


Nazım'ın dizelerine giren Şile'nin bezi..
Dolmabahçe Sarayı'nın dünyada benzersiz bahçesinde, Cemil İpekçi'nin bir defilesi vardı.. Levni'nin minyatürlerinden ilham almış desenlerle Vakko dokumuş Şile bezi kumaşları.. Buraya bir mim koyun da devam edelim..
Nefis kreasyonlardı Cemil'in Levni 2001 çizgileri.. Asil ve dişi çizgiler.. Bu ikisini bir araya getirmek marifet ister.. Yeşim Palandüz de uzun aradan sonra podyumdaydı yeniden.. Ve de harikaydı..
Defile sonunda Şile Belediye Başkanı İhsan Çayıroğlu geldi podyuma.. Nazım'dan dizeler okuyunca anladık ki, Şile'nin bezi, üstadın şiirlerine de girmiş, hem de birkaç defa..
Geceden keyifle ayrılacaktık, eğer Cemil son konuşmayı yapmasa..
"Şile bezlerini artık Şile kadınları dokumuyor" dedi Cemil.. "Şile'de ev tezgahları yok artık.. Kaymakam Bey, Başkan Bey.. Ne olur bu işe el koyun da, bu tezgahlar yeniden kurulsun!.."
O an içimi hüzün bastı işte.. Dünyaca ünlü Şile bezi artık dokunmuyor.. Mim koyduğumuz noktaya geldik.. Onun için Vakko dokuyor zaten..
Ne olmuş Şile'deki dokuma tezgahlarına.. Ne olmuş, bu ülkeye gelen her turistin ille de bir elbise, bir gömlek diye ille de aradığı Şile bezine..
Holly Şile bezinden başka şey giymezdi.. Abiye kıyafetleri bile Şile'ydi..
Şile'de bez tezgahları yokolmuş..
Başka tezgahlar kuruluyor şimdi.. Gazetelerde okuyoruz. Mafya babaları orman keserek siteler yapıp, Şile'nin rantını yemeye başlamışlar.. Hem de, kaçak değil, izin alarak..
Trilyonluk rantlar dururken, bezin lafı mı olur?..
Şile'ye en son 80'li yıllarda Erkekçe dergisini çıkarırken gitmiştik. Merve'yi kapak yapacaktık.. Benim sevgili Merve'mi.. İldeniz.. Rahmetli Nermi çekecekti fotoğraflarını.. Virajlar, virajlar içinde bitmez tükenmez bir daracık yolu vardı insanı bezdiren.. Bir daha gitmedim..
Sonra duydum ki otoban gibi yol yapılmış.. Sevinmem mi, üzülmem mi gerekir bilemedim.. Gizli saklıysa doğa cenneti, cennet olarak kalır çünkü.. Rahat yol yapıp yolu kolayladınız mı, ipini koparan gelir, ortaya çıkan müthiş rantı paylaşmaya.. Bana bu dersi "Yahu burası dünyanın en ünlü tatil yerlerinden biri, niye adam gibi bir yolunuz yok" diye sorduğum St. Tropezliler vermişti..
"O zaman herkes gelir.. Gelmek zor olursa, ancak, buranın tadını bilen, erbabı gelir" diyerek..
Başkan Çayıroğlu, Cemil'in bu insanın içini fena halde buran konuşmasına "Söz, bez rezgahlarını yeniden kurduracağım" demedi bir türlü..
Gerçek Şile bezi tarih yani.. Sandığınızda bir iki parça varsa saklayın, antika olur..
Şile'nin kendisi de yakında tarih olur, zaten..
***
Defile öncesi Şile Belediye Konservatuarı'nın minik öğrencilerinden kurulu bir armoni orkestrası çok şirin bir konser verdi. Nasıl tatlı çocuklar.. Nasıl içten, keyifli çalıyorlar.. Şefleri İsmet Demiral "Bunlar beşinci kuşak" dedi.. Şile'de bir konservatuar.. Ne güzel!..
PAZAR NEŞESİ
Bu hafta neşemiz Barış Çelikdağ'dan.. Bir mahkeme salonu... Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yaşlı bir teyzeyi çağırırlar.. Kadın yerine oturur doğruyu, sadece doğruyu söyleyeceğine, doğrudan başka şey söylemeyeceğine yemin eder.
Davalının avukatı kadına yaklaşır...
"Bayan Jones.. Beni tanıyor musunuz?"
Yaşlı teyze cevap verir:
"Ah evet Bay Williams sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum.. Siz taaa o zamanlar bile aileniz için tam bir başbelaysıydınız.. Sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediğiniz insanların arkasından konuşuyorsunuz, 2 dolar fazla kazanmak için herkesi satarsınız..."
Davalının avukatı başta olmak üzere salon şoke olur.. Adam şaşkın, kadına tekrar sorar:
"Peki Bayan Jones, ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?"
"Elbette tanıyorum.. Çocukluğunda ona dadılık yapmıştım.. Tembel ve alkolik adamın tekidir.. Etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdığını söylüyor.."
Yine herkes şokta.. Bütün salonu bir uğultu kaplar.. Yargıç kursüye tak tak vurup herkesi susturur ve her iki tarafın avukatını da kürsüye çağırır.. "İyice yaklaşın" der kulaklarına fısıldar:
"Eğer dava süresince bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikiniz de yandınız."
Sıcak Gündem Notları
Daima yanınızda olan yazarlarınız Hakan ve Utku kutuplardan bildiriyor.
Aşırı sıcaklar yüzünden devlet daireleri 2 gün süreyle tatil edildi. Kar tatilinden sonra yepyeni bir tatil türü daha resmiyet kazanmış oldu. KOR tatili.
Siyasilerin derin devletten sonra "Serin Devlet" kavramını hayata geçirmeye hazırladığı öğrenilirken "Gölge Kabine" hazırlıklarına hız verildi. Mesut Yılmaz'ın kabineye girmek için gölge kabineyi şart koştuğu öğrenildi. Bülent Ecevit bir basın toplantısı düzenleyerek, koalisyon hükümetinin sıcaklıkla mücadele kararlı olduğunu, hararetin mevsim normallerine çekilmesi için ellerinden geleni yaptıklarını ve derecenin en kısa zamanda tek haneli rakamalara indirileceğini söyledi.
Sıcaktan bunalan Tansu Çiller dama çıkıp ANAP'a "Çatıda Anayol" formülü sundu. Teklif ANAP'ta "Bu kadın bizi öldürmek istiyor. Sıcaklar yetmezmiş gibi bir de ilişkileri ısıtıyor. Yemezler" diye yorumlanırken DYP de genel başkanlarının başına güneş geçmiş olmasından endişe ettiklerini bildirdiler. Tansu Hanım ise "Başımıza Güneş Taner geçmedi. Kim çıkarıyor bu dedikoduları" dedi. Sıcaktan etkilenen diğer siyasi ise Kamer Genç oldu. Öğle saatinde Meclis bahçesine çıkarak Han Duvarları şiirini 3 ayrı dilde hatasız okuyan Genç acile kaldırıldı. Yapılan müdahalelerden sonra kendine gelen Kamer Genç'in "Anlayana sivri inek gaz, anlamayana davul zurna laz" demesi üzerine herkes derin soluk aldı.
Bülent Ersoy'un sıcaklardan bunalarak çırılçıplak denize girmesi Yunanistan'la aramızda yeni krize yol açtı. Ersoy'u karasularına giren tanker zanneden Yunanistan ateş açtı. Apar topar denizden çıkan Ersoy "Az daha Dünyaaa savaşı çıkarıyordum mazallah" dedi. Sıcağın yoğunluğunu ispat için asfaltta yumurta pişirmeye çalışan 3 muhabir cinnet getiren bir şöförün kullandığı tırın altında kaldı. Sıcaktan kafayı yiyen seyyar satıcı ise öğle saatlerinde Taksim'e çıkarak sıcak sahlep satmaya kalktı. Tüm sahlepi kendisi içerek intihar eden satıcı kurtarılamadı.
Hükümet cinnet getirme olaylarının önüne geçmek için bazı bürokratik önlemler aldı. Buna göre cinnet getirecekler yanlarında 6 vesikalık resim, nüfus sureti, ikametgah senedi ve kötü hal raporu da getirip valiliğe bir dilekçe verecek. Başvurular incelendikten sonra cinnet getirmeye hak kazananların isimleri Resmi Gazete'de yayınlanacak.
Sürekli esprili erkeklerle birlikte olan Demet Şener acil durum kararı alarak sıcaklar mevsim normallerine inene kadar soğuk ve sulu espri yapan erkeklerden hoşlanacağı açıkladı. (Hıncal'ın notu: Böylece Cenk Koray'a gün doğdu.)
Türk Telekom "Serinleme Servisi" isimli yeni bir servisi hizmete soktu. Telefon sapıklarından yararlanılarak hizmete giren servis "Uyandırma Servisi" gibi çalışıyor. Sistemin işleyişi çok basit. Arıyorsunuz görevli sapık üflüyor, siz de serinliyorsunuz.
İyi günler Türkiye her nerede kavruluyor ve haşlanıyorsan..
hakanutku@hotmail.com.
EĞER..
..Türkiye'nin 10 cumhurbaşkanından biri olabilseydiniz, hangisini tercih ederdiniz?.
..bugünkü vücudunuzu muhafaza ederek, istediğiniz birinin beynine sahip olmanız mümkün olsaydı, kimin beynini seçerdiniz?.
..mevcut futbol takımlarından birine teknik direktör olmanız mümkün olsa, hangisini seçerdiniz?..