanına gitti ve elindeki 4'üncü İdare Mahkemesi'nin verdiği yürütmeyi durdurma kararını kendisine gösterdi...
* SAAT 11.20: Mahkeme kararını hukuk danışmanlarıyla birlikte inceleyen Osman Aksu, daha sonra avukat Ersan Taştekin'le birlikte bir basın toplantısı düzenledi. Aksu, Sepetçiler Kasrı'na yıkım için geldiklerini, ancak mahkemenin vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararı gereği, yıkımın yapılamayacağını söyledi.
* SAAT 11.35: Yıkım için gelen dozer, kepçe, kompresör ve kamyonlar Sepetçiler Kasrı'ndan ayrıldı.
Uyum villarını ben yıktırmadım
UYUM Villaları benim emrimle değil, Devlet Denetleme Kurulu'nun ve Başbakanlığın emri ile yıkılmıştır. Sayın Bayan Emeç'le görüştüğüm doğrudur. Kendisine Devlet Denetleme Kurulu'nun ve Başbakanlığın kararlarını anlatmıştım. Bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin elinde bir şey olmadığını, yetkisi bulunmadığını izah etmiştim. Ayrıca yıkılan binaların kime ait olduğunu bilmem mümkün değildir ve bilmeme de gerek yoktur. Çünkü önemli olan imara aykırı binalardır.
Yazınızda kinden, intikamdan bahsedilmektedir, bu gibi kavramların bizim lugatımızda olmadığı bilinmelidir.. Saygılarımla
Prof. Dr. Nurettin Sözen
Erdal Abi dert köşesi
* AVCILAR
Tehlikeli yol
TEM Avcılar çıkışından sonraki Ambarlı yolu 1.5 ay önce asfaltlandı. 10 kilometrelik bu yolda ne bir şerit çizgisi var, ne de aydınlatma lambası. Araçlar birbirlerinin ışıklarını takip ederek gidiyor.
Derya Salter
* Z.BURNU
Akbil gişesi yok
ÜSKÜDAR, Kadıköy ve Tuzla otobüslerinin terminali Cevizlibağ'a taşındı. Burada 4 lise ve bir de öğrenci yurdu var. Ama bu kadar yoğunluğa rağmen bir tane Akbil gişesi yok. Kurulmasını istiyoruz. Murat Yiğit
* ŞİLE
Hizmet istiyoruz
DENİZE girmek için araçlarla gelen insanlardan ücret alınıyor ama hizmet verilmiyor. Kağıthane Belediye Tesisleri'nin karşısındaki 8 musluklu çeşmeden niye su akmıyor? Başkan görmüyor mu?
Kamil Karakuş
* K.ÇEKMECE
Kanallar yetersiz
SEFAKÖY Tevfikbey Mahallesi Bülent Sokak'ta oturuyoruz. Yıllardır kanalizasyon sorununu halledemedik. Borularımız yetersiz kalıyor ve her yağmurda pis sular altında kalıyoruz. Sokak sakinleri
* BEYOĞLU
Dertli mahalle
ÇIKSALIN'ın bütün sokakları köstebek yuvası gibi. Temizlik hizmetleri de çok yetersiz. Sokaklarımız dar ve araçlar park ediyor. Bu yüzden bir yangın çıksa bütün Çıksalın yok olacak halde.
Zeki Güngör
* EMİNÖNÜ
Durağı kapatın
BEYAZIT'taki minibüslerin son durağının yolcu bekleme yerinde bütün kış ıslandık ve üşüdük. Şimdi ise sıcaktan pişiyoruz. Bu durağın kış gelmeden kapalı hale getirilmesini istiyor ve bekliyoruz.
Kadir Durmaz
* SİLİVRİ
Astım olacağız
PARKKÖY terk edilmiş gibi. Yollarımız toz-toprak. Silivri minibüsleri ve su tankerleri Parkköy yolunu yoğun bir şekilde kullanıyor. Bu araçların çıkardığı tozdan astım olacağız. Asfalt istiyoruz..
Mehmet Şevki Ay
|