kapat

28.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ŞÜKRÜ KIZILOT(skizilot@sabah.com.tr )


Bir damacana suya zimmet suçu!..

Kısa bir aradan sonra, boğucu sıcaklar yine bastırmaya başladı. Tatilde olanlar, özellikle tatilini deniz kıyısında geçirenler şanslılar. Denizin serin suları ya da gölge bir yer, boğucu sıcağın etkisini azaltabiliyor. Tatile çıkmayan üstelik işe gidip akşama kadar, sağa sola koşuşturanların ise, sıcaktan dolayı sıkıntıları büyük. Soğuk bir meşrubat, bir bardak su, geçici süre için biraz rahatlıyor, hepsi o kadar...

Bir damacana su
Bir yandan sıcaklarla uğraşırken, bir yandan da hayat devam ediyor. Dün, havaalanında İstanbul uçağını beklerken, bizim üniversitenin İletişim Fakültesi Dekanlarından, aynı zamanda başarılı bir bilimadamı olan, değerli bir hocamıza rastladım. Tam havadan sudan konuşurken, birdenbire heyecanlandı.

- Şükrü Hoca, biliyor musun bizim Fakülte, Sayıştay denetçisi tarafından denetlendi ve saymanımıza, bir damacana suyun hesabı sorulup, savunma istenildi, duruma göre zimmet çıkarılacağı belirtildi...

- Nasıl olur Hocam, bir damacana suyun ne savunması, ne zimmeti olacak?

- Biz de öyle biliyorduk ama oluyormuş. Fakülteye alınan bir damacana içme suyunun parası, yanlışlıkla döner sermayeden ödenmiş. Denetçi de bunu tespit edince, hesabını sorup, savunma istedi. Tabii ardından da, bir damacana parasının zimmet çıkartılması...

Ölen dekana ilan
Belli ki, Dekanın kafası, bir damacana su hesabının sorulması ve parasının zimmet çıkartılıp tahsil edilmesine takılmıştı. Dayanamadım, bir olay da ben anlattım. Yine bizim üniversitenin, bu kez Diş Hekimliği Fakültesi'nde, ilginç bir olay yaşandı. Fakülte'nin eski dekanı öldüğünde, mevcut dekan, bir vefat ilanı vermek istiyor. Döner sermayeden, hocalara ödeme yapılırken birer milyon lira eksik ödenmesini, saymandan rica ediyor. Ardından 30 milyon liralık ilan faturasını, döner sermayeden ödetiyor.

Bir süre sonra, Maliye Bakanlığı, Muhasebat Genel Müdürlüğü denetmenleri olayı farkediyor ve hazırladıkları raporda bu durumu belirtiyorlar. Kısa bir süre sonra Dekandan yazı ile savunma istenilip, hesap soruluyor. Dekan da, iyiniyetli olayı açıklıyor. Yolsuzluk ya da Devleti zarara uğratmanın sözkonusu olmadığını da belirtiyor. İki ay sonra, Dekana bir yazı ile ölen Dekan için verilen ilan bedelinin Fakülte döner sermayesinden ödenmesi nedeniyle, kendisine 30 milyon lira zimmet çıkartıldığı belirtiliyor. Dekanın aklına ben geliyorum ve belki bir çözüm yolu vardır diye, sarılıyor telefona;

- Şükrü Hoca, Fakültemizin eski dekanı öldüğünde, kibrit kutusu büyüklüğünde ilan verdim. Cenazenin hangi gün ve saatte, nereden kaldırılacağını belirttim. Neyin suçunu işledim de, zimmet çıkartıyorlar. 30 değil, 300 milyon lira öderim ama zimmet suçlaması çok ağır... Bir profesöre, bir dekana bu yapılır mı? İşte size yaşanmış iki olay.

Demek ki, bu ülkedeki yasalar virgülüne kadar uygulandığı zaman, bir damacana su parasının dahi hesabı sorulabiliyor ve zimmet çıkartılıp söke söke alınabiliyormuş...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır