Çok ilginç haberdi... Sabun köpüğü gibi söndü gitti, meçhul bir evin mahzenine kaçırılıp saklanmış, rehine gibi oldu. "Kim soktu yarbayımı THY'ye?" sorusu havada kaldı.
THY'nin kendisi havada...
Soru kaldı havada...
Yarbayım ise dışarda...
Siz bu yarbayımı THY yönetimine hangi özelliklerinden ötürü aldınız, hangi özürlerinden ötürü yönetim kurulu üyeliğinden attınız? Bu THY dediğiniz şirket bir devlet şirketi, dünyanın ortadoğudaki demirkuş kanadı, özelleştirme kararı alınmış. En iyi fiyata özel sektöre satılması için 8 yıl önce özelleştirme programına konulmuş. Devlet şirketini yani 65 milyon kişinin şirketini, deneme tahtası haline getirip, emekli yarbayların yöneticilik kapasitesini ölçmekte kullanma hakkını siz nereden alıyorsunuz? Emekli yarbayları yönetim kuruluna atayıp, sonra "geçimsiz-uyumsuz-belge toplama düşkünü-çok meraklı ve şantajcı çıktı yarbay..." diyerek 6 ay sonra dışarıda bırakarak özelleştirme programına sağladığınız fayda nedir?
Sayın sorumlu Bakanımız!
Siz özelleştirme kapsamına alınmış bütün devlet şirketleri yönetimini böyle emekli partili atama yeri haline mi getiriyorsunuz?
Habere göre, emekli hava yarbay Alaaddin Kuday, MHP'liydi. MHP'li bakanlar, yarbayı THY yönetimine alması için özelleştirmeden ve dolasıyla THY'den sorumlu Bakan Yüksel Yalova'ya öneri getirdiler. Gerekçe olarak da "Yarbayımız kanserdir, 2 aylık ömrü kaldı... Şu fani dünyada hatırı kalmasın, al şunu THY yönetimine..." dediler. ANAP'lı Bakan Yüksel Yalova'da emekli yarbayı THY yönetimine atadı. Ancak emekli yarbay 2 ay geçti, ölmedi. 3 ay geçti, ölmedi. 5 ay geçti, ölmedi. Yarbay Alaaddin Kuday, THY'ye MHP'li kadroların alınması için baskı, şantaj yapmaya başladı. THY yönetiminin "istikrar bozuldu..." şikayeti üzerine de 6 ay sonra yönetimden alındı.
İşte haber buydu...
Çok ilginç haberdi.
Sabun köpüğü gibi söndü.
Haber sabun köpüğü olursa gazetecilik buharlaşır.
Biz de bu mesleğin kalemcisiyiz.
Gazetecilikten ekmek yiyoruz.
Haberin sabunlaşmasına, mesleğin buharlaşmasına gönlümüz razı gelemez. Bu yüzden Özelleştirmeden sorumlu Bakan Yüksel Yalova'ya soruları sordum:
Soru: Sayın Bakanımız ne oldu THY'deki Yarbay'a?
Cevap:Bize Albay demişlerdi.
Soru: Hayır ben araştırdım, Hava Kuvvetleri'nden emekli yarbay...
Cevap: Doğrudur... THY yönetiminden bir üyenin koltuğu boş kaldı. Önerdiler, biz de uygun görüp atamayı yaptık.
Soru: MHP'li bakanlar mı önerdi?
Cevap: Hayır... Hayır... Kesinlikle MHP'li hiç bir bakan Alaaddin Kuday'ı THY yönetimine al diye bir teklif yapmadı.
Soru: Kanserlidir, ölecek demişler doğru mu?
Cevap: Yok efendim, böyle şey olur mu? Doğru değil bunlar. THY özelleştirme kapsamına alınmış bir şirket biz ona gereken özeni en üst düzeyde göstermek zorundayız ve gösteriyoruz.
Soru: Peki ne dediler?
Cevap: Havacı albaydır. F-16 projesini yürüten TAİ Yönetim Kurulu Üyeliği de yapmıştır. İyi insandır, sevecendir. Uyumludur, uyumu bozmaz dediler.
Soru: Emekli yarbayı MHP'li bakanlar önermediyse kim önerdi size?
Cevap: THY Yönetim Kurulu'ndan arkadaşlar önerdi. Yönetim Kurulu Başkanı Cem Kozlu da uygundur diye düşünmüş. Biz de atadık.
Soru: Sonra da uyumsuz dediler.
Cevap: Burada özürü, kabahati, suçu kimsede aramayalım. Emekli Yarbay Alaaddin Kuday, THY'de göreve başlayınca bir takım bilgiler, belgelerden söz ederek THY'de yolsuzluklar olduğunu sağda solda anlatmaya çalışmış. Hatta Meclis'teki THY KİT Alt Komisyonu Üyesi Uşak MHP Milletvekili Armağan Yılmaz da bunu Meclis'te "Elimde dosyalar var... Yolsuzluk var... Hırsızlık var..." diye getirdi.
Soru: Siz ne yaptınız?
Cevap: Arkadaşlar elinizde bilgi, belge, dosya varsa götürün Cumhuriyet Savcısı'na, getirin bana ya da verin Başbakanlık Denetleme Kurulu'na adalet harekete geçsin, varsa bir yolsuzluk ortaya çıkartalım dedik.
Soru: Ne yaptılar?
Cevap: Belge ortaya koyamadılar.