kapat

26.06.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Neredeyiz?

Futbolun halka sevdirilmesi görevini dünyada FIFA, ülkelerde de federasyonlar üstlenir. Ama bizde futbolu katletmek için herşey yapılır. Bırakın sevdirmeyi, tekele alınır. Şifreye sokulur. Haber amaçlı görüntüler bile verilmez. Ve buna federasyon çanak tutar.

Bazı şirketler çıkıp kulüp bile satın alıyorlar. Ve bunun ucu Euro-2000'den elenmemize kadar varıyor. Alpay'ın Jetpa'ya konan tedbirden etkilenmemesi mümkün mü? Yıllardır çalışıp didinerek, sakatlanarak kazandıklarını, bir günde kaybetme korkusuyla paniklemiş olabilir. Maç konsantrasyonunu yitirmiş olabilir. O sinirle, o dengesizlikle istemediği o hareketi yapmış olabilir. Bunlar çok doğal. Bütün bu bozukluklara çanak tutan gene Futbol Federasyonu'dur. Genel kurulu yangından mal kaçırır gibi Avrupa Şampiyonası'ndan önce toplayıp, alelacele seçim yapan da bu federasyondur. Hakem tayininde görevliyken "Hakemler F.Bahçe'nin hakkını yemiştir" diyen MHK üyesi Bülent Yavuz'u MHK'nin başına getiren de yine bu federasyondur.

İşte bu federasyondaki insanlar çıkıp, "Ne var yani? Finallerde gol attık, tur geçtik" diyeceklerdir. Elinizi vicdanınıza koyun. Türk Milli Takımı turnuvada hiç keyif vermedi. Avrupalılar, "Bunlar da nereden geldi? Göz zevkimizi bozuyorlar" diyor. Bir tek Belçika maçında mücadele ettik. Eskiden günah keçisi yaptığımız hakemler vardı. Ancak bu Avrupa Şampiyonası'nda böyle şeyler de olmadı.

Primden herkes rahatsız
Kusura bakmasınlar, ama bu futbolcu kardeşlerimiz kadar aldığının karşılığını vermeyen bir grup daha yok bizde... Verdiğinin karşılığını demiyorum. Bir emek sarfediyorlar, çalışıyorlar, iyi şeyler yapmak istiyorlar. Ama ticarette bir olay vardır. Aldığının karşılığını vereceksin. Türkiye'de futbolda çok şey veriliyor, karşılığında az alınıyor. Şu anda televizyonlardan gelen paralar bunları karşılıyor. Ama kaliteyi düşürüyor. Millilerimiz, gruptan çıktıkları için 3 milyon dolar aldılar. İtalyan futbolcular şampiyonluğa 500'er bin dolar alacaklar. Olamazlarsa maç başına çok cüzi miktarlar ellerine geçecek. Yani hedef var.

Bu kadro, Türkiye standartlarında iyi. Ama 4-5 yıl sonra bunu da ararız. Çünkü 3-4 yıldır futbolun geleceği için hiçbir şey yapılmıyor. İlhan Cavcav, Faruk Süren, Aziz Yıldırım milli maç primlerine isyan ediyorlar. "Kimin parasını kime veriyorlar? Bu miktarlar yüzünden kulüplerde rahatsızlık duyuyoruz" diyorlar.

Mustafa Denizli, sihirbaz değil. Onun da hataları yok mu? Var. Ama Denizli, F.Bahçe'ye gitti, yerine birini bulamıyorsunuz. Şu anda Türk futbolunda teknik adam olarak sadece iki isim var: Denizli ve Fatih. Bir üçüncü ismi hemen sayamıyorsunuz.

Denizli, çok sahip çıktığı Tugay ve Sergen tarafından içeriden vuruldu. En sonunda o Sergen tarafından hiç de hak etmediği biçinde eleştirildi.

Futbolumuzun geleceği iyi gözükmüyor. Tur geçmek, futbolun düzeldi demek değildir. İlk turda bizden çok iyi futbol oynayan takımlar geri döndü. Burada bize biraz yukarıdaki (!) yardım etti, biraz da Belçika kalecisi De Wilde. O kadar... Sakın kimse kendine pay çıkarmasın.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır