


Uluslararası ölçü
Bizim gibi ülkelerde hemen bir iç değerlendirme mekanizması kurulur. Politikacılar, sanatçılar, yazarlar, gazeteciler, televizyoncular, bilim adamları, doktorlar, hatta sporcular sadece ülke sınırları içinde geçerli olan itibar ve para merdivenlerine yerleştirilirler.
Kimi üstte yer kapar, kimi ortada, kimi altta.
Toplumun iç hiyerarşisi böyle oluşur.
Ama bu sıralama sadece sınır kapılarına kadar sürer. Türkiye sınırlarından dışarı bir adım attın mı herşey değişir.
Büyük sanılan adam birden küçülür, bazen küçük sayılanlar büyür.
***
Yanlış değerlendirme sisteminin önündeki tek engel, uluslararası ölçülere kavuşmak.
Türkiye son yıllarda bu kapıyı zorluyor.
Alt üst olmuş değerler sistemini yerine oturtmanın en doğru yolu da bu.
Uluslararası ölçünün en güzel kanıtı, yurt dışında top koşturan futbolcularımız.
Milyonlarca dolar ödeyerek futbolcularımızı alan takımlar, dişe diş göze göz bir mücadele içinde.
Bu mücadelede kimse kimseye torpil yapamaz.
Futbolcular, deyim yerindeyse, ayak bileklerinin hakkıyla oradalar.
***
Sporcularda durum net: Çünkü atılan golün, koşulan mesafenin, sıçranan yüksekliğin tartışılacak tarafı yok.
Sonucu sayılar belirliyor.
Ne var ki sanat aleminde iş biraz daha karışık. Çünkü ayrı kültür referansları, yanlış değerlendirmeler, yorumlar söz konusu.
Ama buna rağmen az sayıdaki romancımız, sanatçımız da bu standardı yakalayabiliyor.
Kitapları yurt dışında basılıyor, filmleri izleniyor, sergileri geziliyor, müzikleri dinleniyor.
Dünya bu ürünlere para veriyor.
Mesela Mısır'da kimbilir ne önemli insanlar, ne etkili çevreler vardır ama Londra'da, New York'ta, Paris'te kitapçı dükkanlarına girdiğinizde egemenlik Mısırlı romancı Necip Mahfuz'undur artık.
Çünkü başka bir ölçeğe geçilmiştir.
Dünya basını açısından da böyledir durum.
***
İşte gerçek başarının ölçüsü bu. Türkiye'de yaratılan sahte şöhretlerin dayanıksızlığının, sadece medya bahsettiği zaman var olabilmesinin nedeni de bu.
Ulusal ölçülerini, uluslararası ölçülere uydurabilen ülkeler dünyada saygın bir yer ediniyor.
Yoksa "Dünyaya ters de düşse benim ölçülerim böyle!" diyorsanız, dünya da size aldırmayıverir.
Bir romancınızın sözünü, bütün ülkenin sözünden daha önemli sayar.
Ve siz değerliyi değersiz, değersizi değerli göstermek için sürekli yalan söylemek zorunda kalırsınız.