


Ah bu dilim! Etti beni dilim dilim..
Söz var iþ bitirir, söz var baþ yitirir.. Lakin ikisinin de hakkýný vermek için önce sözü anlamak gerekir.. Ahalimizin kýsm-ý umumisi kendini ifade etme özürlüsü sayýlýr.. Sebebini anlatamýyorum ama bu da bana dert olur..
Gerçi lügâtýmýzda çok sözcük var ama aklý erenlerin hesabýna göre üç yüz, dört yüz kelime ile konuþuyoruz..
Diðer kelimeleri de katiyen kullanmayýp, lügâtta rezerv olarak saklýyoruz.. Ýcap ettiðinde açýp bakmak için.. Mesela bulmaca çözerken..
***
Abdülhamid rahmetli "Benim kullarým nasýl konuþacaðýný bilmez.. Zaten dinleyen de her bir lafý doðru anlamaz.. Konuþup birbirinin kalbini kýracaklarýna, tedbirimi alayým.. Bir konuþma yasaðý koyayým ki ahalinin baþý aðrýmasýn.." demiþ..
Sansürü baþlatmýþ..
33 yýl sonra tahttan indirildiðinde Ýttihatçýlar "sansürü kaldýrmýþlar" ama milletin kulaðýný da "Kaldýrdýðýmýza bakmayýn.. Siz yine ileri geri konuþmasanýz iyi olur.." demiþler..
Laf dinlemeyip konuþaný hapise atmamýþlar..
Sansür kalktý ya! Her aðzýný açaný hapise atsalar bu kez muhalifleri "Hani hürriyet gelmiþti?" diye výrvýra baþlayacaklar.. Jöntürkler'in Avrupa'daki imajý sarsýlacak.. Onun yerine konuþanlarý orada burada kýstýrýp, kurþunlamýþlar..
Ýyi de oldu.. Padiþahlýktan kalma "huzur verici sessizlik" bu tedbirle devam etti.. Taa ki cumhuriyet zagonu çýkýp da devran deðiþene kadar..
DEVR-Ý CUMHURÝYET..
Cumhuriyeti kuranlar hem hürriyeti hem de demokrasiyi getirdiklerinden bunu göstermek için basýnda sansürün kaldýrýlýþ tarihini "bayram olarak" kutlatmaya baþladýlar..
Bu sayede vatandaþ konuþma özgürlüðüne kavuþturan "tek parti" hükümetleri sadece "Büyüklerimiz aleyhine" konuþmayý yasakladý.. Büyüklerimiz lehine konuþmak serbest olduðundan, bu özgürlük en geniþ biçimde kullanýldý..
Ýþte cumhuriyet farký.. Ýþte Fenerbahçe..
Padiþahlýk devrinin daha iyi olduðunu savunanlara Yavuz Sultan Selim dönemini hatýrlatmak isterim.. Þah Ýsmail ordusuyla yürüyüp Sivas'ý zaptettiðinde Ýstanbul'da veziran takýmý, tef çalýp rakkase oynatýyorlardý..
Konuþmaktan korkan ahali de "Memleketi Þah'ýn kullarý bastý.." diye Ýstanbul'u uyaramýyorlardý.. Yavuz Sultan Selim efendimiz, düþmanýn Sivas'a dayandýðýný üç ay sonra duymuþsa, kabahat kimdedir?
Tabii ki ahaliyi aðzýný açamayacak hale getirenlerde..
***
Demokrat Parti iktidarý "konuþma özgürlüðünü" bir adým daha ilerletti..
Rahmetli Menderes, miting meydanlarýna topladýðý ahaliye söylediði laflarýn yarýsýnýn boþa gittiðini anladýðýndan tedbirli davrandý.. "Herkesi zorlamaz doðru olmaz" dedi..
Sivil, asker ve baþý bozuklardan sadece Demokrat Parti'yi tutanlara "konuþma hakký" tanýdý.. Eh! Zaten toplumun çoðunluðu Demokratlar'ý tuttuðundan bu özgürlük çoðunlukla kullanýlmýþ oldu..
Zamanla çoðunluðu kaybettiklerinden 27 Mayýs geldi.. Bu kez "Çoðunluk bizde" diyenler, Demokratlar'ýn konuþmasýný yasakladýlar.. Böylece "konuþma hakký" yine çoðunlukta kaldý..
Mesela 12 Mart Müdahalesi de "konuþma özgürlüðü" açýsýndan yeni bir adýmdýr.. Ýstemezlerin "rejim zedelendi, demokrasi berelendi.." dediklerine kulak asmayýn..
Çünkü bu müdahale aslýnda "Biraz da siviller sussun, biz konuþalým.." þeklinde ifade edilmiþ bir nöbet deðiþimidir..
SUSMA.. SUSTUKÇA..
Bundan sonrasýnýn çetelesini tutmama gerek yok.. Sizi yakýn tarihimizin ayrýntýlarý ile yoracak deðilim..
Zaten 12 Eylül'den bu günlere nasýl gelindiðini, Hagi'nin Galatasaray'a nasýl transfer olduðunu, Ajda'nýn Yýldýrým Aktuna'ya bir bakýþta nasýl vurulduðunu, Özal'ýn uzaktan kumanda aletini nasýl icad ettiðini, hepiniz biliyorsunuz..
Benim altýný çizmek istediðim þey baþka.. Yüz yýldýr nöbetleþe konuþtuðumuzdan çenelerimiz idmanýný kaybetti.. Sokaktaki haneberduþ vatandaþtan, hükümetimizin baþýna kadar ayný sorunu yaþýyoruz.. Kendimizi ifade edemiyoruz..
Kelime haznemiz yetmiyor..
***
Bu mevzuya ilk uyanan yine Baba oldu.. Baþbakanlýk kadrosunda çalýþýrken gazeteciler kendisini çok sýkýþtýrýrdý.. Yine böyle birgün, altýndan kalkamayacaðý bir soru sorulmuþtu..
- "Dilhžn oldum.." deyip iþin içinden çýktý..
"Dilhžn" sözcüðü kelime kontenjanýmýzý aþtýðýndan, medya kullarý olarak apýþýp kaldýk.. Artýk soru bombardýmanýnýn devamý hak getire.. Bilmediðimiz "Dilhžn" kelimesini kafaya çamaþýr tokmaðý gibi yemiþiz.. Kimde mecal var ki?
Cahillik gayretiyle herkes gazetesine koþup sözlüðünü aramaya baþladý.. Osmanlýca sözcükten söktürdük ki Baba gazeteci milletini baþýndan savmak için "Ýçim kan aðlýyor.." demeye getirmiþ..
Sonra bu taktiði diðerleri de kaptý.. Erbakan Milliyetçi Cephe için "Kerhen destekliyorum" dedi.. Böylece lügâtýmýza bir kelime daha girerken bu sözcüðün "iðrenmek" olduðunu da belledik..
Baba misillemesini "Desise" ile yani "Hile" sözcüðü ile yaptý..
Ecevit boþ durur mu?
O da Türk Dil Kurumu'nun icad ettiði sözcüklerle ayrý bir cephe açtý.. Dilimize soktuðu "olasý.." sözcüðünü, acaba nasýl kullanacaðýz derken milletin koca bir senesi gitti..
Velhasýl, kendimizi ifade etmeyi beceremedik bir türlü..
Temsil, ekonomik sýkýntýlarýmýzý doðru dürüst ifade edeceðimize "Týngýr elek týngýr saç.. Elim hamur karným aç.." tekerlemesine sarýlmalarýmýz hep bu dil yetmediðindendir..
Konuþmayý unutturdular bize..
Ýki lafý yanyana getiremediðimizden hýrslandýk.. O hýrsla elimize tava, tencere alýp balkonlara üþüþtük.. "Ulan bu elimdeki teflondur.. Hani bunun tahta kaþýðý?" demeden dibine vura vura kabý kacaðý telef ettik..
Derdimizi anlatamadýðýmýz gibi teflonlardan da olduk..
Bunlarý niye yazdým.. Bir deprem paniðidir gidiyor ki iþin aslý bürokrasinin dil yetmezliðinde..
Bürokrasinin dili zaten "vatandaþ anlamasýn" mantýðý üzerine kurulmuþ.. Ýþi biraz da gizli tutmaya gayret ettiler mi çarþý böyle karýþýyor.. Erbabýna verin o genelgeyi..
Altýndan "Havalar sýcak, dalgana bak.." mesajý çýkar..