kapat

12.07.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
iku
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Hayırlı transfer

Hakan Şükür, G.Saray ve Milli Takım'ın başarılarında katkısı en fazla olan oyuncu. Böyle olmasına rağmen, son günlerde en çok eleştirilen isim de o. Bu kadar başarılı bir futbolcu, niye bu kadar çok eleştirilir? G.Saraylı yöneticiler akıllarını mı oynattılar? Hakan'ı verip, takıma katkısı belirsiz bir adama 28 milyon doları niye harcarlar?

G.Saray yönetimi birçok konuda eleştirilebilir. Ancak oyuncuları kaybetmemek adına, fedakarlığın üstünde risklerin altına girmeleri, tek eleştirilmeyecek yanlarıdır. G.Saray'ın ve Hakan'ın başarısında, yönetimin birçok yıldızın maliyetine katlanması ve kadronun zenginleştirilmesi önemli etkendir.

Hakan'ın yıllardır izlediğimiz gidiş-geliş hikayelerinin altında idareci hatası yok. Ama Hakan hep böyle hissettirmeye çalışıyor. Toplum, Hakan'ı TV'den tanır. Konuştuğunda etkilenir. Ancak bir de idarecilerine, hocalarına, arkadaşlarına sorun. Onların gözünde Hakan çok farklı biridir.

Yıldızlarla hep çekişti
Hakan'ın yaşadıkları, genç bir oyuncunun kolay kaldırabileceği şeyler değildir. Ruhsal bazı olumsuzluklar doğal karşılanabilir. Hatta uzmanlardan destek alması faydalı olacaktır. Ama şunu unutmayalım; Hakan bugün böyle olmadı. Geldiği günlerde de benzer davranışlar sergiliyordu.

Kubilay, G.Saray'a geldiğinde, Hakan'ın bu oyuncuyu kastederek "Parayı alan oynasın" dediği bana anlatıldığında şok olmuştum. Kubilay ile başlayıp Hagi'ye kadar uzanan kıskançlıklar hiç bitmedi. Erman Toroğlu'nun yaptığı röportajda Hakan'ın "Hagi'ye veriyorsunuz, Hakan'dan niye esirgiyorsunuz?" sözü aslında röportajın bilinçli olarak yazdırılmasının istendiği kısım ve bu tür çekişmelerin kanıtıydı.

Hakan, hep ilk ve farklı olmak istedi. Hakkını yedirmemek için hep bir şeyler yapmak zorunda hissetti kendini. Milli Takım'daki prim olayında, cip krizinde, transferinde hep bu psikolojinin etkisindeydi. Olayları başlattığı halde, kendisine komplo kurulduğunu savundu.

Hıncal Uluç'un dediği gibi; Hakan'ın gidişi hem kendisi, hem de kulüp adına hayırlı olacak. Ancak, akıllanarak dönme ihtimali bana göre çok zayıf. Zaten bunu yaparsa başarılı olur. İtalya'da kalır.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır