


"İnce iş..."
Süleyman Demirel vites küçültmüyor... Hâlâ, tam gaz gidiyor... "Full-Time" çalışmayı sürdürüyor.
Bir gün Çanakkale...
Bir başka gün Samsun.
Sorduk:
- Gittiğiniz yerlerde "neler" görüyorsunuz?
- Türkiye büyüyor... Ayakkabı, gömlek, pantolon, ceket artık dar geliyor... Yenileyeceksin... Aksi halde... Kısa pantolonla, dar gömlekle kalırsın.
Demirel'e göre "uyanık sanayici... Takati olan sanayici" kendini yeniliyor.
"Büyümeye... Gelişmeye... Globalizme" ayak uyduruyor.
Örnek olarak da "Çanakkale-Çan'ı... Çanakkale Seramik'i... İbrahim Bodur"u gösteriyor:
- Çan çok sıcaktı... Ama keyifle ayrıldım.
***
- Samsun'a neden gidiyorsunuz Sayın Demirel?
- Serbest Bölge için... SİAD'ların toplantısı var... Ona katılmak için.
Türkiye'deki "SİAD" sayısı kırk.
SİAD başkanları Demirel'e gelmişler.
Ve "Samsun toplantısına" davet etmişler.
- Efendim, SİAD yöneticileri neler söylüyorlar?
- Sıkıntıları var... Örnek vermek gerekirse, OSTİM... Çok büyük bir örgütlenme... Ve bugün OSTİM'de dükkanlar kapanıyor.
***
Süleyman Demirel:
- Sanayi kesiminden... Ticaret kesiminden feryatlar yükseliyor... Her gün, pek çok kişiyi dinliyorum... Aldığım hava bu.
***
- Efendim, en çok hangi kesimler feryat ediyorlar?
- Kağıt üzerindeki Türkiye ile vatandaşın durumu çok farklı... Kağıt üzerinde "her şey yolunda" görünebilir... Gerçek durum ise... Hiç de öyle değil.
- Gerçek durum nasıl?
- Her zaman "halinden memnun olanlar" da vardır, "memnun olmayanlar" da... Ama bugün çiftçi kesimi... Köylü... İyi durumda değil... Esnaf, bazı günler, siftahsız dükkan kapatıyor.
- Çare?
- Evet... Çare... Kim çaresini bulacak? Çaresi var mı, yok mu?.. Akşamdan, sabaha çare ortaya konabilir mi?.. Bunların konuşulması lazım.
***
Öyleyse "konuşalım."
Demirel:
- Şikayetler muayyen bir noktanın dışına taşarsa... İstikrar zedelenir.
***
Yönetim diyor ki "çekilen sıkıntıların nedeni, uygulanan ekonomik programdır."
Bu ekonomik programın uygulanması "süreceğine" göre...
Sıkıntı da sürecek demektir.
Ve yine yönetime göre "bütün bunlar olağandır."
Demirel:
- Eğer şikayetlere bu cevap verilirse... Bütün şikayetler, istikrar programına bağlanırsa... "Yöneticiler" rahatlar... Ama "şikayetçi kesimler" ezilir.
Ve "bu noktada" Süleyman Bey'den çağrı:
***
Sayın Demirel...
Fakirin "avukatı" yok.
Fukaranın "sendikası."
Onların sendikası... Avukatı olmayı... Aktif politikaya yeniden dönmeyi... Düşünüyor musunuz?
Demirel'in yanıtı:
- Bu soru, ince soru... Sadece şunu söyleyebilirim... Halkı dinliyorum... Sen de dinle.
"Biz de" dinliyoruz.
Örneğin yarın "Denizli'de dinlediklerimizi" yazacağız.