Trabzon, bu turnuvanın şampiyonu oldu. Kutlarız. Bizim için önemli olan her 2 takımın da ortaya koyduğu futboldur. Ben Trabzon'u F.Bahçe'ye göre biraz daha iyice gördüm. Tabii ki her 2 takım da henüz hazır değil.
F.Bahçe, sakat Mirkoviç'in dışında kurulacak en iyi kadroyu sahaya sürdü. Trabzonspor maçın ilk çeyreğinde 3 net gol pozisyonuna girdi. Hami kaçırırken Rüştü'nün de kurtarışlarını es geçemem. Bu dakikaya kadar oyun Hami ile Rüştü ile arasında geçti desem abartmış olmam.
Trabzonspor üst üste gol pozisyonları bulurken Uche'nin savunmaki hataları ne yazık ki rakip takımın hücumlarına davetiye çıkaran oldu. Allahtan F.Bahçe kalesinde Rüştü gibi çok iyi bir kaleci var da bu mutlak gollere izin vermiyor.
Biliyorum daha henüz sezonun başı. Eleştirilerimiz henüz erken gözükebilir. Benim mantığım sezon başında yanlış veya eksik gördüğümüz yerleri belirtip düzlüğe çıkılması için öneride bulunmaktır.
F.Bahçe'nin orta sahası hiç de içaçıcı değil. Oynayanların yenilerinden söz etmek isterim. Denizli, Revivo'ya patronluk vermiş anlaşılan ki, her topa maydanoz. Hani neredeyse aut atışlarını o kullanıyor. Ama maçın kaderini belirleyecek penaltı atışlarına gelince, kaçıran da Revivo oluyor. İyi futbolcu, saha içinde patronluğunu kendi ilan eder. Tamam... Ama elleri belinde yürüye yürüye top oynamak arkadaşlarının akıttığı teri inkâr etmektir.
Dört sezondur F.Bahçe için sabır, sabır dedik. Sarı-lacivertli taraftarlar sabırtaşı olsalardı çatlarlardı. Artık sabır yok. F.Bahçe'nin her maçını kazanması gerekir. Ben şampiyon olmamış F.Bahçe'ye F.Bahçe demem. Bu da böyle biline.