Ancak bütçenin genel dengesine bakıldığında ilk beş ayda yaklaşık 7.6 katrilyonluk bir açık olduğu, faiz dışı dengenin ise 4.1 katrilyon fazla verdiği görülüyor. Aradaki 11.7 katrilyonluk fark ise faiz ödemelerinden kaynaklanmış. Bu rakamlar yıl sonu hedefleri ile karşılaştırıldığında ilk beş ayda yıllık bütçe açığı limitinin yüzde 54'üne, faiz dışı fazlanın yüzde 58'ine, faiz harcamalarının ise yüzde 55'ine ulaşıldığı görülüyor. Ancak, bu sonuçlara bakarak kalan 7 ayda yıllık hedeflerin aşılacağı sonucuna varmak doğru olmaz. Nedenlerini açıklayalım:
İç borç ödemelerinin yılın ilk aylarında yüklü olması nedeniyle faiz harcamaları çok hızlı gitmiş görünüyor ama yılın ikinci yarısında itfaların azalmasına paralel olarak burada yavaşlama olacak. Dolayısıyla, bütçe açığı üzerindeki en önemli baskı unsuru hafifleyecek. Diğer taraftan, maaş artışları ve diğer nedenlerle, faiz dışı harcamaların gelecek aylarda daha hızlı artması kaçınılmaz. Dolayısıyla, vergi gelirlerinde geçmiş aylardaki tempo sürdürülse bile faiz dışı fazlanın aynı hızda devam etmesi çok zor. Bunlara bağlı olarak, gelecek aylarda hem bütçe açığını hem de faiz dışı fazlanın daha yavaş büyümesini bekliyoruz.
Yılın ilk 5 ayında personel harcamaları ödeneğinin yüzde 42'sinin harcanmış olması ve ikinci yarıda maaş artışları olacağı dikkate alındığında, bu alanda bütçe limitinin aşılacağını tahmin etmek zor değil. Aynı şekilde sosyal güvenlik kuruluşlarına yapılan transferlerin de bütçe limitini aşması mümkün. Gelir tarafında ise belirsizlik daha fazla. Vergi sistemindeki değişiklikler ve bir defaya mahsus vergilerin aylar arasında düzensiz dağılımı bu alanda yılsonu tahmini yapmayı güçleştiriyor.