|
|
Ama eğer!..
Yıllardır milleti uyuttunuz. Bazılarını korkuttunuz. Kaleminizi kalaşnikof gibi kullandığınız oldu, bazen de Kırıkkale gibi tek tek attınız. Sonra da aslanlar gibi gezdiniz. Hoş, sen aslanlığı kabul etmiyorsun. Sıkışınca mülayim bir kedi olup, G.Saray'la Leeds'e bile gelemiyorsun.
"Herşeyi yazarım" diyorsun. Yazıyorsun da, doğru yazmıyorsun. Onun için de Trabzon'da statta maç seyredemezsin, F.Bahçe Stadı'na gidemezsin, ya da başka statlara...
Aslında eski bir Fenerli'sin. Sonra döndün! G.Saraylı oldun. Hoş o da tartışılır ya... Ben hiçbirini tutmuyorum Hıncal. Hangisi iyi oynarsa onu beğeniyorum. Işık görürsem, Türk futbolu adına destek veriyorum. Terim ve G.Saray'a verdiğim gibi. Hani senin önce "Şehir krosu", sonra dönüp "Kırsal delikanlı" dediğin Fatih'e. Ama ben hiç dönmedim. Bugün söylediğimi iki sene sonra da söylüyorum. Hatam varsa kabul ediyorum.
Faruk Süren'le G.Saray Başkanı olarak iki defa konuştum. Belki yarın yine konuşurum. Çünkü biz futbol adamıyız. O yıllarca yöneticilik yapmış, ben futbolculuk, hakemlik yapmışım. Bu işin eyleminde bulunmuşuz. Hiçbir eylem yapmadan yalnızca gazeteden sallamıyoruz. Süren, ne konuştuğunu biliyor. Müthiş zeki. Ağzından her çıkanı tartıyor. Benim, Faruk Süren'in söylediklerini değiştirme hakkım yok. O bir röportajdır. Beni eleştirse de yazarım. Yazmazsam hata yaparım.
Süren'in her sözü kasette
"Faruk Süren yakın arkadaşlarına dert yanmaya başlamış bile" diye başlayan iddia nereden geliyor, belirsiz. Akıllısın ya; kamuoyunu yanlış yönlendireceksin. Yaptığım röportajlarda hiçbir zaman kaset kullanmayı istemiyorum. Bu hem karşıdakini rahatsız ediyor, hem de sanki ona güvenmiyormuş hissi verdiğim için beni... Sırf söylenenler unutulmasın diye onu çalıştırıyorum. Sayın başkanla yaptığım söyleşide olduğu gibi.
Yalnız bir cümle var, "Akmerkez tayfası" diye. Yazıyı dikkatle okursan böyle bir cümleyi başkanın söylemediğini, benim de yazmadığımı anlarsın. Yazının içinde böyle bir ibare yok. Bu, spor servisinin attığı bir arabaşlık. Ama "Dolmuşa gelen Fatih Terim" ifadesi aynen söylendi. İnsanlar özel hayatlarında daha rahat hareket edebilirler. Ama bunu ne gazeteye, ne TV'ye yansıtamazlar. Argo sözcükleri zaman zaman ben de kullanırım. Zaman zaman sen de...
Akıllısın ya, bütün bunları yazdıktan sonra en son paragrafa geliyorsun. Rahatsızsın, yazdıklarına sen de inanmıyorsun. "Ama eğer söylemişse" diye başlayan bir paragraf. "Ama eğer söylemişse ayıp etmiş" diyorsun. Ayıp eden Faruk Süren değil, sensin Hıncal.
Yalnız arada iki paragraf var ki yanyana gelmiş. Bu, benim sana cevap vermemi aşıyor. "Hakemlik yaparken yönettiği maçlarda G.Saray'ı satmak için elinden geleni yapmıştır" cümlesi. Bunun cevabını yüklü bir tazminatla kamuoyuna açıklayacaksın. Mecbursun da. Hem hakem camiası, hem benim, hem senin açından çok önemli bu Hıncal.
Gözlerinden öperim.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|