kapat

24.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Köşk kemer sıktı
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in başlattığı tasarruf atağı sayesinde Köşk harcamaları Haziran'da düştü

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Çankaya Köşkü'nde "kemerleri sıkıyor". Hemen hemen tüm kamu kurumları bütçe ödeneklerini aşarken, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı döneminde Hazine'ye ödenek iadesi yapan Sezer, yaklaşık 2 aylık Cumhurbaşkanlığı döneminde Köşk bütçesinde önemli ölçüde tasarrufa gitti. Çankaya Köşkü'ndeki tasarrufun önemli bölümü, koruma ve danışman sayısının azaltılmasından kaynaklanıyor.

Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü verilerine göre 2000 yılı bütçesinde Cumhurbaşkanlığı'na ayrılan toplam ödenek 13 trilyon 601 milyar lira. 2000 yılı için ayrılan genel bütçenin toplamı ise 46 katrilyon 702 trilyon lira düzeyinde. Buna göre Cumhurbaşkanlığı bütçesinin genel bütçe içindeki payı on binde 3 düzeyinde. Bir başka deyişle devletin harcadığı her on bin liranın 3 lirası Cumhurbaşkanlığı'nın masrafları.

Cumhurbaşkanlığı'na ayrılan 13.6 trilyon liralık bütçede üç önemli harcama kalemi bulunuyor. En büyük harcama kalemi 5 trilyon 660 milyar lira ile yatırımlar. Çankaya'dan, İstanbul Huber Köşkü'ne kadar Cumhurbaşkanlığı'na ait tüm bina ve tesislerdeki yapım ve onarım işleri için bu ödenekten para harcanıyor. İkinci önemli kalem ise personel giderleri. Cumhurbaşkanlığı, personel maaş ve ücretleri için bu yıl 3 trilyon 769 milyar lira harcayacak. Üçüncü kalem 4 trilyon 111 milyar lira ile "diğer cari harcamalar". Bu kalemden ise, Cumhurbaşkanlığı'na ait araçların benzininden, Çankaya'da verilen resepsiyonlardaki ikramlara kadar tüm giderler karşılanıyor. Yatırım, personel ve diğer cari harcamaların toplamı Cumhurbaşkanlığı bütçesinin yüzde 99'unu oluşturuyor, yani hemen hemen hepsini...

HAZİRAN'DA DÜŞÜŞ
Türkiye bütçesi ve Cumhurbaşkanlığı'nın harcamalarına bir göz attıktan sonra gelelim Çankaya'nın ilk 6 aylık bilançosuna...

9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel 16 Mayıs akşamı görevini Ahmet Necdet Sezer'e devretmişti. Dolayısıyla ilk 6 aylık bütçenin 4.5 ayı Demirel'e, son 1.5 ayı ise Sezer'e ait.

Köşk'ün 2000 yılı Ocak ayı harcaması 574 milyar. Aylık harcama Şubat'ta 770, Mart'ta 542, Nisan'da ise 756 milyar lira düzeyinde. Mayıs'ta ise 1 trilyon 14 milyar lira gibi yüksek bir harcama dikkat çekiyor. Bu ayın ilk 16 günü Demirel'in, kalan 15 günü ise Sezer'in koltukta olduğu döneme rastlıyor. Tamamı Sezer dönemine denk gelen Haziran ayında ise harcamalar aniden eski seviyelerine düşüp 692 milyar liraya iniyor. Mayıs'taki yüksek rakamı devir teslim törenleriyle açıklamak mümkün.

Cumhurbaşkanlığı'nın harcama trendlerindeki değişikliği daha iyi anlayabilmek için 1999 yılı harcamalarına da bir göz atalım:

Köşk, geçen yıl Ocak'ta 373 milyar harcamış. Bu yılki harcama 574 milyar. Artış oranı yüzde 53. 1999 Şubat'ında 354 milyar lira olan masraf, bu yıl yüzde 117 artışla 770 milyara ulaşmış. Mart harcamaları ise sırasıyla 390 milyar ile 542 milyar. Artış oranı yüzde 38. Nisan 1999'da 415 milyar olan harcama, bu yıl yüzde 82 artışla 756 milyar olmuş. Geçen yıl 334 milyar olan Mayıs harcamaları ise yüzde 203'lük artışla bu yıl 1 trilyon 14 milyara ulaşmış. Haziran ayı harcamaları ise bir yıl içinde yüzde 32 artışla 524 milyardan 692 milyara yükselmiş.

İkinci analiz de Köşk'teki harcama trendinin değiştiğini gösteriyor. Çünkü bu yılın ilk 6 ayı geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında en düşük artış oranı yüzde 32'yle tümü Sezer'le geçen Haziran ayında ortaya çıkıyor. Mayıs'ı hesaba katmazsak tümü Demirel'le geçen ilk 4 aydaki artışlar yüzde 38 ile yüzde 117 arasında değişiyor.

MASRAF NASIL AZALDI?
Sezer'in yatırımlarla ilgili ne tür kararlar aldığı veya ne tür planlar yaptığı bilinmiyor ama Haziran'da ortaya çıkan ve önümüzdeki aylarda sürmesi beklenen tasarrufların personel ve diğer cari ödeneklerden kaynaklandığı ortaya çıkıyor.

Sezer'in en çok tasarruf ettiği yer Cumhurbaşkanlığı personeli. "Beni vuracaklarsa, her şart altında vurabilirler" şeklindeki sözleriyle "çok sıkı koruma önlemlerinin her zaman işe yaramayabileceğini" vurgulayan Sezer'in ilk işlerinden biri güvenlik personeli sayısını azaltmak oldu. Çankaya Köşkü'nden edinilen bilgilere göre 390 civarındaki koruma sayısı 260 seviyelerine çekildi. Sezer, danışman sayısında da önemli indirime gitti. Demirel döneminde 22 olan danışman sayısı Sezer döneminde 4'e çekildi. Çankaya bürokrasisinde bazı önemli makamlar boşalınca, sekreter, yardımcı ve şoför sayılarında da önemli azalmalar oldu. Böylece Mayıs ayı itibariyle yaklaşık 1.000 kişi olan Köşk personeli 750 kişi seviyelerine geriledi.

Cari harcamalar kalemine gelince... Güvenlik, danışman ve diğer personel sayısındaki bu dramatik azalma araç kullanımını da azalttı. Araç kullanımı azalınca, benzin ve bakım giderleri de düştü. Bununla birlikte kırtasiye ve benzeri büro harcamaları da geriledi. Çok daha önemlisi Çankaya'daki birçok lojman boşalınca önemli ölçüde tasarruf sağlandı.

Göreve başlayalı çok kısa bir süre geçti ama Sezer'in Demirel'e göre çok daha az yurtiçi ve yurtdışı gezi yapacağı da anlaşılıyor. Elimizdeki bütçe verilerinin kapsadığı dönemde; Sezer, Ata uçağını kullanarak sadece Suriye ve KKTC'ye gitti. Tek yurtiçi gezisi ise Marmaris Aksaz'a oldu. Sezer, yurtdışı gezilerine kısıtlı sayıda personel alırken, gazeteci götürmedi. Demirel döneminde hemen hemen her yurtdışı gezisine gazeteciler de davetli olarak katılıyordu. Sezer döneminde Çankaya'daki resepsiyon sayısı da oldukça azaldı. Gezi ve resepsiyonlardaki azalma cari harcamalar kaleminde tasarrufa yol açtı.

PARANIN ÖNEMİ
Haberin başında da değinmiştik. Cumhurbaşkanlığı bütçesinin genel bütçe içindeki payı binde 3. Rakam olarak çok önemi yok. Cumhurbaşkanlığı'nın bir yıl içinde harcadığı para, Hazine'nin birkaç saatlik faiz harcamasına eşit. Ama Haziran rakamlarında sinyalleri verilen tasarruf, ağır bir istikrar programı yürüten devletin diğer kurumlarına örnek olması açısından oldukça önemli.

Madalyonun diğer yüzünde ise verimlilik var. 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hemen hemen her hafta sonunu Türkiye'nin değişik bir köşesinde geçiriyordu. Sadece depremden etkilenen yerleşim bögelerini yaklaşık 40 kez ziyaret etmişti. Yurtdışında da özellikle Türk Cumhuriyetleri'ni her fırsatta ziyaret ederek Türkiye'nin bölgeye ağırlığını koymasını sağlamıştı. Demirel'in bu aktivitesi doğal olarak Çankaya'nın bilançosuna yansımıştı.

Tasarrufun mu, yoksa daha aktif cumhurbaşkanlığının mı Türkiye için daha yararlı olacağını görmek için, yani daha adil bir karşılaştırma yapabilmek için zamana ihtiyaç var...


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır