kapat

26.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Sn. ANS'ye şükran!

Bozuk protokol, hukuk düzeninindeki bozukluğun işareti. Protokol duyarlılığını konuk olarak Çankaya'da kanıtlayan Sayın Sezer, demokrasi ve cumhuriyetin güzel cilvesine bakın ki, şimdi Çankaya'nın evsahibi.

Devletimizin çarpık protokolünü düzeltme sorumluluğu kendisi için bir anlamda kader şimdi.

12 Eylül darbesi TC'nin devlet protokolünü çarpıttı.

Bu çarpıklık demokrasi ve hukuk ayıbı olarak tam 20 yıldır sürüyor.

Çarpıklık en çok da, Anıtkabir'de, Meclis'teki 23 Nisan Ulusal Egemenlik kutlamalarında ve Çankaya'daki törenlerde göze batıyor.

Nasıl batmasın ki?

Meclis'i temsil eden ve Cumhurbaşkanı'na vekalet edebilen, TBMM Başkanvekilleri'nin yerini bir görseniz;

Geçiniz Bakanlar'ı, Yargıtay'ı, Danıştay'ı ve Kuvvet Komutanları'nı, hatta rütbeleri dışında bir unvanı bulunmayan Orgeneral ve Amiralleri, atanmış bir memur olan 657'ye tabi YÖK Başkanı'nın bile çok gerisindeler.

Ya Yüce Meclis'in, Ulusal Egemenliğin temsilcileri?

Onları hiç sormayın;

Milletvekillerimiz devlet protokolünün 20. sırasındalar.

Onlar öyle de, Genel Başkanları daha mı hallice? Genel Başkanlar eğer Meclis dışında kalmışlarsa onlara zaten hiç yaşam hakkı yok.

Ama Meclis'teki liderler (Anamuhalefet'te değillerse) Başbakanlık yapmış bile olsalar onlar da Devlet Protokolü'nde 14. sıradalar. (Başbakan Sayın Ecevit 1997 yılına kadar, Meclis'teki devlet törenlerine YÖK Başkanı'nın da ardında, 16. sırada katılıyordu.)

Bunda milletvekillerinin er kişi sayılmaları gibi bir anlayışın payı olabilir mi? Kim bilir, milletvekilerinin yerli yersiz sürekli "Yüce Meclis" deyip durmaları belki de bundan. Aslına bakarsanız, 12 Eylül'den kalma Devlet Protokolümüz çok tutarlı. Elbette ki kendi kapattığı Meclis'i ve hapse tıktığı parti liderlerini arkalara atacak ve kendi icadı YÖK'ü en ön sıralara çıkaracaktı.

20 yıldan bu yana Meclisler, Hükümetler, siyasi partiler bu protokole göre Anıtkabir'de, devlet törenlerinde milletin ve tarihin huzuruna çıkıyorlar.

Ulusal Egemenlik törenlerinde böyle saf tutuyorlar. Cumhurbaşkanı'nın önünde böyle sıralanıyorlar.

Ama bu son bulmalı.

Böyle bir protokolle değil milletin ve Avrupa'nın önüne çıkmak, insan yüzüne bile artık çıkılmamalı.

Bu protokol, bugünkü komuta kademelerini belki de onların istemedikleri kadar ön plana çıkarmış, ulusal egemenliğin temsilcilerini listenin arkasına itmiştir. Protokol duyarlılığını kanıtlamış bulunan Sayın Cumhurbaşkanımız kuşkusuz bu haki renkli protokole de el atacaktır.

30 GÜN DOLMADAN
Yukarıdaki yazı Sayın ANS'ye arz başlıklığı ile bir süre önce bu köşede çıktı. Ayrıca, şahsen ve sözlü olarak da tarafımızdan kendilerine arz edildi.

***

Devlet Protokolü'ndeki bu çarpıklık 20 yıldan beri, ciddi olarak TBMM'de bir kez olsun ele alınmadı.

Basında ise ne bir özel habere konu edildi, ne de aşırı demokrat bir kalemin ilgisini çekebildi. Sayın A.N.Sezer ise makamda birinci ayını doldurduğu gün, devlet protokolüne olan duyarlılığını Sayın Demirel'e madalya töreninde bir kez daha gösterdi.

TBMM üyelerini, Amiral ve Generalleri ile YÖK Başkanı'nın arkasında oturmaktan kurtardı. Devletin şeması demek olan, protokolün çarpıklığını pratik bir çözümle düzeltti.

Bunu, "Devlet Erkanı"nı arka arkaya değil de, sağdan sola doğru, kurum olarak ayrı ayrı gruplar halinde oturtarak gerçekleştirdi.

Protokol aslında Anayasa'nın mantığını yansıtıyor. Kurumların ve makamların sıralamasını değiştirmek, Anayasa değişikliği ile mümkün.

Bu da TBMM'nin yetkisinde
Milletvekillerimiz 20. sıradan mutluysa, ne milletimizin yapacağı bir iş var, ne de Cumhurbaşkanımızın..

Bu köşenin yazarı, "aşırı duyarlı demokrat meslektaşları" ile, "aşırı duyarsız milletvekili arkadaşları" namına, bulduğu pratik çözümle TBMM üyelerini, Amiral ve Generallerimizle ve YÖK'ün arkasına birerli kol olarak oturmaktan kurtardığı için, Sayın Cumhurbaşkanı'na şükranlarını sunar.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır