|
|
KKTC'ye 12 Mart modeli
Eroğlu, Türkiye'nin 1971'de kurduğu Nihat Erim hükümetinin aynısını kurmak için kulis yapıyor
Mevcut bakanlar istifa edecek Ekonomik reformlar başlayacak. Özelleştirmeye ağırlık verilecek
K KTC'nin içinde bulunduğu derin ekonomik ve siyasi krizden kurtulması için teknokratlardan oluşan bir reform hükümeti modeli öneriliyor. Dün Lefkoşe'de Başbakan Derviş Eroğlu başkanlığında toplanan Ulusal Birlik Partisi yönetimi bünyesinde taraftar bulan görüş, resmen ilan edilmiş değil. Ancak Kuzey Kıbrıs'taki açmaz, fikrin kısa sürede adada yayılmasını sağladı. Öneriye göre, partiler arası varılacak anlaşma sonucu, bakanlar koltuklarını aktif siyaset dışındaki uzman kadrolara terkedecek.
Bu uzman kadro da, üç yıldır Türkiye'nin önerisiyle KKTC'de uygulanmaya çalışılan ekonomik reform paketini uygulayacak.
Türkiye'de 12 Mart 1971 müdahalesi sonrası oluşturulan Nihat Erim hükümetini andıran modelin, Ada'nın kuzeyine ekonomik ve siyasi istikrar getirebileceği öne sürülüyor.
İşte Reform paketi
Ekonomik paket 3 unsura dayanıyor:
- Özelleştirme: Ankara, 3 yıldan bu yana, KKTC'de elektrik santrali başta olmak üzere pek çok hizmetin özelleştirilmesini istiyor. Hizmetin daha ucuza mal olacağı savunuluyor. Ancak KKTC partileri özelleştirmeyi uygulamaya yanaşmıyor.
- Kamu harcamaları: Her yıl Türkiye bütçesinden 100 milyon dolar, yani 63 trilyon lira destek alan KKTC bütçesinde 12 ayda 13 maaş gibi uygulamalar var. 180 bin nüfusun 80 bininin çalıştığı, 20 bin kişinin devletten maaş aldığı ülkede 10 yıl çalışan emeklilik hakkına sahip oluyor. Geçen yılki seçimler öncesi memurlara yüzde 40 zam verilmesi sayesinde bütçe açığı 80 trilyon liraya ulaştı. Bu yılın ilk altı ayındaki bütçe açığı ise 26 trilyon lira.
- Kamu hizmetleri: KKTC'de ciddi bir sanayi ve tarım üretimi bulunmuyor. Elektrik, su gibi hizmetlerin karşılığı çoğu zaman, siyasi manevralar sonucu tahsil edilemiyor.
Neden teknokratlar?
Siyasi iktidarlar bu reform paketini neden uygulayamıyorlar? Gerek Lefkoşe gerekse Ankara'daki kaynaklar, KKTC'deki mevcut siyasi kadroların artık birbirlerini fazlasıyla yıprattığına ve herhangi bir programı uygulayamayacak duruma geldiklerine inanıyorlar. Başbakan Bülent Ecevit, KKTC'deki ekonomik çöküşü büyük oranda uygulanan ambargoya bağlasa da, Meclis, Dışişleri, Genelkurmay koridorlarında, tek nedenin bu olmadığı yüksek sesle konuşuluyor. Ankara'dan Lefkoşe'ye verilen maddi desteğin çarçur edileceği inancı o kadar yaygın ki, yapılması gereken hizmetler için kredi açılmıyor. Ancak verilecek destek karşılık alınacak şekilde verilmeye çalışılıyor. Bunun örneği üç yıldır yapımı süren çift şerit Girne-Lefkoşe karayolunun, Türkiye'den gönderilen makine, ekipman ve personelce inşa edilmesi.
Kaynaklar, teknokrat hükümet modelinin siyasi kadrolara halkla güven tazelemek için zaman tanıyacağına inanıyorlar. Fikir, henüz yeni olduğu için Ankara'da resmi bir tepki bulmuyor. Ancak 'mevcut durumdan daha kötü olamaz' yorumlarına yol açıyor ve 'soğuk bakılmıyor'.
Partilerüstü hükümet
12 Mart 1971'de Genelkurmay Başkanı ve üç kuvvet komutanı "ülkedeki sosyal ve ekonomik huzursuzlukları" gerekçe göstererek Cumhurbaşkanı, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu'na muhtıra verdi. Zamanın Başbakanı Demirel istifasını verince Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, yeni bir Başbakan görevlendirdi. Sunay, 19 Mart'ta CHP Kocaeli Senatörü Nihat Erim'den "partilerüstü bir hükümet" kurmasını istedi. Erim'in kurduğu teknisyen ağırlıklı kabinedeki 25 bakandan 14'ü Meclis dışından hükümete girdi. Ancak bu bakanlardan 11'inin, aynı yılın 3 Aralık günü "kalkınma hamlesi ve reformları, Atatürkçü bir görüşle gerçekleştirme olanağı kalmadığı inancı ile" istifası sonucu, aynı gün Erim de istifa etti. 12 Mart partilerüstü hükümet modeli son buldu.
'Cumhurbaşkanı dahil herkes istifa etmeli'
Batık bankalardan mevduatlarını alamayan mudilerin Meclis'i basarak yarattığı kriz, Kuzey Kıbrıs'ta bardağı taşıran son damla oldu. Siyasi kulislerde, Başbakan Derviş Eroğlu ve hükümetinin istifa etmesi gerektiği konuşuluyor. Ana muhalefetteki Demokrat Parti'nin Başkanı Serdar Denktaş, içine girilen krizden kurtulmanın tek yolunun, kurulacak bir geçiş hükümetinde olduğunu söyledi.
Başbakan yardımcısı Mustafa Akıncı ise, yalnızca hükümetin değil Cumhurbaşkanı'nın istifa etmesini ve Meclis'in kendisini feshetmesini istedi. Eleştirilerin merkezi olan Başbakan Eroğlu ise, istifa etmesinin söz konusu olmadığını söylüyor.
Yazılı açıklama yapan Cumhurbaşkanı Denktaş'ın oğlu Serdar Dentaş, "Gerçek acı da olsa ortadadır. Bu olay kimsenin provokasyonu değildir. Bu olay, geleceğini göremeyen halkın bilinçsizce ortaya koyduğu bir tepkidir" dedi.
"REVİZYON GEREKİYOR"
Denktaş, kurulacak bir ulusal hükümetle sorunların ortadan kaldırılması, halkın siyasetçiye olan güveninin yeniden kazanılması gerektiğini vurguladı. Mevcut siyasi sistemin komple değişmesi gerektiğini dile getiren Akıncı ise "Meclis kendini yeniler, hükümet çekilir, Cumhurbaşkanı da istifa eder. Daha önce dile getirdim, hükümet içinde bir takım revizyonlar gerekiyor" dedi.
Başbakan Eroğlu ise dün tüm baskılara rağmen istifa etmeyeceğini bir kez daha yineledi.
MURAT YETKİN
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|