


Güvercinim halkalı, her bir yanı noktalı..
Benim K Noktası meselesinden korkum yok.. Arar tarar bulurum, diyorum.. Lakin tam nerede olduğunu keşfedeceğiz bunlar başımıza bir nokta daha çıkaracaklar.. Alfabe 29 harf, biz daha iki harfin hakkından gelemedik..
Kadın milletinin aklını "nokta meselesine" takıp, ekşimiş yoğurtan yapılmış cacığa döndüren kadın dergilerinin fikrine göre anatomimiz başka türlü işliyor..
İnsan vücudu hücrelerden değil, her biri kendi başına iş gören noktalardan oluşmuş..
Erkeğin aklına karpuz kabuğu düşürme noktası.. "Bu gece yorgunum.." noktası.. "Salatalık kabuğu cilde çok iyi geliyor.." noktası.. "Bu salak tam bana göre, kaçırmayayım.." noktası.. Taksitli alışveriş noktası..
Bu noktaların bir de belden aşağıyla ilgili olanları var ki en meşhuru "G Noktası" diye biliniyor..
***
Ne işe yaradığını dünkü risalemde anlatmıştım.. Bütün erkekleri define avcısı gibi bu noktanın peşine düşüren dergicilerin kendileri dahi kesin bir adres veremiyor, demiştim..
Erkek milleti bu "G Noktası" olayını çözemeden piyasaya "K Noktası" problemi sürüldü ki fikrimce bu daha da çetrefilli birşey..
Çin işi Japon işi..
İşin aslı şu.. Kendine Amerikalı ismi takmış bir Çinli göçmen, manitası ile halvet olmuş.. Kızın orasını burasını sıkıştırırken bir yandan da "Nasıl etsem de bir numara bulup köşeyi dönsem.." plânları yapıyormuş..
Aralarındaki ilişki o kadar heyecan verici değilmiş.. Bizim özel kanalların macera dizisi tadında olduğundan herif kızı mıncıklarken, kız da çapraz bulmaca çözermiş..
Bir gün nasıl olduysa kız kıpraşmaya, depreşmeye, elindeki bulmaca dergisini rulo yapıp herifin kafasına kafasına ekleştirmeye başlamış.. Çinli de durumun normal olmadığını anlamış..
Kızdaki hallerin sebebini bulmak için kafasını daha beter yormaya başlamış.. Sonunda belli bir noktanın bu işlere sebep olduğuna hükmetmiş.. Kendi ismi de Kevin gibi birşey, adının baş harfini alıp bu noktanın önüne koymuş..
Olmuş size "K Noktası.."
Elin Amerikalısı eline fırsat geçirdi mi asla peşini bırakmaz.. Düşünmüş taşınmış.. "Ben bu kızın bugüne kadar bir hayrını görmedim, bari K noktasının hayrını göreyim.." deyip durumu gazete marifetiyle ilan etmiş.. Bu arada hemen erkek milletine hitaben bir kaset doldurmuş..
- "Aman arkadaşlar.. Kadın milletinde bir K Noktası var ki bunların ek yeri budur.. Dünyanın en imansız kadını da olsa bu noktayı bulup, icabını yaptınız mı iki vakte kadar imana gelir.. Kulunuz köleniz olur.. Erkek olaraktan bunu bilin, buna göre icraatınızı yapın.."
Kasetin meali bu.. Hediyesi de otuz dolar.. Aslında 29 Dolar 95 Cent ama siz insanlık yapıp beş Cent'i almayacaksınız..
***
Aktüel Dergisi'in editoryası bu işlere çok meraklı olduğundan kasedi hemen tedarik etmişler..
Bu Aktüelciler G Noktası meselesine de fana halde kafayı takmıştı.. Tam üç sene G Noktası şurada, yok burada diye yayın yaptılar.. Bunlarda promosyon olarak harita vermek gelenek olduğundan işin haritasını da çıkardılar..
Bayramlardan önce Türkiye Karayolları Haritası.. Bayram aralarında da G Noktası Haritası..
Yalnız vatandaşlarımızdan biraz sersemce olanları dikkat etmeyip, haritaları karıştırdı.. Halbuki ayırmak kolaydı.. Karayolları haritasının üzerinde trafik işaretleri oluyordu..
G Noktası Haritası'nda ise birbirlerine manalı manalı bakan bir kadınla erkeğin fotoğrafı vardı..
Karıştırıp da Karayolları Haritası niyetine, G Noktası Haritası'ndan yol bakan nice vatandaşı ekipler uçurum diplerinden topladı..
O günlerde biz toplum olarak "Tansu Hanım mı daha cesur yoksa Kızılmaske mi?" meselesini tartıştığımızdan işin aslını farkedemedik..
İstikbal göklerde mi?
Aktüelciler de sonunda "G Noktası" işinin peşini bırakıp yayın rotasını değiştirdiler..
Derginin yönetimine "memleketin homoseksüellik sayesinde kalkınacağına" inananlar hakim oldu.. "İstikbal göklerde değil, pantolon kemerinizin altında bir yerde.." politikası gütmeye başladılar..
İşte tam bu sırada K Noktası vak'ası patladı.. Yukarıda söylediğim gibi editoryaları da hemen bu işin kasedini tedarik ettiler..
Artık nasıl dinleyip, ne şekilde tercüme etmişlerse müthiş etkilenmişler.. Derginin son sayısında, oturup K Noktası meselesini beş altı sayfa birden işlemişler..
Gerçi tarafsızlıklarına bir diyeceğim yok.. "Kilise papazının hacısı değiliz, namert kebabının acısı değiliz.." deyip, olaya bilimsel bakmaya çalışmışlar..
***
Bilimsellikleri de şu..
Erkek milletinin "İbrişim kuşak kuşanır, kalkıp öpmeye üşenir.." kısmına seslenip "Aman ha!" diye lafa başlıyorlar..
K Noktası'nın önemini bir eyyam anlatıp "Tesbihim var mercandan, kahve içtim fincandan, deyip kostaklanma.. Eğer bu K Noktası nerede bilmiyorsan sen bir hiçsin.." demeye getiriyorlar..
Hem de öyle ağdalı laflarla getiriyorlar ki komplekslerimiz İzmir'den denize döktüğümüz Yunan askerinin osuruğu gibi düğümlene..
Lakin K Noktası'nın nerede olduğu tıpkı diğer meselede olduğu gibi belli değil.. Kendi ürettikleri rivayet muhtelif.. Ne kadar medya maydanozu varsa işin içine kattıklarından çarşı iyice karışmış..
Biri diyor karşıda, öbürü diyor çarşıda..
Gayret yine meraklısına düşüyor.. Helali ile halvet olduğunda eline tapu kayıtlarında kullanılan Devlet Malzeme Ofisi çıkışlı bir sabit kalem alacak.. Ucunu diliyle tükürükleyip "Burası A noktası, burası B noktası.." diye zabıt tutar gibi kerteriz koyacak..
İş yeniden başa düştüğünde sabit kalemli noktalardan gidip, yolunu şaşırmayacak..
Benim bu meseledeki hizmetim bu kadar, gerisi sizin izanınıza kalmış..
Kıssadan hisse: Pilava meraklı olan kaşığını belinde gezdirir..