kapat

24.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Türk usulü

Alman gençleri arasında argo bir deyim moda oluyor: "Los Machen Wir Turkisch" (Haydi Türk işi yapalımın tam karşılığı) "Gelin kurala boşverelim" anlamına da geliyor. Hatta; işi, konuyu sulandıralım, sululuk yapalım demek de oluyor.

Daha çok bu deyim önceleri trafikte kullanılıyormuş. Ama Almanya'da lisanen de olsa kural çiğnemeye fazla imkan bulunmadığından deyim alan değiştirmiş. Şimdi daha çok okulda, işyerinde kural çiğnemeyle, rutin dışına çıkmayla kullanılıyormuş.

***

Her altı Türk ailesinden birinin bir uzak ya da yakın akrabasının Almanya'da yaşadığı biliniyor.

Ailecek bu ölçüde içiçe olununca Türkler'le Almanlar'ın birbirinden etkilenmemesi olanaksız.

Almanya'da içkili araba kullanma eğilimi son dönemde artmış. Artık bunda Türkler'in bir rolü var mı bilinmiyor. Ama Federal hükümet derhal önlem almış. Cezalar yeniden düzenlenmiş.

Kandaki alkol oranı için öngörülen "promil" oranı seksenden elliye indirilmiş.

Bunun için ne Meclis araştırması yapılması beklenmiş ne de yasa çıkması... Medyanın konuyu magazinleştirmesine, sulandırmasına da elbette olanak tanınmamış.

"Trafikte Kayzer Wilhelm dönemi" diye bir başlık ünlü Bild Gazetesi'nin manşetinin suyunu akıtırdı. Ama konu trafik olunca "Los Machen Wir Turkisch" kesinlikle fırsat verilmiyor.

"Los Machen Wir Turkisch" kendi polis örgütüne güvenmemek, hatta yerli yersiz suçlamak, herhalde ulusal bir ayıp olmalı.

Ülkemizde polisin içindeki çürük adetin herhangi bir meslek kolundan daha fazla olduğunu söyleyecek hiçbir resmi bulgu yok.

Aksine poliste, hiçbir meslekte görülmeyen acımasız bir Türk ayıplama mekanizmasının da çalıştığı bir gerçek. Son dönemde üçbinin üzerinde polis memuru "mesleğe aykırı davranış" nedeniyle polislikten ihraç edildi. Bir okadarı da çeşitli cezalara çarptırıldı.

Şimdi Türiye'de belediye ve öteki memuriyet de dahil hangi meslekte böyle bir çark işletiliyor. Avukatlıkta mı, doktorlukta mı, şoförlükte veya bakanlıkta mı?..

***

Trafikte ceza arttırımı elbette sihirli değnek değil ama yine de çok şey. Özellikle para cezaları ne zaman gündeme gelse hemen şu itiraz:

- Polise rüşvet artacak.

Bundan daha boş, tutarsız ve ayıp bir anlayış olamaz.

Bir kere polis rüşvet alıyor diye yaygın bir kanı varsa bu trafik dışındaki suçlar bakımından daha vahim.

Öyle ya polis rüşvet alınca katili de bırakır, ırz düşmanını da, teröristi de bırakabilir. Çünkü onların cezaları çok daha ağır çok daha rüşvet almaya uygun.

Yok eğer polis içinde özellikle trafik polisi rüşvetçidir deniyorsa bu daha da ayıp.

Çünkü rüşvet hem ahlaken hem hukuken iki taraflı işlenebilen bir suç.

Trafikteki rüşvet suçunun bolluğu, alandan çok verenin, vermeye hazır olanın sayısı çok hemde pekçok olmasından...

Özetle trafikteki rüşvet ayıbı polisin değil önce sürücü yurttaşın ayıbıdır.

Yurttaş, adam gibi işlediği suçun cezasını ödemek yerine paranın ucunu göstererek trafik polisini baştan çıkarıyorsa, suça ve ahlaksızlığa itiyorsa ortadaki ayıp polisinkinden çok yurttaşın ayıbıdır...

Bizde de eskiden beri "Alman usulü" diye bir deyim var: "Hesabı ayrı ödemek" anlamına geliyor. Ama, işin kuralına göre yapılmasına da Alman usulü denilebiliyor.

Trafikte Alman usulüne geçmek, artırılacak ceza konusunu rüşvetle karıştırmamak gerek. Tabii bir de sulandırmamak, trajik boyutlara ulaşan trafik konusunu manşetlerde sulandırmamak gerek.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır