'Malımı satar öderim'
Halit Narin, 24 milyon dolarlık borcunu ödemek için bankalarla anlaşamazsa 40 milyon dolar değerindeki arazilerini satıp, sanayiciliği bırakacağını söyledi
Gündemden hiç düşmeyen Halit Narin hakkındaki tüm iddialara cevap verdi. Narin, bankalara olan borcunun 24 milyon doları bulduğunu, buna karşılık Çerkezköy'deki arazilerinin değerinin 40 milyon, tüm servetinin ise birkaç yüz milyon doları bulduğunu açıkladı. Bankalarla anlaşamaması halinde arazilerini satıp, borcunu ödeyeceğini belirten Narin, sorularımızı cevapladı:
* İşçiler neden dava açtı?
İşçimin alacağı birkaç milyon doları bulmaz. Kiraladığımız adam işi bırakıp, kaçmış. İşçi ücretlerini ödemek bir yana, fabrikadaki boruların pamuğunu bile götürmüş.
* Kurmel'le sorununuz nereden kaynaklanıyor?
Kurmel benden dolaylı alacaklı. Benim borcum Kentbank'a. Kurmel bana pamuk sattı. Pamuk kredisi için bana kefalet verdi. Kefaletten dolayı Kentbank'a para ödeyecek. Borç-alacak ilişkisi Narin'le Kurmel arasında değil, Narin'le Kentbank arasındadır.
BANKALAR BOĞAZIMIZDA
* Bu borçları nasıl temizleyeceksiniz?
Kredi mekanizmaları devreye girmezse, malımı mülkümü satıp, sanayicilik devrini kapayacağım. İşin tadı kaçtı. Parasını isteyene malımı veririm, fabrikayı da kapatırım. Ama onlar benden kurtulmazlar, ben onlardan kurtulurum. Bir sanayici de ortadan kalkmış olur. Bu kadarcık bir para için bankalar iki yıldır boğazımızı sıkıyorlar.
*Yunus Atabay size yönelik neler yaptı?
Bizimle ilgili şirket mührünü kullanmış. Fabrikadaki müdürlerin de yaptığı yanlışlıklar oldu. Külfetleri bana devredilen bir sürü resmi muamele yaptı. Narin namına çek verdirmiş. Elimizde 1.5 milyon dolarlık çek, senet var. Bunları bankalara tahsil edin diyorum. Benim üstüme geliyorlar. Fabrika çalışırken sorun değil de, şimdi nakit yok.
*Borçlu gezmeye alışmış bir yapıda olduğunuzu söylüyorlar. Gerçekten borçlu olmayı seviyor musunuz?
Halit Narin borçludur ama yatırım yapmak için borçludur. Bu lafı söyleyen sanayisi olmayan, repoda parası olan biridir. Beni tanıyanlar bilir ki, devamlı yatırım yaptığım için borcum vardır. Aksi halde Narin Mensucat bu kadar büyür müydü?
* Her şeyi denediğinizi mi söylüyorsunuz?
Gösteriş tarafında hiç olmadık. Tekstilcilerin çoğu ithalatçı oldu. İthalatçı olsam, bugün de olurdum. Rahmetli babam beni böyle yetiştirmedi. Tüccar olmak benim karakterimle bağdaşmaz.
*Bankalarla anlaşma zemini yok mu?
Ya bankalar bizimle fabrikayı çalıştırmak için uzun vadeli destek olacaklar ya da dediğim gibi malımı onlara vererek veya satarak borç tasfiye edeceğiz. Dolayısıyla, ilki olursa Narin Ailesi yeniden yük altına girerek fabrikaları çalıştıracaktır. İkincisi olursa malını satıp, borcunu kapayacak. Kalanıyla da huzurlu yaşayacak.
* Bu babanızdan aldığınız terbiyeye ters düşmez mi?
Düşer ama hükümet, bankalar ve adamların yanında olmazsa ne yapacaksın.
* Geriye baktığınızda ne yapmazdınız?
Kayıtlı bir mükellef olmazdım. Bir de Yusuf Atabay'a fabrikayı kiralamazdım. Esnaflıktan gelmiş, tüccar olan bir insanı fabrikatör yapmak doğru değildir.
"Kimseye yalvarmam"
* Bu duruma düşmenizde ekibinizin de payı yok mu?
Olabilir. Bu durum sadece Narin Mensucat'ta olsaydı, hepimiz hatalı olurduk. Her sektörde kriz var.
* Bu sıkıntıyı herkes yaşadı. Kimse radikal çözümler üretmedi..
Benim karakterim bu. Kalkıp da banka müdürünün karşısında eğilip bükülemem. Yalvararak sanayicilik yapmam.
* Türkiye'de krizlere daha hazırlıklı yakalanmak için daha önce hiçbir çalışma yapmadınız mı?
Yapılacak bir tek şey vardı, 1995 yılında fabrikayı kapatmak. Faizin bankalar tarafından keyfi yükseltilmesine, hükümetin aldığı tedbir yok.
* Kriz döneminde ilk çare olarak fabrikayı satmak mı aklınıza geldi, başka arayışlarınız hiç olmadı mı?
Yurtdışından ortak bularak, pazarlama işleri ve yönetim operasyonlarının hepsi yapıldı, ama tutmadı. Herkes üretimi bıraktı, ithalata başladı.
Nur ÖZTÜRK İLK
|