Koray'ın "manevi kız kardeşi" Döndü Kastamonulu, Koray'ın ölümünü şöyle anlattı: "Akşam gayet iyiydi. Salonda oturdu, TV izledi. Daha sonra yattı. Saat 05.30 sıralarında bana seslendi. Midesinin kaynadığını söyleyip benden ilaç istedi. Ben de karbonat getirdim. Bu sırada kalkıp salona geçti. Ben de bir şeyler daha getirmek için mutfağa gidip salona döndüğümde, onu yere yığılmış halde buldum."
Koray, ambulansla Dr. Siyami Ersek Kalp ve Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ne götürüldü. Burada, öldüğü anlaşıldı. Hastaneden Dr. Tezel Ulusoy, Koray'ın kalp rahatsızlığı bulunduğuna ve daha önce hem kalbinden hem de beyninden operasyon geçirdiğine dikkati çekerek şunları söyledi: "Sabah ölü olarak bulunmuş, ölü olarak hastaneye getirilmiş. Müdahale şansımız olmadı. Bu tür hastaların büyük heyecanlara ve gerilimlere tahammülleri azdır. Heyecana kapıldıysa, ölümü de bu nedenle olmuş olabilir."
Gazetemizin, yeniden yayın hayatına geçmesine bir ay kala, Akşam'da göreve başladım.
Mürekkep kokuları ile, ilk sayının ilk baskısı gazete idarehanesine geldiğinde, kapıda karşılayanlardan birisi de bendim.
Akşam, yeni bir çocuk gibi konuverdi kollarıma. Geçen yıllar içinde AKŞAM'la birlikte yaşlandım. Ama ihtiyarlamadım. Bu gazete benim yaşam sevincim oldu.
Tirajımız milyonlara ulaşınca, bizi, yani gazetemizi dağıtmak istemediler. Yollara çıktık. Elimizde gazetemiz, sokaklarda kendimiz satıp yaşatmaya çalıştık. Sizler, siz değerli ve vefalı AKŞAM'cılar, bir an bile bırakmadınız bizi. Bir an bile bize arkanızı dönmediniz. Zaten bırakıp arkanızı dönse idiniz, bugün bu gazete yaşamıyordu.
AKŞAM, sizlerin sayesinde tırmandı durdu. Tırmanan bu gazetenin bir yazarı olmaktan hep gurur duydum. Hayatımın en acı günlerinde sizler benim derdimi paylaştınız. Hepinize teşekkür borçluyum.
12. sayfada Cumartesi günleri hariç, devamlı olarak sizlere yazdım. Cuma günleri isteğiniz doğrultusunda vecizelere, pazar günleri fıkralara yer verdim.
Hergün "Günün şiiri" adı altında, ya bir ünlü şairimizin ya da şair bir okurumuzun şiirini yayınladım.
Çıktığı günden beri aşığı olduğum, fikirlerine, prensiplerine, görüşlerine bağlı bulunduğum Hazret-i Mevlana'nın bir güzel sözünü sizlere sundum. Ama Allah'ın AKŞAM gazetesinde yazdığım yazılara koyduğu süre, biçtiği müddet sona erdi. Bugün AKŞAM gazetesinde sizlere son defa hitap ediyorum. Bütün amacım öldüğüm gün, AKŞAM'daki sütunumun boş olarak yayınlanması idi. Ama kısmet değilmiş. Ne yapalım...
Gazetemiz yönetimi, yazılarıma bundan böyle kardeş yayınımız "GÜNEŞ" gazetesinde devam etmemi istedi.
Yarından itibaren yazılarıma aynı stil ve sistem içerisinde "GÜNEŞ" gazetesinde devam edeceğim. AKŞAM'dan sizlere veda ediyorum ama GÜNEŞ'te merhabalaşmak dileğim. Orada buluşalım mı?
AKŞAM bitiyor, GÜNEŞ doğuyor. GÜNEŞ, CENK MEYDANI'nın üzerine doğuyor. GÜNEŞ'in hiç batmaması temennisi ile, sizlere şükran, sizlere minnet, sizlere saygı sunuyorum.
Allahaısmarladık AKŞAM'ın değerli okurları...