kapat

30.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


İzin Yolu Dert Yolu

Mevsim geldi, izinler başladı. Avrupa'daki vatandaşlarımız ülkelerine izin yapmak için sınır kapılarından girerken, çektiklerini bakın nasıl anlatıyorlar.

"Sayın Ahmet Vardar,
Ailece eziyete maruz kaldığımız bir problemimiz var, o da izin yolu... Aslında İtalya üzerinden Türkiye'ye gelene kadar hiçbir problemle karşılaşmıyoruz. Yunanistan'dan bile mükemmel ve rahatça geçiyoruz. Başımıza ne geliyorsa bizim Türk Gümrüğü'nde geliyor. Geçen sene gelişte 16 saat, geri dönerken 24 saat tamamen insanlık dışı bir ortamda, çağ dışı işkenceye maruz kaldık. 4 kilometre kuyruk 24 saatte geçilir mi?... Bilmem hiç İpsala Gümrüğü'ne yolunuz düştü mü?... Akşam saat 17.00'den sonra milyonlarca sivri sinek, çoluğu-çocuğu yemek için can atıyor. En yakın ihtiyaç giderilecek tuvalet yine gümrükte ve gümrüğe ise, bulunduğunuz yere bağlı bilmem kaç kilometre var... Hadi adamlar ve çocuklar ağaç arkası, çalı dibi ihtiyacımızı giderebiliyoruz, ya kadınlar ne yapsın?... Bunun hamilesi var, adetlisi var...

Bunları hak ediyor muyuz?... Yunan tarafında ise, bir kişinin işlemi 15 saniye sürüyor... "Komşu bize kızmayın, sizin taraf kaplumbağa hızıyla çalışıyor" diyorlar. Haksız da değiller yani... Türk Gümrüğü'ne girildiğinde iki asker dikilidir. İşte o an adamın tüyleri diken diken oluyor, boğazımız düğümleniyor. O askerlerin boynuna sarılıp, ağlayası geliyor insanın... Ne de güzel yakışıyorlar dalgalanan bayrağımızın altına... Askerleri görünce, 16 saat unutuluyor ama ne zaman ki Gümrük alanına giriyoruz, her tarafda bir kuyruk...

Yok triptik, yok ayak bastı parası... Yok efem giriş damgası kuyruğu.. Yok efem Gümrüklük eşya kuyruğu... Haa şunu da unutmadan yazayım, bir de çok özel ve enterasan bir kısa kuyruk daha var, o kuyruğun adı da bunca eziyete dayanamayıp, biraz sesini yükselten kişilere özel bir kuyruk; ifade kuyruğu... Bu kuyruğu yöneten bizzat gümrüğün en yetkili amiri.. Yanına da iki polis almış, sesini çıkaranı oraya dikiyor, daha dışardayken azarlıyor. Bir tafra, bir hava, göbeğinden düşen pantolonunu gömleğinin içine sokarak yukarı çekiyor, azar üstüne azar...

100 DM verip, gönlünü alıyoruz. Dışarı çıkınca, herkes verdiği parayı haram ediyor. Bir yol daha bulmuşlar; bilgisayarlar bozuldu, 3 saat, 5 saat işlem yapmıyorlar ama pasaport başı 50 DM koyarsan, bilgisayarın arkasındaki çekmece açılıyor, paralar oraya cukka.. Bu ne cesaret?... Bu ne cüret?... Bu ne eşkiyalık, bu ne başıboşluk?... Bu ekmeğini yediğin mesleğe ve millete ne saygısızlık?... Hiç mi bu ülkede Bakan yok?... Hiç mi bu ülkede belirli zamanlar içerisinde bunları gizlice denetleyen mekanizma yok?...

İmaja bak sen imaja!... Gömleğini göbeğinden düşen pantolonuna sokarak, milleti azarlayan devletin temsilcisi, turistin ilk gördüğü Yerli Malı Türk... Sonra da turist gelmiyor edebiyatı... Adam parasıyla rezil olmaya niye gelsin ki... Keriz mi, enayi mi, bizim gibi kafayı mı sıyırdı... Hangi Alman ya da başka bir Avrupalı 16 ya da 24 saat sivri sineklere yem olmak ister ya da ailesini yem yapar?... Bunu yapsa yapsa memleket sarhoşu, biz zavallı gurbetçiler yaparız. Sonra da turist gelmiyor ha... Siz böyle devam ederseniz, yakında yeni kuşak gurbetçiler de gelmeyecek haberiniz ola..."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır