kapat

20.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
RAUF TAMER(rtamer@sabah.com.tr )


Küsmek mi?

Demirel'in meşhur öğütü'dür siyasilere:

- Yüz yüze bakamayacak hâle gelmeyin.

Niye?

Çünkü bir gün yüzyüze bakmak zorunda kalırsınız.

Geçen yıl biz bu cümle üzerine 3-5 yazı yazdık... Örnekler verdik.. Bir daha yüzyüze bakamayacak sandığımız nice siyasetçinin, hiç bir şey olmamış gibi sonradan pekâla aynı partide, ayın ilkede, aynı hükümette mevzilendiğini gördük.

Son 25 yılın dökümünü yaptık.

*

Bugün yazacağım şey, siyasetçi-gazeteci ilişkileridir.

Onlara da benim -acizâne- tavsiyem:

- Yüzyüze bakamayacak hâle gelmeyin.

Niye? Çünkü gördük ki pekâla yüz yüze bakmak zorunda kalıyorsunuz...

Bir kere, şunu bilelim:

Siyasetçi-gazeteci birbirine küsmez... Küsmemeli...

Yani küsecek noktaya gelmemeli...

İkisi de mesafeyi iyi ayarlamalı.

Biz ne hısım'ız, ne de hasım.

Sadece işimizi yapıyoruz. Birbirimize küsecek kadar bir yakınlığımız yok... (Çok özel dostluklar hariç)

*

Ama birbirimizi çok kırdık.

Hele son 5-6 yıl, çok kırdık.

Kimin haklı, kimin haksız olduğunu araştırmıyorum. Onlar geride kaldı.

Ne var ki, arşivleri açsanız onların bizim için ve bizim onlar için söyleyip yazdıklarımızı bir okusanız, dudaklarınız uçuklar... Ve zannedersiniz ki, bir daha yüzyüze bakmayacağız. El sıkışmayacağız... Birbirimizin kapısının önünden bile geçmeyeceğiz.

Ne gezer?

İlişkilerimizi -aramızda hiç bir şey olmamış gibi- şimdi aynen sürdürüyoruz.

Onları davetlerimize çağırıyoruz... Geliyorlar.

Bizi davet ediyorlar... Gidiyoruz.

Büyük kutlamalarda, anlamlı törenlerde, hatta çok özel yemeklerde, yine yan yana, göz göze ve yüzyüzeyiz.

Sarmaş dolaş öpüşüyoruz.

Böyle yapacağımıza keşke hiç küsmeseydik... Ne demek küslük?

*

Bunları niye yazıyorum.

Bundan sonrası için herkes üslubuna dikkat etsin diye...

Aramızda kan dâvası yok...

Elbet eleştirilerimizi yazarız ama kimseye hakaret etmeyiz...

Onlar da tekzip ve tavzih yoluyla yanlışlarımızı düzeltebilirler ama ele geçirdikleri her mikrofondan ve ekrandan bize savaş açamazlar. İftira atamazlar... Varsa bildikleri bir menfaat grubu, ancak isimlerini açıklayabilirler, belgelerini ortaya koyabilirler, ama mesleğimizi külliyen karalayamazlar.

Bunlar, hep yapılmıştır.

Ayıp derecesinde yapılmıştır.

Bugün yüz yüze bakabilmemiz, bir mucizedir...

*

SABAH ve MİLLİYET'in ard'arda gelen gecelerinde, kan dâvalı zannetiğimiz bazı siyasileri görünce, çok sevindim.

Biz hancı olduğumuz için elbette ki yolcuları güzel ağırlıyoruz... Saygıda kusur etmeyiz.

Ama bundan sonra bir kere daha yüzgöz olacak halimiz yok... Kalemine ve diline herkes dikkat etsin...

Ve unutulmasın ki:

- Belli bir seviyeye gelmiş insanlar, esasen kimseye küsemezler... Hakları yoktur.

"Eski dostlar" güzel bir şarkıdır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır