Holywood'da, Beverly Hills'te yaşayan film yıldızları en çok Los Angeles Times gazetesi okur.
Önceki günkü gazeteyi açan, Sharon Stone'dan Michael Douglas'a irili ufaklı tüm dünya "star"ları, sıcak yaz geceleriyle ilgili tehlikeli bir gelenek haberini okudular.
Sıcaklık, tehlike ve yaz geceleri zaten yeterince ilgi çekiciydi.
Spotta bir de "Kürt geleneği" lafını görünce habere dalış yapmamak mümkün değildi.
Bu konuda bir açıklama yapan Dr. Yusuf Yağmur ise trafik kazalarından sonra bölgedeki en yüksek ölüm oranının damdan düşme olayları olduğunu açıkladı. Geceleri evlerin damında uyumak, yoksulluk ve sıcak altında yaşayan bu bölge insanı için yaygın bir gelenek.
"Genelkurmay Başkanı bile gelse, bu insanları damdan indiremez, evlerine sokamaz" diyen Dr. Yağmur'un laflarına arkadaşı Dr. Ahmet Bulut da şunları ekliyor:
Halk, vantilatör veya klima alamayacak kadar yoksul. Bu yüzden yaz aylarında günde ortalama 50 çocuk damdan düşerek yaralanıyor. Bazıları da ölüyor.
Bir yılda, yaş ortalaması sekiz olan tam 117 çocuk damdan düşerek öldü. Devlet hiçbir önlem almıyor, damların çevresine parmaklık takmıyor."
Devletimizin Hollywood yıldızları karşısında böylesi bir "ayıp"la damgalanmasını bereket versin Suriçi beldesi HADEP Belediye Başkanı Cezayir Serin önlemiş:
"Çoğu kaçak olan bu yapılara parmaklık takılırsa, hepsi meşruluk kazanacak.
Devlet bize vaat ettiği milyonlarca doları göndersin yeter."
LA Times muhabiri Diyarbakır'ın yakıcı sıcağında dam hikayesi için en uygun yetkilileri bulmuş: Yağmur, Bulut ve Serin..
Dört sütuna yayılan "Tehlikeli Kürt geleneği" başlığı ise daha da Hollywood'luk.
Doğulu, Güneydoğulu yurttaşlarımızı Hollywood'dan Brüksel'e herkes bir biçimde sömürme peşinde.
Ama en pisi belli ki, yabancı medyanın ve gazete muhabirlerininki.