kapat

20.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Limasollu
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
CAN ATAKLI(ataklic@sabah.com.tr )


Deprem cihazı; sonuç bilinmiyor, umut var

Depremi önceden haber verdiği iddia edilen cihazı yapan iki isimden biri olan Lütfü Canyaran cihazın şimdilik depremi önceden tahmin edebileceğini düşündüklerini, ancak bunda bir kesinlik olmadığını söyledi.

Canyaran cihazın ve sistemin İstanbul Teknik Üniversitesi'nde incelendiğini söyleyerek "Depremi önceden tahmin edebilmek için sanıyorum çok uzun bir süre veriler üzerinde çalışmak, ortak noktaları belirlemek gerek" dedi.

Projeden Prof. Dr. Ergül Akçakaya, Prof. Dr. Aykut Barka, Doç. Özcan Kalenderli ve Burak Berk Üstündağ'ın haberli olduğunu söyleyen Canyaran'ın anlattığına göre cihaz yer altındaki statik elektriği kaydediyor.

Cihazı deprem anını saptayan sismograftan ayıran özellik şu; sismograf yeryüzünde hissedilen titreşimleri saptıyor, oysa bu cihaz yeryüzüne ulaşmayan titreşimleri de kaydedebiliyor.

Böylelikle yerin çok altındaki bir bölgede meydana gelen kaymalar anında saptanıyor. Bu titreşimlerin çoğalması ve şiddetinin artması sonucu oluşan güçlü akımlar bir depremin habercisi olarak niteleniyor.

NASIL BAŞLADI?: Lütfü Canyaran bundan 15 yıl önce depremle ilgili çalışmalara başlamış. Bazı insanların, hayvanların hatta bitkilerin bazı özel dalgaları hissettiğini bilen Canyaran depremin bu sayede önceden tahmin edilebileceğini varsayarak çeşitli çalışmalar yapmış.

Ancak asıl çalışma 17 Ağustos depreminden sonra başlamış. "Çevremizde çok sayıda radyo dalgası var ama hissetmiyoruz, ama bir alıcı olursa bütün bunları alabiliyoruz" diyen Canyaran "Bundan hareketle elektrik dalgalarını alabilecek bir cihaz üzerinde çalışmaya başladığını" söylüyor. İTÜ'den Burak Berk Üstündağ ile tanıştıktan sonra çalışmalarını ilerlettiğini anlatan Canyaran yaptıkları cihazla ölçümlere başlamışlar.

İlk ciddi saptama Yunanistan depremi sırasında olmuş. Depremden bir gün önce ölçüm cihazında müthiş farklılıklar olmaya başlayınca iki mucit çok heyecanlanmış. Ardından gelen Yunanistan depremi "cihazın ciddiyeti" ilgi ilgili ipuçlarını vermiş.

ÜNİVERSİTE: Yıllar önce İTÜ'de okuyan Canyaran "Böyle bir çalışma ancak bir üniversite çatısı altında olabilir. Bu nedenle İTÜ'ne gittik. Anlattık, bize imkan verildi" diyor.

İTÜ'de belirli aralıklarla toplantılar yapan mucitler ve bilim adamları cihazın ölçümleri üzerine çalışmalara başlamışlar. Canyaran "Bu bilimsel bir çalışma olduğu için kimseye de haber verilmedi, zaten bu tür çalışmalar öyle ortada yapılmaz, insanı yanlışa götürür" diyor.

2 AYDA BİTTİ: Statik elektrik dalgalarını kaydeden cihaz iki mucit tarafından 2 ayda yapılmış. Ancak Canyakan "10 aydır, çıkan sonuçların ne anlama geldiğini çözmeye çalışıyoruz" diyor.

Şu anda vcarılan nokta şu: Yeraltında meydana gelen hareketlenmenin artması halinde, bir deprem meydana geliyor. Ama bunun her zaman olup olmadığı şimdilik kesin değil. Bilim adamları, çok uzun süre yapılacak ölçümlerin sonuçlarını değerlendirdiklerinde bundan emin olabilecekler.

Ancak Canyaran "Şu ana kadar meydana gelen hareketlenmelerden sonra depremi hep yaşadık" diyor.

NE KADAR ÖNCE?: Burada kritik soru şu: "Hareketlenmeler, ne kadar sonra deprem olacağının habercisi olabiliyor mu?" Bu soruya Canyaran kesin cevap vermiyor ama "Ölçüm sonuçlarını izliyoruz. 5 saat, 16 saat, 24 saat ya da birkaç gün önceden belirlenebileceğini tahmin ediyoruz. Bu tamamen ölçümlerin seyri ile ilgili. Zaten önemli nokta da bu, bilim adamları bunun üzerinde çalışıyor, süre bunun için gerekli" diye ekliyor.

NEREYE KONACAK?: Bir başka önemli soru da şu: "Bu cihazlardan kaç tane ve nereye koymak gerek?" Canyaran cihazın 50 kilometre yarıçapında bir alanda kayıt yapabildiğini söyleyerek "Bu araziye göre 300 kilometreye kadar çıkabiliyor" dedi. Ancak İstanbul gibi risk oranı yüksek olan bir yerde her 50 kilometreye bir cihaz konmasının uygun olacağını da söylüyor.

Şu anda İstanbul'da 6 cihaz ölçüm yapıyormuş. Cihazların konması için özel bir yere ihtiyaç yokmuş. Bina içinde de olabiliyormuş, ama alt katların tercih edilmesi daha iyi olurmuş. Bu 6 cihazdan gelen sonuçlar hergün karşılaştırılıyormuş.

Adalar Depremi'ni bildi mi?
Lütfü Canyaran'a en çok merak edilen soruyu sordum: "Adalar'da meydana gelen 4.2 şiddetindeki depremi gerçekten 27 saat öncesinden tahmin edebildiniz mi?"

Canyaran "Evet" dedi. İstanbul'daki ölçüm cihazlarından üçü bir anormallik olduğunu göstermiş. Canyaran sadece Prof. Dr. Aykut Barka'ya durumu bildirmiş.

"Niçin başka bir yetkiliye bildirmediniz?" diye sordum. Canyakan "Bir kere etkileyici bir deprem olmayacaktı. İkincisi biz bilimsel bir çalışma içindeyiz, şu anda hiçbir şeyden emin değiliz, zaten veriler çoğaldıkça gerçeği bulacağız" dedi. Peki o gece Lütfü Canyaran ne yapmıştı?

"Hiç" dedi Canyaran ve ekledi; "Küçük bir deprem olacağını bildiğimden yatıp uyudum. Eşim hissedip uyanmış, beni de uyandırdı, ama ertesi sabah yola çıkacağım için tekrar yatıp uyudum." Canyaran "Depremin asıl şiddeti 4.2 değil, 4.9'du. Ayrıca merkezi Adalar değil Tuzla Pendik arasında denizin ortasıydı" dedi.

Önemli haber:
Yakın zamanda deprem yok

Son bir haftada yapılan ölçümlerde hiç bir hareket saptanmadı. Yerin altı şu anda çok sakin. "Temmuz'da deprem olacak" diye korkanlar rahat nefes alsın ve korkmadan evlerine girip mışıl mışıl uyusunlar.

Mütevazi bir yaşam
Lütfü Canyaran 64 yaşında. 50'li yıllarda İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Zayıf Akım bölümünde okumuş. Son sınıfa geldiğinde Philips firmasının açtığı sınavı kazanarak işe başlamış, bu yüzden okulu bitirememiş.

Ancak hem işi hem de özel merakı nedeniyle elektrik konusundan hiç kopmamış. Sürekli problemler çözmüş, projeler geliştirmiş. Evli ve iki çocuk babası bir de torun sahibi olan Lütfü Canyaran şimdi emekli. İngilizce ve Almanca'yı çok iyi bilen Canyaran'ın emekli maaşı ve parçabaşı yaptığı ticaretten başka geliri yok. Son derece mütevazi bir hayat yaşayan Canyaran "Ençok bu işten para kazanmak için ortaya çıktıkları yolundaki haberlere üzüldüğünü" belirtiyor ve "Ne yazık ki ülkemiz insanının da bilimsel buluşlar yapabileceğine yönelik inanç yok, bu yüzden herkes burun kıvırıyor, oysa çok ciddi bir gelişme yakaladık, bundan sonrasi bilim adamlarının işi, inceleyip izlediklerinde çok daha önemli buluşlara ulaşabileceğimize inanıyorum" diyor.

Sadece Demirel ve Genelkurmay ciddibiçimde ilgilenmiş Lütfü Canyaran'ın birlikte çalıştığı İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr Erol Kulaksızoğlu, deprem tahmini için kullanılan cihazla ilgili hazırladığı teknik bilgileri 45 devlet kuruluşuna göndermiş. Bu 45 devlet kuruluşu içinde, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Genelkurmay Başkanlığı gibi en üst kurumlar da varmış. Bu 45 kuruluştan sadece o sırada Cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel'den ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan cevap gelmiş. Genelkurmay sadece cevap vermekle kalmamış cihazı ve projeyi de incelemeye almış. Daha sonra da cihazın kullanımı için Hava Harp Okulu ile Heybeliada Deniz Lisesi'ni hizmete sunmuş. Şu anda İstanbul'un 6 noktasında ölçüm yapan cihazlardan biri Hava Harp Okulu'nda diğeri de Heybeliada Deniz Lisesi'nde. Cihaz'ın ölçümleri dakika dakika izleniyor ve İTÜ'deki uzmanlara gönderiliyormuş.Benim görüşüm

Lütfü Canyaran'ı uzun uzun dinledim. Canyaran son derece mütevazi, ama kendinden çok emin bir kişilik sergiledi.

Bilimsel olarak cihazı değerlendirmem mümkün değil. Ancak bir umut ışığı olabileceği izlenimi edindim.

Bu cihaz sayesinde olabilecek her deprem önceden saptanabilir mi? Bundan Canyaran da diğer bilim adamları da kesin emin olamıyor elbette. Diyorlar ki "Bu yöntemlerden biri olabilir, zamana ihtiyacımız var." Bana göre, proje üzerinde çalışanlar rahat bırakılmalı. Alaycı sözlerle incitilmemeli. Deprem bugünden yarına bir olay değil. Daha çok uzun yıllar depremle birlikte yaşayacağız.

Bu bir umut. Veriler değerlendirilir, incelenir, sonuçlar alınır. Asıl tartışma ondan sonra yapılır.

Bekleyip göreceğiz.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır