Sıcaklar geçici. İbişlik kalıcı ve bulaşıcı.. Dokuz Eylül Üniversitesi, çağdaş bir kurum olarak 18 yıl önce kuruldu, büyüdü, gelişti... Şimdi bu üniversite ibişleşiyor mu? Üniversiteler ibişleşiyorsa gelecek yanıyor, üniversitelere ayrılan paralar boş yere savruluyor demektir.
Gözümüz gibi bakacağımız...
Kötülüklerden... Yobazlıklardan...
Ağalıklardan... Kamplaşmalardan...
Diktacılıktan, terörden...
Antidemokratik eğilimlerden...
Temizlenmesi gereken kurumlar.
9 Eylül Üniversitesi'nin bugün 338 profesörü, 177 doçenti, 305 yardımcı doçenti, 298 öğretim görevlisi, 174 okutmanı, 866 araştırma görevlisi, 124 uzmanı ve 2640 idari personeli ile 10 fakülte, 9 yüksekokul, 1 konservatuvar, 10 enstitü, 11 araştırma merkezinde, 29 bin 300 öğrenci okutuyor.
29 bin 300 üniversiteli...
Bilgi işlemeyi öğreniyorlar.
Şimdi bu 29 bin öğrenci yaşanan son ibişliği nasıl açıklayacak? Hangi bilgileri alıp, nasıl işleyecekler?
Bütün üniversitelerin rektörleri önce o üniversitenin öğretim üyelerince özgürce seçiliyor. En çok oyu alan 3 aday, YÖK'e bildiriliyor. YÖK'de bunlardan birini Cumhurbaşkanı'na rektör olması için öneriyor. Cumhurbaşkanı da seçiyor.
Dokuz Eylül'de böyle olmadı.
Seçme hakkı olan 1006 öğretim üyesi Prof. Emin Alıcı'ya 449 oy, Prof Fethi İdiman'a 389 oy, Prof. Faik Sarıoğlu'na 142 oy, Prof. Orhan Gökçe'ye 1 oy, Prof. Güzin Gökmen'e 1 oy ve Prof. Orhan Uslu'ya da 1 oy verdiler.
Sonuçlar YÖK'e gitti.
YÖK, 449 oy alan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Emin Alıcı'nın ve 389 oy alan rektör Fethi İdiman'ın ismini çizdi. 149 oy alan Prof Faik Saroğlu'nu birinci sıraya ve 1'er oy alan diğer profesörleri de ikinci ve üçüncü sıraya yerleştirerek Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e onaylaması için gönderdi.
Bu nasıl bir seçim, bu nasıl üniversite demokrasisi, bu nasıl bilgi işleme metodu diye şaşırıp kalacaklar.
YÖK bunu niçin yaptı...
Üniversitede ders veren 1006 öğretim görevlisinin yüzde 84'ünün oyunu almış bu profesörler rektör seçilemeyecek sakıncalar taşıyorsa bunlar bugüne kadar bu üniversitede niçin görev yaptılar?
YÖK niçin çizdi?
Bu öğrenciler okullarını nasıl sevecekler?
Üniversitelerine nasıl güvenecekler?
YÖK başkanı konuşmuyor. Sadece bu iki profesörle beni TV ekranında tartışmaya çıkarın halk bunların yüzünü görsün, bizim neden isimlerinin üzerini çizdiğimizi anlar diye meydan okuyor.
En yüksek oyu alan bu iki profesör kimdir? Ne yaptılar? YÖK Başkanı'nın ağzındaki bakla nedir? Bilmek bizim hakkımız. Çünkü 9 Eylül Üniversitesi'nin 55 trilyon lira bütçesi var ve halkın vergilerinden toplanan paralar. Ayrıca 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi nedense SSK'lı, Bağ-Kur'lu, Yeşil Kartlı hastalara bakmıyor. Ege Üniversitesi bakıyor, bunlar bakmıyor ve parası olanlara tıp hizmeti sunarak yılda döner sermayeden 300 milyar lira topluyorlar.
Kim bu iki profesör?
338 oy alan Prof. Fethi İdiman, beyin fizyolojisti, 4 yıl önce rektör seçildi. Ve 449 oy alan Prof. Emin Alıcı'yı (Ortopedist) dekanlığa atadı. İkisi iyi arkadaştı. Bir takım gibi çalışıyorlardı. Üniversitede herkesin söz hakkı olacak, ana bilim dalları kurulları da seçimle oluşacak diye söz veriyorlardı. Fakat ilerleyen zaman içinde verdikleri sözleri unuttular. Birbirleriyle de mahkemelik oldular. Rektör Fethi İdiman, seçimlerde en çok oyu almasına rağmen Emin Alıcı'yı dekan olarak atamadı. Emin Alıcı da onu mahkemeye verdi. Rektör İdiman, Hukuk Fakültesi dekan seçimlerinde en çok oyu almasına rağmen Prof. Zevkililer'i de atamadı, onun yerine seçimlere hiç girmemiş bir profesörü atamaya kalktı. Üniversitede büyük huzursuzluk başladı. Profesörler koridorlarda birbirleriyle konuşmaz oldular. Kamplaşma uç verdi. Rektör ve Tıp Fakültesi Dekanı 4 yıl içinde öğretim üyesi kadrosunu şişirdiler. 20 yıl içinde alınması gereken kadroları 4 yıl içinde doldurdular. Çünkü aldıkları yeni kadroların seçimlerde kendilerine oy vereceğini hesaplıyorlardı.
İşte bilgiler bunlar...
9 Eylül'ün...
29 bin öğrencisi...
Şimdi bu bilgiyi...
Nasıl işleyecekler?
Sıcaklar geçici...
İbişlik, bulaşıcı...