  
İstanbul'da güzel
HAZİRAN
Geçen hafta hep huysuzluk ettik. Bu sütunlardaki yazılarda yani... Elbette: İstanbul öylesine büyük bir kent ki, böyle bir sütunda sürekli şikayetlerin, acı gözlemlerin, kent yöneticilerine dönük eleştirilerin yer alması doğal. Ama bu hafta başında gelin huysuzluğu bir yana bırakıp güzel şeylerden söz edelim. Haziran ayında İstanbul öylesine güzel, öylesine görkemli ki... Biz di sizlere açılışlardan, yemeklerden, konserlerden, yani hayatı yaşamaya değer kılan şeylerden söz edelim.
Festival kuşu olmak
Biliyorsunuz, festival sürüyor. Hatta yenileri geliyor. Böylece, AKM'de sayısız filme yaptığı müzikle tanınan besteci-piyanist Philip Glass'ı dinlemek ilginçti. En azından kendi adıma, onu ve yaptığı 'minimalist' denen monoton müziği sonuç olarak sevmediğimi anlamama yardımcı oldu!.. Ama daha önceki günlerin Pasific Northwest balesi, Philarmoni orkestrası, soprano Kiri te Kanawa gibi asıl güzelliklerini unutmadan...
Yaz sinemaları
Otellerin yaz mekanları ve menüleri açılış yaptı. Hem de kimi geceler üç-dört yerin açılışı üstüste gelerek. Gidebildiklerimden, Conrad Otel'in havuz başındaki Kerem Görsev Latino Bar'la birlikte yazlık açıkhava sineması açılışı çok hoştu. Hayır Kerem Görsev burda çalmayacak. Ama programını yapmış: Önce getirdiği -İstanbul Caz Festivali sorumlusu sevgili Görgün'e danışarak getirdiği- harika bir Küba grubu var. Havuzbaşında, yaz boyu değişecek olan gruplardan dinleyeceğimiz Latin ritmiyle yemek yemek de, yaz gecelerinde çok iyi donanımlı bir sinemada kaçırdığınız filmleri izlemek de hoş bir deneyim olabilir.
Dikkat: Barbecue var!
Swiss Otel'in Roof Garden'ına hiç çıkmamıştım. Dolmabahçe Sarayı'nın tepesine oturduğu için bu oteli biraz küçümseriz ya... Ama tepesine çıkınca, inanılmaz bir manzara var. Tam tepede güzel bir Amerikan yemekleri daveti verdiler, geçen hafta... Swissair'in, şimdi tüm dünyada gözde olmaya başlayan Amerikan Sutter Home şaraplarıyla birlikte sponsorluğunu yaptığı gecede, özellikle Ceasar salatası, elma çorbası ve kaçınılmaz 'barbecue' etler vardı. Etler nefisti, ama o gece otele uzaktan bakanlar yangın olduğunu sanmışlardır!.. Duman öylesine tütüyordu. Tıpkı Conrad'ın davetindeki gibi... Bu tür otel partilerinde barbecue kullanmak ne kadar doğru, bilmiyorum... Çok uzun süre kuyrukta bekliyorsunuz ve üstünüz başınız iyice duman kokuyor. Ama Swiss Otel'in Roof restoranını özellikle İstanbul'u değişik bir görünümle göstermek istediğiniz yabancı konuklar için deneyebilirsiniz,
Yazlık Süleyman Nazif
Yeniköy'de iskelenin yanındaki o güzel yer eskiden Sipahi Ocağı imiş... Ben orayı BİLSAK'ın yazlık yeri olduğunda keşfetmiştim. Ne güzel çalışan bir yerdi... Mustafa Kemal Ağaoğlu'nun ruhu şadolsun!..
Şimdi burası beş yıldır Nişantaşı'ndaki Süleyman Nazif'in yazlık yeri olarak hizmet veriyor. Boğaz kıyısında, ama iki yanı çevrili olduğundan 'mahfuz' bir yer: Serin ve rüzgarlı akşamlardan korkmayın... Ortada Bodrum meyhanelerini hatırlatan yuvarlak barda oturmak bir keyif.
Sonra çok hoş bir küçük grupla birlikte bir yemek yedik. Yuvarlak ekmeklerde enginar püresi olan 'antre' yemeğim nefisti. Sonra bir 'verde soslu spagetti' yedim, komşumun New York usulü steak'inden de tattım. Bu güzel yemeklerden sonra asıl sürpriz atlıydı. Vanilyalı dondurma ile birlikte sunulan frambuazlı sıcak 'crumble'. Son aylarda yediğim en güzel tatlıydı bu... Fiyatları da makul olan Süleyman Nazif'i Boğaz'da bir yaz akşamı için deneyebilirisiniz. (Tel: 223 27 21)
Anadolu Sigorta gecesi
Anadolu Sigorta'nın Lütfi Kırdar'da verdiği kutlama gecesi de aslında nefis olabilirdi. Borsa'nın hazırladığı yemekler çok güzeldi doğrusu... Ama inanılmaz bir rüzgar, gecenin canına okudu. Ve davetin bahçede olduğunu bilmeyen incecik giyinmiş hanımlar -bu arada benim eşim- dondu. Bu tür davetlerde, davetin açık havada olup olmadığının belirtilmesinde yarar var sanıyorum.
Ama sonra içerde her şey iyiye döndü. Çok güzel seçilmiş bir müzik programında, hepsi ikişer saz için yazılmış eserleri aralarında Ayla Erduran, Şirin Pancaroğlu, Şefika Kutluer, Cihat Aşkın gibi isimlerin de bulunduğu ünlü virtuozlardan dinledik. Ve üşümemiz sıcaklığa dönüştü...
|