Borsa haftalardır, hatta aylardır bir büyük halka arza hazırlandı. 1.8 milyar doları bulan bu halka arz için satışlar Mayıs'tan başladı, Haziran ayında da sürdü. Halka arzın bitmesiyle birlikte satışların da duracağı tahminleri yapıldı. Öyle ya Turkcell hissesi almak için diğer senetleri satanlardan, halka arzın tamamlanmasıyla boşta kalacak paranın yeniden borsaya dönmesi beklenirdi, ancak dönmedi.
Turkcell arzının ardından iki gün geçti. İMKB iki gün içinde yüzde 6.7 düştü. Endeks dün seans içinde 13.560'a kadar geriledi. Bu dip seviyeye göre iki günlük düşüş yüzde 8.79'u işaret ediyor.
Dolayısıyla arz öncesi piyasaya hakim olan "Turkcell arzı sonrası borsa düzelir." beklentisi gerçekleşmedi. Hatta tersine bile döndü. Turkcell'in arzı sonrası boşta kalacağı düşünülen para henüz borsaya gelmedi.
* Arzlar parayı çekti - Paranın borsaya gelmemesinin politik, ekonomik hiç bir nedeni yok.
Açıkçası para borsaya gelmesine geldi. Hatta borsa azami değerini çok önceden buldu. Ancak bu para halka arzlarla çekildiği için, fiyatlar geriliyor. 2000 yılında halka arzlar ve sermaye artırımı yoluyla çekilen toplam para 5.7 milyar doları buldu. Bu rakam şimdiye kadar sermaye piyasasından şirketlerin hisse senedi ihraç ederek sağladığı toplam kaynağın dörtte birine eşit. Çukurova Elektrik'in 1950'li yılların ortasında halka açık bir şirket olarak kurulduğu dikkate alınırsa 45 yıllık bir geçmişi olan piyasada sadece altı ayda sağlanan bu gelişmenin büyüklüğü ve piyasaya yaptığı baskı ortaya çıkar.
Borsadaki bu gerilemenin likidite ile ilgisi dikkate alınınca canlanmanın hemen olmayacağı sonucuna varılabilir.
* Dövizden çözülme - Çünkü İMKB'deki fiyatlar yabancılar için hala pahalı sayılabilir. Zaten veriler de yabancıların net satıcı olduklarını ortaya koyuyor.
Yerlilerden borsaya gelecekler de geldi. Endeksin yüksek düzeylerinden hisse senedi aldılar. Şimdi zarardalar. Endeksin yükselişinde satıp kurtulmayı deneyebilirler. Dolayısıyla gelecek olan alım dalgasının kuvvetli olması ve böyle bir satışı göğüsleyebilmesi gerekir ki, çıkış uzun soluklu olabilsin.
Dövizden başlayacak bir çözülme ise zaman alabilir ve böyle kuvvetli bir akım başlatmaya yetmeyebilir.
* Fiyat ucuzluğu - Kalıcı bir canlılık için geriye bir tek faktör kalıyor: Hisse senedi fiyatlarının yeterince ucuzlaması. Fiyatları ucuzlatacak iki etken var. Biri şirketlerin karlarını yükseltmesi ki, kar artışı var, ancak etkisini zaman içinde gösterebilir.
Hisse senedi fiyatlarının yeterince ucuzlamasının bir başka ve doğrudan yolu borsadaki fiyat düşüşleri. Dün itibariyle dolar bazlı endeks 2.22'ye indi. 17 Ocak'taki rekor düzeyi ise 3.79. Yaklaşık altı ayda yüzde 41.4'lük hatırı sayılır bir düşüş meydana gelmiş. Geçmişteki hareketlere bakınca sanki yeterli olmayabilir gibi geliyor bize.
Borsada düzelme için zamana ve aracıların daha çok çabasına ihtiyaç var.
Sonuç - "Hayat boşluk tanımaz"