Hangi erkek Sibel'e katlanır
Hakan Ural, boşandıktan sonra Sibel Can'dan 500 bin Dolar alacaktı. Ancak Sibel Can sadece 100 bin Dolar ödeyince mahkemelik oldular
Ural, "Sibel'den alacağım para benim istikbalim. O bir kaset yapar yine para kazanır. Benim hiç böyle bir şansım yok" diye yakınıyor
Hakan Ural ile Sibel Can boşanalı iki yıl oldu. Boşandıkları günlerde ilginç bir pazarlık yaşandı aralarında. Hakan'ın talepleri vardı, Sibel de 'evet' dedi. Aradan aylar geçti. Taahhüt edilen 500 bin Dolar'ın sadece 100 bin Dolar'ı ödenince Hakan eski eşini mahkemeye verdi.
* Evlilikte maddi anlamda birlik ve beraberlik içinde değilmişsiniz. Evin reisi Sibel miydi?
12 yılık evliliğimizde benim Sibel'den 100 lira menfaatim olmamıştır. Hiçbir zaman eşime, 'Çalışmayıp, evinde oturacaksın' demedim. Sadece 'Kızım ben seni seviyorum, çoluğumuz çocuğumuz var. Bu tempoda çalışman bizi ailece yıpratıyor. İnsanlar farklı yerlere değinmeye başlıyorlar. Yarın, çoluğumuz çocuğumuz büyüdüğünde büyük zararlar görecekler, bunu yapma' dedim. Fakat dışarıda 'Bu ne biçim bir adamdır. Karısını çalıştırıyor. Demek ki bir menfaati var' imajı oluştu.
* Hiç parasını kullanmadın mı?
10 lirasına tenezzül etmem. Evliliğimizin ilk yıllarında benim tuttuğum evde yaşadık. Fakat Sibel büyüdükçe, daha büyük evlerde oturmak istedi, 5 hizmetçi istedi, 2 şoför istedi. Bunu karşılayabilecek Türkiye'de bir erkek var mı? Hangi erkek buna katlanır? Sözümü dinletemedim. Çalışma, 'Otur, kazandıkların yeter' dedim, dinletemedim. Ne yapsaydım? Dövse miydim?
BENİ ÇALIŞTIRMADI
* Senin kazandığın paralar ne oldu?
Dizi çekeceğim zaman bana 'Aman sen çalışma. Senin bir ayda kazanacağın parayı ben bir günde alıyorum. Sen hiç olmazsa çocukların başında ol' derdi.
* Şimdi bu parayı niçin istiyorsun?
32 yaşında bir adamım. İki çocuğum var. Bu çocuklar 16-17 yaşına geldiklerinde, beş parasız, işi gücü olmayan bir adam olursam bu kişiliğimle bunun altından beyin olarak nasıl kalkarım? Ben Sibel'den para almak isteseydim çok daha başka yolları vardı. Ayrılığımız zaman yüzlerce avukat aradı. Edinilen her mal yarı yarıya bölüşülürmüş. 'Davayı kazandığımızda yüzde 10'unu, 15'ini alırız' diyen avukatlar oldu. Ama yapmadım. Allah'a inancım var. Medya sürekli milyon dolarlık kadın diye yazdı. Sibel'den Sarıyer'de bir ev almışım. 500 bin dolar para vermiş. İki yıl içinde de bu paradan 100 bin dolar ödemiş. Daha 400 bin dolar alacağım var. Kimse 'Hakan Ural bir buçuk yıldan beri ne yiyor, ne yapıyor' diye sormadı. Bizim piyasada aldığımız rakamlar belli.
*Hayatını sadece Sibel Can mı garanti edebilir?
Bu para benim istikbalim. Sibel'in öyle Allah vergisi bir yeteneği var ki bir kaset yapar, 2 milyon satar. Yani bu paraları üretebilecek şansı var. Benim var mı hiç şansım?
* Paranın ödenmesi konusunda oyalandığına mı inanıyorsun?
Bana parayı 5 ay sonra vereceğini söyledi. Kabul ettim. 5 ay bittiğinde '2 ay sonra vereceğim' dedi, yine 'tamam' dedim. Ama tarihler sürekli ertelendi. O zaman da avukatım mahkemeye verdi. 8 ay sürdü. 1,5 yıl geçmiş oldu. Sonra 'Bizi bir 6 ay daha idare et. Bu son isteğimiz. Gidelim, ödeyeceğimize dair taahhütte bulunalım' dediler. Ben de 'Artık yeter. Yaşamımı planlamak istiyorum.' dedim. Onlar da bana 'Yüzünüze bakacak halimiz yok. Sizin gibi bir insan olamaz. Herhalde Peygamber soyundansınız' sözleriyle iltifat ediyorlar. 30 Haziran'da dava var. Benimle oynayabilirler ama devletle oynayamazlar.
HER ŞEYİMİ VERDİM
* Bu paradan vazgeçemez misin? Sibel senin çocuklarının annesi. Ve bir erkek olarak ayrıldığın kadından para istemen pek hoş karşılanmıyor...
Benim 200-300 bin dolar param olsaydı, iki yavrumun kefenini sarayım, bundan on lira da almam. Hayatımı ona verdim zaten ben. Neyim var, neyim yok ona verdim. Ama daha fazla bir şey yapamam. Ben Malkoçoğlu muyum?
* 12 yılın birikimi nereye gitti? Sibel'in miyon dolarlar kazandığını söylüyorsun. Şimdi 400 bin doları ödemekte güçlük çekiyor...
Sibel gerçekten çok iyi paralar kazandı. Doğru değerlendirmiş olsaydı hayatının sonuna kadar çalışmadan krallar gibi yaşardı. Hiçbir şeyi doğru değildi. İşini takip etmezdi. Bugün ödediği vergiler ve cezaları sizce normal mi? Kendi hatalarının cezasını çekiyor.
YAZIKTIR, AYIPTIR
*İkinizin kavgası, hesaplaşması hiç de hoş değil. Çocukların bu durumdan etkileneceğini düşünmüyor musunuz?
Yaşı daha küçük olduğu için Melisa her şeyle mutlu olabiliyor fakat Engincan çok içine kapanık bir çocuk. Biraz daha büyüyünce 'Niye bunlar oldu?' diye soracak. Sibel Türkiye'de 1 numara olmuştu. Kazancını hesap edemeyecek durumdaydı. Manevi olarak sonsuz bir tatmin içindeydi. Aslan gibi bir kocası vardı. Onun 10 lirasına tenezzül etmeyen ve eşşek gibi olumsuz günlerinde yanında olup onu korumak adına etrafına vampir gibi saldıran bir adam... Bir insan daha ne ister? Yazıktır, ayıptır. Ben affederim ama bir de Cenab-ı Allah'ın adaleti var. Ben affetmişim ne olur?
Songül BALIKSIRTI
|