YAKLAŞIK 20 yıldır özel sigorta sektöründe çalıştığını, sigorta prim üretimi açısından orta halli bir portföye sahip bulunduğunu, ailesini geçiminin tamamını bu işten sağladığını belirten Zeki Zeybek adlı okurumuz, LPG kullanımının sadece taksisi esnafıyla bağlantılı olmadığını vurgulamış; bize şöyle yazmış:
"POLİÇE dağıtımı, tahsilat gibi işler için aracımla kent içinde her gün 150-200 kilometre yol yapıyorum. Benzin kullandığım dönemde aylık yakıt tüketimin 300 milyon lira idi. LPG'ye geçişten sonra rahat nefes aldım. LPG'li araçlar gıda, giyim, elektronik eşya vb. gibi konularda pazarlama yapan şirketlerce de artık yaygın olarak kullanılıyor. LPG sayesinde sağlanan yakıt tasarrufu elbette ki, tüketici fiyatına olumlu bir şekilde yansıyor. Şahsen ben, bu sayede tüketiciye daha ucuz poliçe satabiliyorum.
BUNUN yanısıra hizmet sektöründe, örneğin avukatlar, gümrük komisyoncuları, muhasebeciler, turizmciler, sağlıkçılar da her gün artan benzin fiyatlarından kaçarak LPG'ye yöneliyor. LPG kullanımının yaygınlaşmaı hem maliyetleri, girdileri düşürüyor ve piyasa ekonomisine olumlu katkı sağlıyor; hem de özellikle İstanbul gibi dev çevre sorunlarıyla boğuşan bir kentte hava kirliliğiyle mücadelede can simidimiz oluyor. LPG'nin temiz enerji olduğunu hepimiz biliyoruz; bütün dünya bu enerji türünün kullanımını özendiriyor, yaygınlaştırıyor.
OTOGAZ kullanımı en az taksiciler kadar, hatta onlardan daha çok, diğer meslek gruplarını, sektörleri ve sağlığımızı ilgilendiriyor. Yetkililerin bu konuda yanlış ve vatandaşı LPG kullanımından soğutucu uygulamalara gitmemesini dilerim."
DOĞRU ve yaygın kullanım halinde LPG'den elde edeceğimiz büyük kazançları okurumuz, mektubunda gayet net şekilde ortaya koyuyor; eklenecek bir şey yok. LPG sorununu "taksici polemiği" kısır döngüsünden çıkarmalı, gerçekçi değerlendirmeler yapmalıyız.