kapat

13.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
iku
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ASAF SAVAŞ AKAT(aakat@sabah.com.tr )


Gündemdeki konular

Haftanın flaş olayı Turkcell'in halka açılması oldu. Şirket bir ilki gerçekleştirip, İstanbul ve New York borsalarına aynı günde girdi. Dünkü başyazısında Güngör Mengi olayı çok iyi özetlemişti.

Türkiye'nin dışa açılması ilginç bir şekilde gelişti. 1980'den sonra ihracat artmaya başladı. Ardından ithalat yasakları kaldırıldı. 1990'da sermaye hareketleri serbest bırakıldı ve TL'ye konvertibilite getirildi. 1996'da AB ile Gümrük Birliği anlaşması devreye girdi.

Buna karşılık Türkiye'ye gelen yabancı sermaye yatırımları bir türlü yükselmedi. Hatta, son bir yılda Türk firmalarının yurtdışındaki yatırımları içeri giren sermayenin üstüne çıktı.

Yani dış ticaret ve para-kredi hareketleri açısından ekonomi dünya ile bütünleşti. Fakat doğrudan yatırımlar açısından bir türlü bunu sağlayamadı. Yüksek enflasyonun ve siyasi istikrarsızlığın olumsuz etkisi ile küreselleşmeden yararlanamadı.

Turkcell'in dünyanın en büyük borsasında bu şekilde yer almasını o bakıma önemsiyorum. Türkiye ekonomisinin uluslararası iş çevrelerine tanıtılmasına büyük katkı yapacaktır.

Bütçe
Yılın ilk yarısı için bütçe sayıları yayınlandı. Genelde bütçe hedeflerinin tutturulduğu görülüyor. Kısaca gözden geçirmek istiyorum. TL ile karşılaştırmalar pek anlamlı olmadığı için dolar üstünden yapacağım.

Geçen yılın ilk yarısında devlet 20.2 milyar dolar vergi toplamışken, bu yıl yüzde 15.2 artışla 23.4 milyar dolar toplamış. Vatandaş 3.2 milyar dolar daha fazla vergi ödemiş. Bunu zaten birinci elden biliyoruz.

Gelelim harcamalara. Faiz dışı harcamalardan başlıyoruz. 1999'un ilk yarısında 19.1 milyar dolar faiz dışı harcama yapılmış. Bu yıl devlet gerçekten kemerleri sıkmış. 1.3 milyar dolar daha az harcamış. Yüzde 6.8 azalma anlamına geliyor.

İkisini toplayalım. 3.2 milyar dolar vergi artışından, 1.3 milyar dolar harcama tasarrufundan, toplam 4.5 milyar dolar ediyor. Bu sayı faiz öncesi bütçe dengesindeki düzelmeye eşit. Geçen yıl faiz öncesi fazla 1.2 milyar dolar iken, bu yıl 5.6 milyar dolara yükselmiş.

Buna karşılık, faiz ödemeleri 14.6 milyar dolardan 20.4 milyar dolara çıkmış. Artış 5.8 milyar dolar yada yüzde 40 olmuş. Faizlerdeki artış faiz öncesi fazladakinden daha büyük olduğu için, bütçe açığı da aradaki fark kadar, yani 1.3 milyar dolar büyümüş.

Böyle giderse uzun süredir ilk defa bütün bütçe hedeflerinin tutturulduğu bir yıl yaşayacağız.

Otomobil ithalatı
Otomobilde tam bir patlama var. Üretim, iç satışlar, ithalat, ihracat hepsi artıyor. Birbiri ardından rekorlar kırılıyor. İthal otomobil sayısının yeri üretimi geçmesi kamuoyunun çok ilgisini çekti.

Ocak-Haziran döneminde 206 bin otomobil satılmış. Bunların 100 bini yerli üretim. 106 bini ise ithal araç. İlk defa, ithal arabaların satışı yerli üretimin üstüne çıkıyor.

Otomobil üretimi ise geçen yıl 97 bin adet iken bu yıl 142 bine yükselmiş. Bunun anlamı ne? Türkiye yılın ilk yarısında 42 bin adet otomobil ihraç etmiş. Geçen yıl bu sayı 31 bin adet. Demek ki net ithalat ilk bakışta göründüğü kadar yüksek değil. 106 binden 42 bini çıkartınca net ithal oto sayısını 64 bin olarak buluyoruz. Olaya bu açıdan yaklaşmanın daha sağlıklı olduğunu düşünüyorum. Hedef, Türkiye'nin otomobilde net ihracatçı olmasıdır. İthalatın düşürülmesi değil.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır